Çanakkale ilinde bulunan çan termik santralıne alınacak işçiler hk.
Çanakkale Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 81. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Nisan 2004 · 873 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Küçük (CHP), 28 Nisan 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÇANAKKALE İLİNDE BULUNAN ÇAN TERMİK SANTRALINE ALINACAK İŞÇİLER HK.); konuşma 873 kelime.
Ahmet Küçük (CHP, Çanakkale). “Çanakkale ilinde bulunan çan termik santralıne alınacak işçiler hk”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 28 Nisan 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-kucuk-22-2004-04-28-canakkale-ilinde-bulunan-can-termik-santraline-alinacak-isciler-hk (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET KÜÇÜK (Çanakkale)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; öncelikle, bu konuda gündemdışı söz almama yardımcı olan Sayın Başkana çok teşekkür ediyorum.
Değerli arkadaşlarım, Çan, Çanakkale İlimizin 1950 sonrası sanayileşme hareketinin başlaması ve seramik fabrikalarının kurulmasıyla birlikte gelişip büyümüş ve bugün, Çanakkale İlinin en büyük ilçesi olmuş, sanayileşme kültürünün çok geliştiği, çok güzel kaplıcalarının olduğu ve büyük linyit potansiyeliyle ülkemizin yakından tanıdığı çok önemli bir ilçemiz.
Yine, Çan İlçemizin çevresinde Biga İlçemiz var; Biga Yarımadasına adını veren ve 350 000 dönüm sulanabilir arazinin olduğu ve Türkiye'nin umutla gelecekte çok şeyler beklediği bir ovanın içinde bulunduğu Biga İlçemiz...
Yine bir tarafında Bayramiç İlçemiz var. Kazdağlarını içinde barındıran ve Kazdağı Millî Parkını içinde barındıran, oksijen potansiyelinin en yüksek olduğu ve Türkiye'nin en bakir ormanlarını içinde barındıran, meyveciliğin çok geliştiği, yine, tarihî bir ilçemiz Bayramiç...
Bir tarafında Yenice İlçemiz var. Yenice İlçemiz de, tarım potansiyelinin ve orman potansiyelinin çok yüksek olduğu bir ilçemiz.
Değerli arkadaşlarım, işte, bu güzel ilçede, Çan İlçemizde, kıskanılacak bir coğrafyaya sahip olan ilçemizde, Türkiye'nin büyük termik santrallarından bir tanesi yapıldı ve tabiî, bu kıskanılacak coğrafyada, gözümüz gibi korunulacak coğrafyada, insanlar, bu termik santrala, her yerde olduğu gibi, öncelikle endişeyle baktılar.
Termik santrallar, hepimizin bildiği gibi, ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanmasında çok önemli olan, önemli yeri olan; ama, teknolojik gelişmedeki durumuyla ve çevrede yarattığı tahribatla, hâlâ, tartışma konusu olan bir enerji temin etme yöntemi, enerji çeşitliliği.
İşte, böyle bir ilçede, termik santral yapımı, öncelikle, tabiî, çevreci hareketlerin ortaya çıkmasına ve çeşitli tartışmaların yaşanmasına neden oldu. Çan İlçemizde, insanlara, hep "bekleyin -Çan'da çok büyük oranda işsizlik var, ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi- bu termik santralla Çan'ın işsizlik sorununu çözeceğiz; burada 1 000 kişi, 2 000 kişi işe girecek, çalışacak, ekmek parası kazanacak; o nedenle sesinizi çıkarmayın" dediler ve Çanlılar yüreklerine taş bastılar ve büyük bir ümitle, termik santralın açılışını ve o arada, Çanlı, Çanakkaleli hemşerilerimizin çalışmasını beklemeye başladılar.
Değerli arkadaşlarım, enerji, tabiî, ülkemizin ve dünyanın en büyük sorunu, en büyük tartışmaların yaşandığı bir konu, medeniyetin ortaya çıkmasının temel aracı. Türkiye, bu enerji üretimini, hepimizin bildiği gibi, ağırlıklı olarak termik potansiyelinden ve bir de hidrolik potansiyelinden karşılıyor. Türkiye, halen 125-130 milyar kilovat/saat kullanılabilir hidrolik potansiyelinin 44 milyar kilovat/saatini kullanıyor; 11 milyar kilovat/saatlik kısmı da inşaat halinde. 2019 yılına kadar, hidrolik potansiyelimizin tamamını kullanmış olacağız. Bir de, kömür yakarak karşıladığımız potansiyelimiz var; bu da, yaklaşık 116 milyar kilovat/saat civarında ve bugün için, 42 milyar kilovat/saatini kullanıyoruz. Bugün, enerjimizin çok büyük bir kısmını da, ithal ettiğimiz doğalgazdan, doğalgaz santrallarından karşılıyoruz. Tabiî, çok yararlanmadığımız bir de rüzgâr enerjisi var.
