İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 71. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)

Ahmet Orhan

Manisa Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 71. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Mart 2010 · 536 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Orhan (MHP), 10 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SEBZE VE MEYVE TİCARETİNİN DÜZENLENMESİ HAKKINDA KANUN (S.S.:471)); konuşma 536 kelime.

Ahmet Orhan (MHP, Manisa). “Sebze ve meyve ticaretinin düzenlenmesi hakkında kanun (s.s.:471)”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 10 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-orhan-23-2010-03-10-sebze-ve-meyve-ticaretinin-duzenlenmesi-hakkinda-kanun-s-s-471 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AHMET ORHAN (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerimin başında öncelikle bugün kara toprağın bağrına bıraktığımız, vatan savunmasında şehadet şerbeti içmiş olan 2 evladımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve aziz Türk milletine sabırlar diliyorum.

Ayrıca, geçtiğimiz gün yaşadığımız Elâzığ’daki elim olayda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yine rahmet ve geride kalanlara ve aziz Türk milletine sabırlar temenni ediyor, Allah’ın bizi böyle afetlerle bir daha karşı karşıya getirmemesini diliyorum.

Değerli milletvekilleri, vermiş olduğumuz değişiklik önergesiyle hiçbir sınırlama olmadan, büyükşehir belediyelerine bağlı belediyeler hariç tutularak tüm belediyelere verilmiş olan hal kurma yetkisinin ilgili bakanlıkça kullanılması temin edilmek suretiyle doğacak haksızlık ve karışıklığın önüne geçilmesi amaçlanmıştır.

Hal Kanunu üzerindeki genel değerlendirmelere geçmeden önce, konunun en önemli tarafı olan Türk çiftçisi ve bu sektörde çalışan kişi ve kuruluşların AKP iktidara geldiğinden beri kan kaybetmekte olduğunu ve bitirilmek istendiğini ifade etmek isterim. AKP Hükûmeti, düşük ürün fiyatı politikasıyla Türk çiftçisini mağdur etmiştir. Görünen odur ki bu tutumla Türk çiftçisini de sonunda bitirecektir ancak buna rağmen milletimizin mensuplarının düşük fiyatla tüketmesi temin edilememektedir.

Geçtiğimiz 2009 yılındaki market fiyatları göz önüne alındığında, tüketiciler çiftçilerin eline geçen bedelin yaklaşık 5 katına domates, 4,5 katına elma ve patlıcan, 4 katına biber satın almak durumunda kalmışlardır. Netice olarak, çiftçiler ürettiklerinden elde ettikleri gelirle geçinemezken tüketiciler, yani işçi, memur, emekli başta olmak üzere, halkımız pahalıya tüketmek, hatta çoğu kez tüketememek durumunda kalmıştır. Bu sorunun aşılabilmesi için üretici ve tüketicilerin geniş bir zeminde örgütlenmesinden sebze ve meyvelerin tüketiciye ulaştırılmasına kadar tüm zincirde yer alanların gereken itinayı göstermesine ihtiyaç vardır.

İktidarın her vesileyle “demokrasi, haklar ve modernleşme” adı altında referans verdikleri AB raporlarına göre, Türkiye'nin köylüsünü, çiftçisini en az destekleyen ülkeler arasında olduğu görülmektedir. Bu konudaki bir rapora göre, çiftçiye sağlanan her türlü desteğin, yetiştirilen tarım ürününün fiyatına oranının yurdumuzda çoğu kez yüzde 5’lerin bile altında olduğu bilinmektedir. Bu oran, Ekonomik İş Birliği ve Kalkınma Örgütüne dâhil ülkelerde yüzde 32, AB ülkelerinde yüzde 35, Japonya, Norveç, İsviçre gibi ülkelerde ise yüzde 60 seviyelerindedir.

Girdi desteklerinin, gelişmiş ülkeler dâhil hemen her ülkede verildiği akıldan çıkarılmamalıdır. Başka sektörlere sağlanan avantajlar Türk çiftçisinden kıskanılmaktadır. Bu tutumunuza çiftçilerin karşılık vermeyeceğini zannediyorsanız, sandıkta cevabını alacağınızı biliniz.

Girdi desteklerine küçük bir örnek verirsek her şeyin daha iyi anlaşılacağını ümit ediyorum. Fransa’da tarımda kullanılan mazota yüzde 40 destek verilmektedir.

Ülkemizde gıda güvenliğinin en önemli ayağı olan tarım alanında sorunlar büyüktür ve hâlâ çözümlenememiştir. Üretici birlikleri yeterli etkinlik ve güçte değildir. Tarım satış kooperatifleri ise tamamen tasfiye sürecine girmiştir. Sektörde çok fazla sayıda olan küçük işletmelerin üretim ve pazarlama kooperatifleri şeklinde örgütlenmelerine ihtiyaç vardır. Ürün işleme sektöründe de ARGE çalışmalarına önem verilmeli ve daha fazla kaynak aktarılmalıdır. Alternatif uç ürünler oluşturulmalıdır.

Ülkemizde açıklanan mazot ve gübre destekleri diğer tüm destekler gibi yetersizdir. Meyvede dekar başına verilen 7,5 lira, kullanılması gereken gübrenin KDV’si bile değildir.

Ülkemizde aşırı oranda yükselen maliyetlerle rakiplerin düşük girdi fiyatları ve büyük desteklerle düşen dünya fiyatları karşısında Türk çiftçisinin ve Türk ürünlerinin rekabeti mümkün değildir.

Bugün Türk çiftçisi, tüm ekonomik kuralları hiçe sayarcasına, ar belasına, inadına üretmeye devam etmektedir ancak neredeyse tüm bankalara olan borçları nedeniyle de pes etmek üzeredir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir başka husus da sebze ve meyve üreticilerinin tarımsal desteklerin verilmesinde daima ikinci planda kalmalarıdır. Hâlbuki, ülkemizin tarımsal üretim yapısı sebze ve meyve üretiminin öncelikli olarak desteklenmesini gerektirmektedir…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 10 Mart 2010

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook