Anadolu turizm potansiyeli ve aksaray'ın turizm değerleri hakkında
Aksaray Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 122. Birleşim · 3. yasama yılı · 30 Haziran 2005 · 541 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Yaşar (AK Parti), 30 Haziran 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANADOLU TURİZM POTANSİYELİ VE AKSARAY'IN TURİZM DEĞERLERİ HAKKINDA); konuşma 541 kelime.
Ahmet Yaşar (AK Parti, Aksaray). “Anadolu turizm potansiyeli ve aksaray'ın turizm değerleri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 30 Haziran 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yasar-22-2005-06-30-anadolu-turizm-potansiyeli-ve-aksaray-in-turizm-degerleri-hakkinda (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AHMET YAŞAR (Aksaray)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anadolu'nun turizm potansiyeli ve Aksaray'ın turizm değerleriyle ilgili düşüncelerimi açıklamak üzere gündemdışı söz almış bulunuyorum; bu vesileyle, Yüce Heyeti sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.
Turizm; başlangıçta, yalnız, zevk için seyahat etme olgusunu tanımlayan bu terim, günümüzde, bu tür seyahate bağlı faaliyetlerin tümünü birden içine alır. Zevk için seyahat etme alışkanlığının geçmişi antik çağa kadar uzanır. Zengin Yunanlar ve daha da zengin Romalılar, sık sık kaplıcalara giderlerdi. Bu turizm hareketi orta çağda da, hac ziyaretleri, askerî seferler ve kaplıca işletmeciliğiyle sürdü. Rönesansta zevk için yapılan seyahatler arttı. 18 inci Yüzyılda, İngiltere'de de, Bath ve Dalmaçya kıyıları gibi, su kenarlarındaki şehirlere ilgiler arttı. Akdeniz kıyıları turistlerin uğrak yerleri olmaya başladı. 19 uncu Yüzyılda demiryollarının gelişmesiyle, turizmde gerçek bir patlama oldu. Turizmi rasyonel bir biçimde organize etme çabaları başladı. Bu yüzyılın ortalarında birçok turist organizasyonu yapan kulüplere, küçük ve orta büyüklükte otellerin yanına, birçok lüks otelin yapıldığına da tanık olundu.
Bütün bunlara rağmen, turizm, ancak, İkinci Dünya Savaşından sonra gerçek anlamda gelişti. 1944 yılında, Fransa'da, Turizm ve Çalışma Derneği kuruldu. Artık, kitle turizmi çağına girilmiş oldu. İnsan ömrünün uzaması, emeklilik yaşının indirilmesi, gelirlerin artması, haftalık çalışma sürelerinin kısaltılması, ücretli izin süresinin artırılması gibi olgular boş zamanların çoğalmasına yol açtı. Şehirlerde yaşayanların şehir sıkıntılarından kaçmak istemeleri turizmi hareketlendirdi. Bu şekilde sanayi toplumunun bazı özelliklerinden kaynaklanan turizm, Batılılar için temel bir ekonomik ve sosyal olgu haline geldi. İşte, bu talebi karşılamak için, devletler, ulusal turizm politikalarını yürürlüğe soktu. Hava taşımacılığının gelişmesiyle, turizmde de akıl almaz bir gelişme olmuştur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; turizm, ikiyüz yıllık geçmişi olan bir sektördür ve şu anda dünyada tüm sektörlerde durgunluk varken, turizm yüzde 5 civarında büyüyen bir sektördür. Turizm amaçlı seyahat eden insan sayısı dünyada 700 000 000 civarında ve takribi 700 milyar dolarlık bir parasal hacme sahip olup, dünyanın en büyük sektörüdür.
Turisti bir ülkeye çeken elbette çeşitli sebepler vardır. Bunların başında, gidilecek ülkenin güvenirliliği, ulaşımın kolaylığı, fiyatın uygunluğu, iklimin güzelliği, tarihî ve kültürel değerleri, doğal çevre güzellikleri, denizi, kumu, termal tesisleri, spor tesisleri, kayak tesisleri vesaire gibi çeşitli etkinlikler gelmektedir.
Türkiye'nin sahip olduğu doğal çevre güzellikleri, tarihî ve kültürel birikimi, uygarlıkların beşiği olması, dinlerin ve birçok medeniyetlerin yaşadığı bir ülke olması nedeniyle son derece önemli bir turizm merkezidir. Son yıllarda turizm alanında yapılan 36 milyar dolarlık yatırımla Türkiye'nin bu işe ne kadar önem verdiği de görülmektedir. Ancak, tüm bunlar yeterli midir; elbette, değildir. Türkiye'nin sahip olduğu turistik değerleri, her nedense, bugüne kadar hâlâ iyi anlatabilmiş değiliz. Ne kadar değerli turistik varlıklarınız olursa olsun, eğer bunları tanıtamamışsanız, yeterli turisti çekemezsiniz. Tanıtım için yeterli kaynağımız var ve bunu da harcıyoruz; ancak, maalesef, karşılığını alamıyoruz.
Bilimsel bir araştırma tezine göre, Türkiye, tanıtıma 2000 yılı itibariyle 61 000 000 dolar civarında harcamış, İspanya ise 63 000 000 dolar civarında harcamış. Türkiye, tanıtım için harcadığı 1 dolarına 125 dolar kazandırabilmiş, İspanya ise 1 dolarına 465 dolar kazandırmıştır. Bu, tanıtımın isabetli yapılmadığını gösteriyor. Turizm, ülkemiz için henüz çok genç bir sektördür. Bu yüzden, otellerimiz hem çok yeni hem de en son teknolojiyle donatılmıştır. Avrupa Birliğine en hazır sektör turizm sektörüdür; ancak, uygulanan fiyatlar son derece düşük olmasından dolayı arzu edilen gelir elde edilememektedir. Turizm sektöründen bizden çok pay alan ülkelerin bizim kadar turistik malzemeleri yoktur; ancak, iyi tanıtımla çok güzel turist çekmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
68 konuşma daha · 30 Haziran 2005