Turizmi teşvik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:217)
İzmir Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 100. Birleşim · 2. yasama yılı · 7 Mayıs 2008 · 1.140 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Kenan Tanrıkulu (MHP), 7 Mayıs 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TURİZMİ TEŞVİK KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:217)); konuşma 1.140 kelime.
Ahmet Kenan Tanrıkulu (MHP, İzmir). “Turizmi teşvik kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:217)”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 7 Mayıs 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kenan-tanrikulu-23-2008-05-07-turizmi-tesvik-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA AHMET KENAN TANRIKULU (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 217 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 6’ncı maddesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Genel Kurulumuzu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, madde, esasen, tüm tasarının içinde Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçesini tek karşılayan madde olarak karşımıza çıkmaktadır. Şöyle ki: “24 Kasım 2007 tarihinden önce, ön izin ve kesin tahsis aşamasındaki orman sayılan yerlere ilişkin verilen izinlerden ilgilisinin otuz gün içerisinde talepte bulunması hâlinde bu Kanun hükümlerine uygunluğu tespit edilen tahsislere kaldığı yerden devam edilir.” denmektedir.
Değerli milletvekilleri, bu madde kapsamına giren 66 adet parsel bulunmaktadır ve tasarı kanunlaşıp yürürlük kazanırsa 66 adet parselden 11 adedi kış ve termal turizmi alanında kalması nedeniyle tahsis işlemi kaldığı yerden devam edecektir. Geriye kalan 55 adet parsel veya yatırım Bakanlığımız tarafından tekrar incelenecek ve bir karara bağlanacaktır.
Komisyon çalışmalarında Sayın Bakanın vermiş olduğu bilgiye göre, bu parseller hakkında etraflarındaki alan büyüklüğü, altyapı yeterliliği ve arazinin topoğrafik yapısı gibi kriterler çerçevesinde uygun hazine arazisi olup olmadığına ilişkin mülkiyet araştırmaları da yapılacaktır. Tabii, bizlerin dileği ve beklentisi, bu kriterlerin tamamının ciddi bir biçimde gerçekleştirilmesidir. Bu altmış altı parsel dışında, Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından ön izin verilen ve yine bu tasarıdan etkilenecek olan turizm nitelikli on iki parsel daha bulunmaktaydı. Bu parsellerin de durumu yine komisyonda görüşülerek mağduriyetlerin giderilmesi bakımından verilen önerge doğrultusunda bu tasarının kapsamına alınmıştır.
Şimdi değerli milletvekilleri, geçtiğimiz yıllar içerisinde gerçekleştirilen bütün turizm şûralarında da dile getirildiği gibi küreselleşme, turizm sektöründe yeni tanım, kural ve uygulamalara da neden olmaktadır. Turizmi değiştiren ve etkileyen bu yoğun etkilere baktığımız zaman, artık turist tipi değişmekte, talep çeşitlenmekte, tarih, sanat, doğa gibi birtakım özel alanlara yaşlılar veya engelliler gibi özel ihtiyaçlı gruplara da kapsam genişletilmektedir. Turizmin işleyişinde artık bir ortak mevzuat birliğine gidilmektedir.
Ticari yapılanmada çok ulusluluk hâkim olmakta, yerel, bölgesel ve uluslararası iş birlikleri de her geçen gün artmaktadır. Birlik içinde, uluslararası entegrasyon içinde çeşitlilik de hâkim olmakta ve ülkeler turizm açısından birbirlerine ihtiyaç duymaktadırlar. Etkin turizm işletmeciliğinde alt yapı, teknoloji ve insan gücü eş güdümünün gerekliliği de artık anlaşılmıştır.
“Turizm etiği” diye bir kavram vardır ve bu kavram, sadece ulusal değil, uluslararası değerlerle de bağlantılı hâle getirilmiştir.
