İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 46. BİRLEŞİM · CUMA

İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)

Ağah Kafkas

Çorum Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 46. Birleşim · 1. yasama yılı · 14 Mart 2003 · 949 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ağah Kafkas (AK Parti), 14 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İŞ KANUN TASARISI VE SAĞLIK AİLE ÇALIŞMA VE SOSYAL İŞLER (S,S, 73)); konuşma 949 kelime.

Ağah Kafkas (AK Parti, Çorum). “İş kanun tasarısı ve sağlık aile çalışma ve sosyal işler (s,s, 73)”. TBMM Genel Kurulu, 46. Birleşim tutanağı, 14 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/agah-kafkas-22-2003-03-14-is-kanun-tasarisi-ve-saglik-aile-calisma-ve-sosyal-isler-s-s-73-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA AGAH KAFKAS (Çorum)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; AK Parti Grubu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün, çok önemli bir tasarıyı tartışıyoruz ve bu tasarının geldiği süreçte, bu tasarıya emeği geçenlere, bu tasarıya emeğini tüketenlere ve bu tasarının çağdaş bir tasarı olarak bu hale gelmesine katkı sağlayan herkese şükranlarımı sunuyorum. Özellikle, bu tasarının burada tartışılmasında büyük efor sarf eden değerli milletvekillerimize de ayrıca şükranlarımı sunuyorum.

Tabiî ki, biz, tartışmayı, tartışma kültürünü öğrenmeliyiz, bilmeliyiz ve bunu da en iyi şekilde gerçekleştirmeliyiz. Yüce Meclis, bu ülkeye, her bakımdan örnek olmalıdır; tartışma kültürüne ve demokrasinin yaygınlaşmasına da katkı sağlamalıdır. Bu ülkede, demokrasi, bir yaşam biçimi haline geldiği gün, katılımı ve ortak aklı kullanmayı müesseseleştirdiğimiz gün, ben eminim ki, yarınlarımız daha aydınlık olacak.

Bu yasaya 9 bilim adamı... Ki, bu 9 bilim adamının kompozisyonu, seçimi, gelişigüzel çağrılmış 9 bilim adamından oluşmuyor. Her işçi konfederasyonu 1 kişi görevlendirdi, 3 kişi işveren konfederasyonu görevlendirdi, 3 kişi de Çalışma Bakanlığı tarafından görevlendirilen bu işin duayeni 9 bilim adamı, dünyadaki gelişmeleri, ILO standartlarını, çok istediğimiz Avrupa Birliğinde yerini almaya çalıştığımız Avrupa Birliğindeki standartları, Avrupa sosyal şartlarını, Avrupa Birliği yönergelerinin hepsini inceledi. Bunları Türkiye şartlarına nasıl adapte edebiliriz, nasıl uydurabiliriz; bu, incelendi. Yetmez... O çalışmalardan sonra, bu ülkenin çalışma hayatını temsil eden sivil toplum örgütlerinin değerli başkanları ve uzmanları, Çalışma Bakanlığımızın çok değerli bürokratlarıyla çok uzun bir süreç içerisinde bu tasarının olgunlaşması için büyük gayret gösterdi. Yetmez... Komisyonumuz tarafından enine boyuna tartışıldı.

Bütün bunlar hiç olmamış gibi, hiç yaşanmamış gibi, burada, kimi tartışmaları dinledik. Sanki, bu tasarı, dün, biri tarafından yazılıp gelmiş gibi muamele gördü. Kimi maddeleri tartışırken, maddeye ilişkin eleştirileri dinlerken, hayretle, dehşetle takip ettim; üzüldüm.

Bakın, biz, bir şeyi tartışmalıyız; ama, bu ülkenin birikimlileri, birbirlerine karşı çok çok özenli olmak zorunda. Ben bir şeye üzüldüm. Burada çok değerli meslektaşlarım konuştu. Biz, İş Güvencesi Yasası çıksın, hayata geçsin diye çok uğraştık. Niye uğraştık biliyor musunuz; o yasa, 4773 sayılı Yasa, ILO standardında iş güvencesi filan getirmiyor; biraz sendikal güvence getiriyor; yani, sendikal hareketin örgütlenmesinin biraz önünü açıyor. Açıyor ama, ne kadar açtığı bile tartışılabilir.

Şimdi, burada öyle tartışmalar oldu ki, değerli arkadaşlarımın Türkiye'ye verdiği fotoğrafla, bu yasayı bile çıkarsak, neredeyse, işverenler sendikaları sokmamak için ellerinden geleni yapacaklar!..

HASAN ÖREN (Manisa)Mesaj veriyorsun sanki!.. Vallahi bravo sana!

AGAH KAFKAS (Devamla)Tabiî, konuşuyorum, ben mesaj veriyorum, size mesaj veriyorum.