Değerli arkadaşlarım, termik potansiyelimizi, bağımsız bir enerji politikası oluşturmak ve ülkenin enerji bağımlılığını azaltmak için tam olarak kullanmak zorundayız. Termik santralları, yüksek bir teknolojiyle yapmak, halka sevdirmek ve mutlaka çevre ve yöre halkıyla kaynaştırmak zorundayız. O yöre insanının, mutlaka, o termik santralla barış içinde yaşaması lazım; böyle olmalıdır, böyle davranılmalıdır, dikkatli olunmalıdır ve bunun için, mutlaka, yöre halkının bu termik santrallarda çalışması için gerekli yeterliliklerin oluşturulmasını başarmak zorundayız.
Böyle mi oldu?.. Santralda 1 000-2 000 insan çalışacağı ifade edildi; sonuçta -doğura doğura dağ fare doğurdu- termik santrala 180 kişilik bir işçi kadrosu verildi, 180 kişinin çalışacağı söylendi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim.
AHMET KÜÇÜK (Devamla)İş ve İşçi Bulma Kurumuna bu konuda gerekli yetki verildi, müracaatlar alınmaya başlandı; tabiî, ilgili yasalar ve Bakanlar Kurulu kararları muvacehesinde başvurular alındı ve sonuçta bir liste ortaya çıktı. Bu listeyi tam olarak temin edemedik; ama, temin edebildiğimiz kadarıyla, 400 civarında başvuru alındı; bunun 200'ü Kamu Personel Sınavına başvuranlar arasından, 200'ü de öncelikler arasından seçildi; ama, baktık ki, öncelikler içinde yöre insanı yok, yöre insanına bir öncelik tanınmamış. Böyle bir duyarsızlık olabilir mi?! Bakın, yöre insanıyla bu kadar barışık olması gereken bir kolda, eğer, siz, yöre insanını gözeten bir anlayışı öncelik kapsamına almazsanız, daha başından, o termik santralın çalışması problemli hale gelir, sorunlu hale gelir, tepki çekersiniz ve bundan sonra yapılacak olan termik santralların yapımıyla ilgili olarak da halkın hoşgörüsünü kazanamazsınız; doğru bir yol değildir, doğru bir yöntem değildir.
Arkadaşlar, üstelik, bu termik santrala işçi alımıyla ilgili, 28 Ekim 1985 tarihinde yayımlanmış bir Bakanlar Kurulu kararı var; buna göre alınmış ve terörden, tabiî afetlerden zarar görenlerin önceliğe alındığı bir sıralama yapılmış.
Değerli arkadaşlarım, bu önceliklerin içine, yeni bir Bakanlar Kurulu kararıyla, tıpkı bor madenlerinde Kütahya'da yapıldığı gibi - Bakanlar Kurulu, 14 Temmuz 2003'te aldığı bir kararla, ek 2 nci madde düzenlemesiyle, yöre halkının başvurusunu kolaylaştıran ve seçimini kolaylaştıran bir düzenleme yapmış- Çan Termik Santralında Çanlılar veya benzer termik santrallarda yöre halkı alınabilir. Bu, hem ülke için yararlı hem yöre insanı için yararlı hem de termik enerjinin, santralın, yöreyle ilgili barışını, huzurunu sağlamak için gerekli.
Bakın, biz, hâlâ, bu termik santralın Kazdağı ormanlarına ne kadar zarar vereceğini, Bayramiç'in o güzel meyveliklerini ne kadar etkileyeceğini, 350 000 dönüm arazisi sulanacak olan Biga Ovasına ne zarar vereceğini bilmiyoruz. Tabiî, arkadaşlarımız bize, uzun uzun, akışkan yataklı termik santralların minimize edilmiş zararlarını ve teknolojisini anlatıyorlar; ama, hâlâ, yöre halkının bu konudaki endişeleri giderilmemişken, siz, inadına, böyle bir düzenlemeyi yapmadan işçi alımı gerçekleştirirseniz, burada, huzursuzluğun kaynağı olursunuz. Henüz işçi alımı gerçekleşmemiştir, başvurular alınmıştır; hükümetin elinde fırsat vardır. Tıpkı, Bakanlar Kurulunun 14 Temmuz 2003 tarihinde aldığı kararın benzeri bir kararla, ek bir düzenlemeyle, rahatlıkla yöre insanının başvurusunu kolaylaştırabilecek bir düzenleme yapılabilir ve Çanlıların termik santrala tekrar sıcak bakmaları ve Çanakkale halkının orada çalışmasını sağlayacak bir yapı kurulabilir...
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
25 konuşma daha · 28 Nisan 2004