İşte, bütün bu kriterler çerçevesinde ülkemizdeki duruma çok yakından bir bakarsak, ülkemiz, turizm gelirlerinden yeterli pay alamamaktadır. Bunun için, hem uluslararası oluşumlara hem yan organizasyonlara daha aktif olarak katılımın sağlanması gerekmektedir. Biraz önce belirttiğim değişen turist profiline uygun olarak turizmin geliştirilip çeşitlendirilmesi ve bütün yıla yayılması gerekmektedir. Dünya Turizm Örgütü ve diğer uluslararası turizm kuruluşları ile hem iş birliğinin geliştirilmesi hem de gelişen turizm politikalarının gündeme taşınması ve ülkemiz mevzuatı içinde de değerlendirilmesi gerekmektedir. Biz etrafımıza baktığımız zaman, maalesef bölgesel ve komşularımızla yeterince iş birliğine gidemiyoruz. Bunun sağlanabilmesi için Bakanlık, bölgesel kalkınma ve dayanışma içinde komşu ülkelerle iş birliğini de artırmalıdır. Yerel zenginliklerin ve kaynakların ortaya çıkarılmasında -hep söylediğimiz ve teşvik ettiğimiz- vakıf, dernek, birliklerin daha çok katılımının sağlanması gerekmektedir. İşte bu uygulanacak politikalar, bir yandan çevre, bir yandan kültür ve turizm sektörüyle iş birliği içinde olmalı ve bütün bunların ortaklaşa çalışmasıyla da hayata geçirilmelidir.
Değerli milletvekilleri, turizm, toplumsal kalkınmanın itici gücüdür ve hem istihdam yaratma kapasitesinde hem de etkin olarak kullanılması yönünde baktığımız zaman, özellikle kadın ve genç işsizliğin önlenmesinde bu sektörün gelişme potansiyelinden yeterince faydalanamıyoruz. Bunun üzerinde de dikkatlice durup çalışmamız gerekmektedir.
Bir diğer konu, ülke çapından yerele nasıl politikalarımızı ve icraatımızı indirgememiz gerektiği. Yerelde yaşayan insanlarımızın mutlaka ama mutlaka turizm yönetimine katkısı sağlanmak zorunda. Planlama ve uygulama aşamasındaki katılım ile gelir artırıcı tedbirlerin de alınmasında o zaman etkinlik sağlanabilir.
Turizm artık teknolojiyle yapılıyor. Teknolojik girdiler yoğun bir şekilde kullanılıyor ve insan kaynağı ile teknolojinin bir arada koordinasyonuna da ihtiyaç bulunuyor. Özellikle bu sektörde çalışan insanlarımızın hem mevzuatta ve hem de yeni teknolojiler kullanımı konusunda sürekli eğitilmesi gerekiyor.
Değerli milletvekilleri, tabii ki her sektörde olduğu gibi turizm alanında da bu biraz önce söylediğim yeni teknoloji diye adlandırabileceğimiz gelişmeleri dikkatlice gözlemlemeliyiz. Başarıyı da tabii ki elde edebilmemiz için bu teknolojilerin takibinde ve kullanımında etkin olarak bulunmalıyız. Konaklama tesislerinin pazarlaması, örneğin, bu iş için en çok kullanılabilecek bir alan.
Ülkemizde de henüz daha, yaygın şekilde kullanılmayan ve genel olarak bütün sistemlerin daha aktif tanıtımında ve satışında kullanılabilen küresel dağıtım sistemi dediğimiz sistem ülkemizde de yaygın bir şekilde kullanılabilinir diye düşünüyoruz. Tabii bu amaçla işletmeler bir araya getirilebilinir, kullanım konusunda teşvik verilebilinir ve bu alana da yayılınması sağlanabilir. Hem yerel hem ülke çapında -tabii ki uluslararasını da katarsak işin içine- görsel ve işitsel medyanın da bizim tanıtımımızda kullanılmasında ve geliştirilmesinde fayda vardır diye düşünüyoruz.
