Çini sanatı ve çini sanatçılarının sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
Kütahya Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 43. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Ocak 2021 · 583 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Erbaş (MHP), 28 Ocak 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Çini sanatı ve çini sanatçılarının sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 583 kelime.
Ahmet Erbaş (MHP, Kütahya). “Çini sanatı ve çini sanatçılarının sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 28 Ocak 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-erbas-27-2021-01-28-cini-sanati-ve-cini-sanatcilarinin-sorunlarina-iliskin-gundem-disi-kon (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=94792
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AHMET ERBAŞ (Kütahya)Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Kütahya’nın çini sanatçıları ve sorunları hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Bin yıllık tarihçesiyle ilk olarak Karahanlılar tarafından kullanılmaya başlanan çini sanatı, Büyük Selçuklu Devleti’nin ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin hâkimiyeti altında olan yerlerde sıkça kullanılmıştır. Osmanlı Devleti’nin kurulmasıyla çini sanatı, farklı bir dönem yaşamış, özellikle 16’ncı yüzyılda Kütahya ve İznik çinileri gelişim göstermiştir ve çinicilik, Türk sanatı olarak zirveye ulaşmıştır.
Değerli milletvekilleri, çinicilik bir kültürdür, atalarımızdan bize kalan en önemli miraslarımızdan biridir. Çini sanatı, geçmişten günümüze gelişerek, büyüyerek geldiği gibi, gelecek nesillere de tarafımızca aktarılmalıdır. Çinicilik sanatı, kültürel bağın güçlenmesi ve bu anlamda bir devamlılığın sağlanmasına da katkıda bulunmaktadır. Türkiye'de 5 binden fazla çini ustası olduğu tahmin edilmektedir. Çiniyi icra eden kaç ustamızın olduğunu tahminle ifade ediyor olmak çok düşündürücüdür.
Kütahya, 2018 yılında UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na dâhil edilmiştir. Dünyada üretilen çininin yüzde 80’i gibi bir oranı Kütahya tarafından karşılanırken çini sanatını icra eden çini ustalarımızın kayıtlı olduğu müstakil bir odaları maalesef yoktur. Çiniciler, Fotografçılar ve Çiçekçiler Odasında yer almaktadır. Gelir kaybı desteğinden tüm sektörler yararlanırken -tabii ki yararlanmalıdırlar- çiniciler, bu desteğin dışında bırakılmışlardır. Evinde bu sanatı icra eden yüzlerce ustayı ne yazık ki tanıma ve tanıtma fırsatı bulamıyoruz.
Birçok meslek kolunda KDV indirimi yapılmış iken çinide KDV oranı hâlâ yüzde 18 olarak tutulmaktadır. Ekonomik anlamda çok ciddi sıkıntılar yaşayan, resmen can çekişen çinicilerimizi yüzde 18 KDV ödeterek nasıl ayakta tutacağız? Nasıl onlardan bu geleneği sürdürmelerini bekleyeceğiz? Çin Halk Cumhuriyeti’nin geleneksel sanatımızı fabrikasyona çevirmesine göz mü yumacağız? Çiniden alınan KDV, mutlaka kademeli olarak ilk önce yüzde 5’e, sonra da yüzde 1’e düşürülmelidir.
Çini sanatkârlarımızın Kültür ve Turizm Bakanlığımızca tescillenmesi gerekmektedir. Yine, çini sanatkârlarımıza faizsiz kredi ve hibe desteği mutlaka verilmelidir.
Kütahya’mızda bulunan 3 adet çini müzesi, kendi alanında tek olma özelliğini taşır. Eski tarihî odunlu çini fırınları, on yıl önce belediye tarafından hava kirliliğine neden oluyor diye yasaklandı ve yerine elektrikli fırınlar alındı. Japonya, hâlâ klasik fırından hiç vazgeçmiyor; Amerika Birleşik Devletleri, Meksika fırınlarını yıktı, hatasından geri döndü, tekrar eski fırınlarına dönüyor.
Çini sanatına ilişkin yüzyıllardır geliştirilen bilgiler, teknikler, reçeteler, ustalık geleneğindeki etik tutumlar, usta-çırak, ebeveyn-çocuk ilişkisi içinde kuşaktan kuşağa günümüze kadar aktarılmıştır. Bundan sonra da aktarılması için elimizden geleni yapmalıyız.
Kütahya’da UNESCO Yaşayan İnsan Hazinesi ilan edilmiş 3 çini üstadımız bulunmaktadır. 2008 yılında rahmetli Sıtkı Olçar Hocamız, 2010 yılında Mehmet Gürsoy Hocamız, 2020 yılında Hamza Üstünkaya Hocamız, UNESCO Birleşmiş Milletler Komisyonu tarafından verilen unvanlarını Kütahya çiniciliğine kazandırmışlardır. Onun yanında, UNESCO kurul kararıyla UNESCO logosunun kullanım hakkı, Kütahya Belediyesi tarafından 38 sanatçı ve iş yerine verilmiştir.
Çini sanatının tanınması ve tanıtılması için akademisyenler ve sanatçılarla birlikte sempozyumlar düzenlenmeli, festivaller organize edilmeli, geleneksel el sanatlarımız, çinicilik de dâhil olmak üzere lise ve üniversitelerde seçmeli ders olarak okutulmalıdır. En önemlisi biz, bu mirasa sözde değil, özde sahip çıkmalıyız. Unutulmamalı ki sanat, uygarlığın imzasıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi “Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş olur.”
Buradan Meclis Başkanımız Sayın Mustafa Şentop’a sesleniyorum, şu anda, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanında bulunan Kütahya Milletvekilimiz Sayın İshak Gazel Bey de var, teklifim: Ya İstiklal Marşı’mızın kabulünün 100’üncü yılı olan 2021’de -yani bu yıl- ya da cumhuriyetimizin 100’üncü kuruluş yılı olan 2023 etkinliklerinde bir sergiyi de Kütahya ve çinilerinin yani el emeklerimizin sergilenmesi için ilimiz adına talep ediyorum.
Görünen o ki turizm açısından 2021 yılı da corona gölgesi altında geçecektir ama biz Kütahya olarak Sayın Cumhurbaşkanımız ile Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Ersoy’dan 2022 yılının “Aizanoi ve Çinicilik Yılı” olarak ilan edilmesini talep ediyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
132 konuşma daha · 28 Ocak 2021