Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)
Aydın Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 45. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Ocak 2009 · 483 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Ertürk (AK Parti), 15 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TAPU KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.218)); konuşma 483 kelime.
Ahmet Ertürk (AK Parti, Aydın). “Tapu kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.218)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-erturk-23-2009-01-15-tapu-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-218 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET ERTÜRK (Aydın)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanuni düzenlemeyle, mülkiyet hukukunun en önemli konusu olan tapu konusundaki çalışmalarda yasanın son maddelerine doğru yaklaştık. Tabii, burada verilen ek önergelerle, Komisyonumuzun da kabulüyle yapılan düzenlemede, aslında bir yeknesaklık, bir derleme toplama, parçalı olan tapulama çalışmalarındaki uyumu bir araya getirme niyetiyle bu çalışmalar yapıldı. Ancak, muhalefet partilerine mensup milletvekillerimiz olayları çok farklı şekilde değerlendirdiler. Elbette, katıldığımız pek çok noktalar da var. AK PARTİ’ye mensup milletvekillerimiz de konuyu açıklayıcı konuşmalar yaptılar.
Ancak, şöyle bir noktaya geldiğimizi görüyoruz: Demek ki 2/B ülkemiz için bir sorundur, bu sorunun çözülmesi için de vatandaşıyla, milletiyle saç saça, baş başa kavgalı olan devletimizin bu sorunu çözebilecek yegâne yeri Büyük Millet Meclisi olduğuna göre parti grupları arasında gayet güzel bir ortam var. İnşallah bu güzel ortam, Sayın Bakanımızın da açıkladığı, konuşmasında söylediği hususlarla beraber bir derleme toplama ve Anayasa Mahkememizin de yol göstericiliğinde iptal ettiği yasal düzenlemeyle, daha önce 22’nci Dönemde çıkarılan yasal düzenlemeyi iptal gerekçelerindeki yol göstericiliğiyle, inşallah 23’üncü Dönem Parlamentosunda bu sorun çözülmüş olur.
Değerli milletvekilleri, ülkemizde mülkiyet belirleme çalışmalarına, başka bir ifadeyle kadastro çalışmalarına cumhuriyetimizin ilanı ile başlanmıştır. Fakat bugün gelinen bu noktada bu hizmetin kurumlar arasında koordinasyon sağlanarak tek elden yürütülmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bu noktadan hareketle Hükûmetimiz tarafından 2005 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nda bir değişiklik önerilmiş, Parlamentomuzda bu değişiklik kabul edilmiş ve ondan sonra, 2005 yılından bu tarafa uyumlu, gayet koordinasyonlu bir çalışma sürdürülmüştür. Ancak, 2005 yılından önce, 3402 sayılı Yasa’da yapılan bu değişiklikten önceki çok başlı yapı -Tapu ve Kadastro ayrı bir çalışma sergilemiş, orman kadastrosu ayrı bir çalışma sergilemiş ve koordinasyon sağlanamamıştır- nedeniyle 2005 yılından önceki farklı kamu kurumları tarafından gerçekleştirilen çalışmalar, teknik yetersizlikler, hatalı ölçüm ve hesaplamalar ve benzeri nedenlerle tapuya tescil edilen söz konusu alanlar işgale maruz kalmış, korunamamıştır. Şimdi bunun sıkıntısını yaşıyoruz.
2005 yılından önce orman kadastrosu gerçekleştirilen alanların yüzde 80’i maalesef tescil edilememiştir. Tapuya tescil edilemeyen çalışmaların arşivlerde dosyalarda saklanmasının kime faydası olduğu da malumdur. 2005 yılından sonra müştereken gerçekleştirilen kadastral işlemlerin tescilinde hiçbir sorun yaşanmamaktadır, çünkü tapu kadastro ile orman kadastrosu idaresi birlikte çalışarak işleri sonuçlandırmaktadırlar.
Şimdi, çalışılan bu yasal düzenlemeyle gerçekleştirilen, 2/B alanı içinde veya dışında olsun, teknik, hukuki veya başka nedenlerle tescil edilememiş alanların kurumlar arası bir çalışma yapılarak tescilini gerçekleştirecek bir hukuki altyapı oluşturulmasıdır. Bu alanlar içerisinde fiilen orman olan yerler de belirlenecek, orman olarak tescili de sağlanacaktır. Bu çalışmalar sonucunda işgalcilerin ve işgal ettikleri alanların tespiti de mümkün olacaktır. Böylelikle önemli bir envanter de ortaya çıkarılacaktır.
Ormanlar bütün insanlığın ortak malıdır. Korunabilmesi için öncelikle belirlenip tescil edilmesi gerekir. Bugüne kadar bu çalışmalar sonuçlandırılıp ormanlar tescil edilmiş olsaydı ne bu işgal olayları yaşanır ne de 2/B diye ülkemize özgü, tartıştığımız bir sorunla karşı karşıya kalırdık.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yeni hazırlanan tasarının 9’uncu maddesiyle daha önce 6831 sayılı Kadastro Kanunu’na göre orman kadastrosuna başlanmış alanın Kadastro Kanunu’nun 4’üncü maddesine göre yapılması imkânı da sağlanmış olacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
43 konuşma daha · 15 Ocak 2009