Değerli milletvekilleri, bu yönüyle baktığımız zaman, Türkiye’nin hem doğal kaynakları, tarihî dokusu, kültür ve tabiat varlıklarıyla önemli bir turizm potansiyeline sahibiz. Bu potansiyelimizin daha çok ortaya çıkarılması ve değerlendirilmesi ve daha yüksek gelirli ve verimli bir sektör hâline getirilmesi mümkün.
İşte yukarıda biraz önce belirtmeye çalıştığım bu politikaları yapabilmemiz için projeli yaklaşım esasına dönmemiz gerekmekte. Her sorun, belli bir proje büyüklüğünde, kamu ve özel sektör ile sivil toplum örgütlerine açık, katılımcı ve yarışmacı bir yapı içerisinde ele alınabilinir. Arkeolojik ve doğal sit, rekreasyon alanları, seçkin peyzaj merkezlerinin korunması, geliştirilmesi gibi alanlarda bilişim ve geometrik teknolojilerden yararlanabiliriz.
Şimdi geliyoruz en önemli konuya. Bu projeleri yapacağız ama finansman ihtiyacımızı nasıl temin edeceğiz? Tabii ki Bakanlığımızın ve sektörün kaynaklarının yanı sıra Birleşmiş Milletler, Dünya Çevre Örgütü, Avrupa Birliği veya Dünya Turizm Örgütü gibi benzeri kuruluşlar ve fonlardan da faydalanmak mümkün. Bunları yaparken orijinal proje olması bakımından -akla ilk gelebilecekler- kültür ve tabiat varlıklarının özgün ortamlarda sergilenmesine yönelik “tematik sergiler” dediğimiz sergileri hemen ilk akla gelip uygulayabileceğimiz projeler olarak söyleyebiliriz.
Yine, bazı sanat ve kültür varlıklarımızın hem sanal ortamda hem gerçek ortamda canlandırılmasını -ki bu, animasyon ve simülasyon diye tabir ediliyor- daha yaygın hâle getirmemiz mümkün.
Değerli milletvekilleri, İnternet de artık bu çağda çok sık kullanılıyor ve İnternet’in hızlı ve kolayca erişimini sağlayacak, kurumsal, dikey turizm portallarını da devreye sokmamız mümkün. Bunların bir kısmı hâlihazırda bazı üniversitelerimizde kullanılabiliniyor. Biz de eğer bu üniversitelere biraz daha destek ve teşvik verirsek bütün sektöre yaymamız mümkün olabilecek.
Sayın milletvekilleri, görüleceği üzere turizmin gelişmesi, uluslararası pastadan daha fazla pay alınabilmesi için önümüzde daha yapılacak çok ama çok işler var. Gerek benim burada…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Tanrıkulu.
AHMET KENAN TANRIKULU (Devamla)…bir kısmını dile getirdiğim, bir kısmını da sektörün sürekli her ortamda belirttiği bütün sorunlara yapıcı bir şekilde çözüm bulmak zorundayız. Bizler ne kadar çok çözüm üretirsek ve bunu hayata geçirebilirsek inanıyorum ki hep bir adım önde olabileceğiz. Esasen, bütün turizmcilerimizin isteği ve yaklaşımı da budur. Ülkemizin turizmin her çeşidinde büyük bir potansiyeli vardır ve bu potansiyele sahip olamayan diğer ülkeler sahip olmak için çok ciddi uğraşlar da vermektedirler. Bizler de bunun için, mevcut potansiyeli ortaya çıkartmak için eli kolu bağlı durmamamız gerekir diye düşünüyorum.
Biz, turizmi uluslararası alanda daha ileri seviyelere taşıyacak her türlü çalışmaya, bundan sonra gelebilecek olan bütün çalışmalara doğru ve yerinde olmak şartıyla sonuna kadar katkı sunmaya hazırız değerli milletvekilleri.
Bu duygu ve düşüncelerle tekrar hepinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
99 konuşma daha · 7 Mayıs 2008