Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri
Afyonkarahisar Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 20. Birleşim · 5. yasama yılı · 27 Kasım 2014 · 502 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Toptaş (CHP), 27 Kasım 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri); konuşma 502 kelime.
Ahmet Toptaş (CHP, Afyonkarahisar). “Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifleri”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 27 Kasım 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-toptas-24-2014-11-27-hakimler-ve-savcilar-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararname (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=35389
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygılarımla selamlıyorum. Sayın Başkan, 655 sıra sayılı Kanun Teklifi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.
Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nda yapılan değişikliklerdeki iyileştirmelere aynen katıldığımızı belirtmek istiyorum. Gerçekten hâkimler ve savcıların görev yapmalarını kolaylaştıracak, ekonomik koşullarını iyileştirecek iyileştirmelerin yapılmasına uzun süredir ihtiyaç vardı. Ancak Hükûmet, bu ihtiyacı HSYK seçimlerinin öncesinde, arifesinde gündeme getirerek sanki hâkim ve savcılara bir para teklifiyle seçimlerde iradelerini sakata uğratma gibi bir girişimde bulundu. Bunu da doğru bulmadığımı belirtmek isterim.
Hâkimlik mesleği çok zor bir iştir arkadaşlar. Hâkimlik birikim ister, kendisine güven ister, vicdan ister. Hele Türkiye’de, hele AKP iktidarının iktidar olduğu bir dönemde hâkimlik yapmak çok zordur. Yurttaş, güçsüz yurttaş gücünü yargıdan alır. Hâkim güçsüz yurttaşın gücüdür, sığınacağı yerdir. Özellikle idareyle olan hukuksal davalarında, hukuksal problemlerinde idareye karşı bütün gücü bağımsız yargıdır. Ancak Cumhurbaşkanının kendi beğenmediği biçimde karar veren hâkimleri bile vatan haini ilan edebildiği bir ülkede hâkimlik yapmanın ne kadar zor olduğunu anlamak çok zor değildir.
Şimdi hâkimler ve savcılarımızla ilgili maaş düzenlemesinde “Yetmez ama evet.” diyebileceğimiz bir iyileştirme yapıyorsunuz ama adliyede görev yapanlar sadece hâkimler ve savcılar değildir. Burada zabıt kâtipleri, mübaşirler, yazı işleri müdürleri, icra memur ve müdürleri, cezaevlerinde cezaevi müdürleri, infaz koruma memurları, cezaevi öğretmenleri; bunların tümünün adliye personeli olduğunu düşünürseniz, bunların daha çok zor koşullarda görev yaptığını düşünürseniz, sadece hâkimler ve savcıların maaşlarında iyileştirmeye giderseniz diğerlerini mağdur etmiş olursunuz, hâkimleri, savcıları da tatmin etmemiş olursunuz. Çünkü kendisiyle birlikte çalışan insanların mağdur olduğu bir sistemi, mağdur edildiği bir sistemi hâkim ve savcılar da içine sindirerek kabul etmezler, edemezler.
Değerli arkadaşlar, AKP, her dönemde yaşadığımız gibi, toplumun ihtiyaçlarına göre yasa yapma değil, kendi gereksinmelerine ihtiyaç duyduğu zaman yasa yapma tekniğini sürekli uygular hâle gelmiştir. Bu yasa nereden çıkmıştır? Yani şimdi, Yargıtaydaki üye sayısını 516’ya, neredeyse 2 katından fazlaya, Danıştaydaki üye sayısını da 2 katından fazlaya çıkararak ne yapmak istemektedir?
Şimdi, bu teklifin gerekçesinde genel geçer sözler tekrar edilmekle birlikte diyor ki: “Türkiye’nin muhtaç olduğu şey Yargıtay ve Danıştayımızı içtihat mahkemesine döndürecek yapılanmayı sağlamaktır.” Yani bu gerekçeyle Yargıtay üyelerinin sayısını önce 250’den 387’ye, sonra da 387’den 516’ya çıkarıyor; yine, Danıştay üyelerini de hemen hemen 2 katına çıkarıyor.
Değerli arkadaşlar, elimde bir başka tasarı var, Sayın Başbakanın, şimdiki Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın 8/11/2007 tarihli bir tasarısı. Bu tasarının gerekçesinde de yine, hukukun üstünlüğü ve içtihat birliğinin gerçekleştirilmesinde Yargıtayın içtihat mahkemesi olması gerektiği gerekçesiyle, Yargıtay üye sayısının 250’den 150’ye indirilmesini, daire sayısının da indirilmesini istiyor. Yani aynı gerekçeyle önce Yargıtayın üye sayısını azaltmayı düşünüyorsunuz, daire sayısını azaltmayı düşünüyorsunuz, yine aynı gerekçeyle bu kez Yargıtayın ve Danıştayın üye sayısını ve daire sayısını 2’ye katlıyorsunuz. Bunu hangi akılla, hangi mantıkla, hangi vicdanla izah edeceksiniz? Bunun bir izahı yoktur arkadaşlar. Bunun izahı AKP’nin kendi taleplerine uygun bir yargı sistemi oluşturmasıdır; kendi yolsuzluklarını, kendi haksızlıklarını, kendi kusurlarını kapatmak için kendisine biat eden yargıçları bir tarafta toplayacak, onları karar mekanizmasının başına geçirecek ve kendini kurtarmaya çalışacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AHMET TOPTAŞ (Devamla)Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanı diyor ki: “Bir zalim sultanın emrindeki hangi yasayı uygularsanız uygulayın yurttaş zulüm altındadır.”
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
76 konuşma daha · 27 Kasım 2014