Niye; artık, bu çağda, bütün dünyada, hepimizin aynı gemide olduğunu bilerek, dünkü, Marksist kültürden gelen emek-sermaye çatışması eksenindeki sendikal anlayışlar bitmiştir. Artık, sosyal tarafların, diyalog içerisinde, birlikte çalışma koşullarını belirlediği bir zemine oturmuştur. Onun için de, Türkiye'nin en önemli sorunu, istihdam sorunu; Türkiye'nin en önemli sorunu, üretim sorunu; Türkiye'nin en önemli sorunu, yoksulluk. Şunu hepimiz bilmek durumundayız ki, 2 000 dolar çerçevesinde yürüyen bir millî gelirin olduğu ülkede, ne sağlıklı demokrasiden ne sağlıklı eğitimden ne sağlık düzeninden, hiçbir şeyden söz edilemez. Hep beraber, insanı merkez alan anlayışları hayata geçirmenin kavgasını vermeliyiz; ama, reel ekonominin de önünü açıp, ikisini birlikte atbaşı götürmek zorundayız; çünkü, işsizimize iş, aşsızımıza aş vermek zorundayız. Bu ülke hepimizin ve bu ülkede, maalesef ki, hep beraber mutlu olmanın çabasını göstermeyi bir türlü öğrenemedik. Türkiye endüstriyel ilişkilerinin biraz gerisine doğru gidin, zaman zaman işçi hareketi yükselen değerleri yakaladığı zaman, hesabın kitabın az da olsa ölçüsünü kaçırmıştır. Zaman zaman, özellikle de ararejim sonrasında demokrasinin kısıldığı dönemlerde, özellikle işverenlerimiz, maalesef, okkanın ucunu tersine taşırmışlardır. Oysaki, biz, hep aynı gemideyiz ve hep beraber mutlu olmalıyız. Hep beraber mutlu olmayı, hep beraber ortak bir paydada bu ülkeyi kalkındırma ve insanımızı refah devletine ulaştırma gibi bir gayretin sahipleri olmalıyız. Onun için, işçimize de, işverenimize de, herkese büyük sorumluluklar düşüyor.

Şimdi, ben, buradan, şunu söylemek istiyorum: Cumhuriyetimizin 59 uncu hükümeti kurulmuştur.

VEZİR AKDEMİR (İzmir)Hayırlı olsun!..

AGAH KAFKAS (Devamla)Sağ olun, çok teşekkür ederim.

VEZİR AKDEMİR (İzmir)İnşallah, aynı yolu izlemezsiniz...

AGAH KAFKAS (Devamla)Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bu ülke insanının sevdalısı, kimsesizlerin kimi; bu ülkede yarın sabah görevi devralıyor. (AK Parti sıralarından alkışlar) Onun için, her gün yarından, yarın da kesinlikle bugünden daha iyi olacak, öbürkü günün daha iyi olacağı gibi.

Onun için, şunu bilesiniz ki, biz, bir bütünsel olarak, Sayın Başbakanımızın ve yeni hükümetimizin programı çerçevesinde, yarınlara, emin adımla ve sizlerin de gayretiyle Yüce Parlamentoda yürüyeceğiz. Onun için, tartışırken; onun için, konuşurken birbirimizden azamî ölçüde yararlanmanın yollarını aramalıyız. Özellikle bu işin teknisyenleri olarak bizler, belki bu çalışma hayatının teknik konularını bilmeyen arkadaşlarımıza ve ülkemize bu işi çok sağlıklı anlatmalıydık. Çok sağlıklı anlatmalıydık ki, ülke insanımız, niye karşı olduğunu bilsin. Bu ülkede, bugüne kadar, ya siyah ya beyaz mantığı içerisinde tartışmadık mı konularımızı?! Oysaki yaşam ayrıntılarda. Siyah ile beyazın arasında milyonlarca ton var.

O nedenle, ben, buradan sesleniyorum: Bu yasa ve bu Parlamento, ülkeyi kaosa sürüklemeyecektir, sağlıklı bir ortam olacaktır. Bu yasanın psikolojik boyutu, ülkemize, çok ağır faturalar getirmiştir. İşverenimiz panik halinde birçok işçimizi sokağa dökmüştür. Burada gerilimi artırarak, bu sokağa dökülmek istenen insanların sayısını çoğaltmamalıyız. Biz, ne işvereni öldürecek ne işçinin başını göğe değdirecek bir şey yapmak durumunda değiliz. Bu yasa, mutlaka, çalışma hayatına yeni bir anlayışı, yeni bir dengeyi getirecektir. Parlamento da, hükümet de, bu ülkede barışın, huzurun ve rasyonalitenin daha da artmasına, daha da gelişmesine gayret gösterecek işler yapacaktır.

O nedenle, bize düşen şudur: Kesinlikle, işverenlerimiz panikleyip, yıllardır omuz omuza beraber çalıştıkları, işletmelerini teslim ettikleri insanlara haksızlık yapmasınlar. Yapmasınlar; çünkü, hiçbir fırsatçılık bir başkasına yarar sağlamamıştır; hiçbir fırsatçılık bir başkasına fayda getirmemiştir.

O nedenle, bizim, Parlamento olarak kontrolümüzde olan çalışmalar, kesinlikle abartıldığı ve söylendiği gibi, kimseyi büyük oranda sıkıntıya sokacak çalışmalar değildir. Artık, biz, bu ülkede, dünya standartlarında, Avrupa Birliği standartlarında çalışma ilişkilerini düzenlemek durumundayız. İşverenlerimiz de şunu bilmek durumundadırlar ki, Afrika gibi üretip Avrupa gibi satma şansımız yok bizim. Biz, Avrupa Birliğine gideceksek, bütün standartlarımızı oraya göre yapacaksak; çalışma hayatının standartları da oraya gelecek, ülkenin şartlarını da oraya adapte edeceğiz.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 14 Mart 2003

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook