2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (devlet planma, türkiye istatistik, sermaye.bankacılık, gap bölge,dış ticaret, ihracatı geliştirme) dördüncü tur
Samsun Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 31. Birleşim · 2. yasama yılı · 6 Aralık 2007 · 570 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ahmet Yeni (AK Parti), 6 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI (DEVLET PLANMA, TÜRKİYE İSTATİSTİK, SERMAYE.BANKACILIK, GAP BÖLGE,DIŞ TİCARET, İHRACATI GELİŞTİRME) DÖRDÜNCÜ TUR); konuşma 570 kelime.
Ahmet Yeni (AK Parti, Samsun). “2008 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı (devlet planma, türkiye istatistik, sermaye.bankacılık, gap bölge,dış ticaret, ihracatı geliştirme) dördüncü tur”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 6 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yeni-23-2007-12-06-2008-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-devlet-planma-turkiy (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA AHMET YENİ (Samsun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 2008 yılı bütçesi üzerinde Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunun görüşlerini arz etmek üzere huzurlarınızdayım. Bu vesileyle, yüce milletimizi ve onun sayın temsilcilerini saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca düzenlenip denetlenen ve ülke ekonomisi açısından önemli bir rol oynayan bankacılık sektörünün bugün hangi noktadan ne seviyelere geldiğinden bahsederek başlamak istiyorum.
Bankacılık sektörümüzün özellikle son yıllarda geçirdiği değişim ve gelişim, rakamların dilinin ötesinde nitelik anlamda da bir zenginleşmeyi ifade etmektedir. Bilindiği üzere, 2002 yılı ve öncesinde yaşanan makroekonomik istikrarsızlıklar, Türk bankacılık sektörünü birçok yönden olumsuz olarak etkilemiştir. Sermayesi yetersiz çok sayıda banka, piyasadaki mevduatları toplayan, bu mevduatları yüksek faizlerle devlete ve grup şirketlerine borç veren, etkinliğin ve verimliliğin önemsenmediği, uluslararası rekabet etmek bir tarafa dış piyasalardan ancak yüksek faiz oranları ile borçlanabilen bir sektör durumundaydı. BDDK, finansal piyasalarda güven ve istikrarın sağlanması, kredi sisteminin etkin bir şekilde çalışması, tasarruf sahiplerinin hak ve menfaaetlerinin korunmasının yanı sıra, bankacılık sektörünü uluslararası standartlara taşımak gibi görevleri üstlenmiştir. 2003 yılından itibaren sağlanan makroekonomik ve siyasi istikrarla birlikte bankacılık sektöründe gözle görülür bir değişime yol açmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Türk bankacılık sektörü, gerçekleştirilen kapsamlı yeniden yapılandırma programı, sağlanan istikrar ve uygulanan kararlı politikalar sayesinde 2002 yılından bu yana belirgin bir şekilde büyümüş, yönetilebilir seviyedeki riskleriyle özel sektöre yönelik finansal aracılık işlevini daha iyi, etkin şekilde yerine getirmeye başlamış ve aktif-pasif yapısında çeşitliliği artırmıştır.
Geçtiğimiz beş yıllık dönem içinde yapılan yeni düzenlemelerin ve gelişmelerin bazılarını bilgilerinize sunmak istiyorum. 2004 yılında gerçekleştirilen kapsamlı yeniden yapılandırma ile başlangıçta izin, gözetim ve uygulama işlevlerinin ayrı ayrı örgütlendiği bir yapı yerine, bu işlevlerin kuruluşlar bazında bir arada yürütüldüğü daha bütünleşik bir yapıya geçilmiştir. 2005 yılında yürürlüğe giren yeni Bankacılık Kanunu uyarınca bankaların yanı sıra finansal kiralama, factoring ve tüketici finansmanı kuruluşları da BDDK’nın düzenleme ve denetim alanına dâhil edilmiştir. 2007 yılı ayrıca bankacılık sektörüne yönelik gözetim sistemini daha ihtiyatlı hâle getiren yeni araç ve yaklaşımların uygulamaya konulduğu bir yıl olmuştur.
Bugün, bankacılık sektörümüz çok bariz bir büyüme trendi içinde bulunmaktadır. Sektördeki bu trendin en belirgin göstergelerinden söz etmek istiyorum: 2001 yılı sonunda 173 milyar YTL olan aktif büyüklüğünün yüzde 213 oranında artarak 2007 Eylül ayı sonu itibarıyla 543 milyar YTL’ye ulaşmış olmasıdır. Kullandırılan kredilerin, aynı dönemde, yaklaşık 7 kat artarak 38 milyar YTL’den 266 milyar YTL’ye ulaşması toplam mevduatın 110 milyar YTL’den 336 milyar YTL’ye ulaşmasıdır. AK Parti İktidarlarında Türk lirası değer kazandığından dolayı, 2001 yılında toplam mevduatın yüzde 57’si döviz tevdiat hesabı iken bunun Eylül 2007 itibarıyla yüzde 36’lara gerilediği görülmektedir. Ayrıca, krizlerin ardından sektörde 125 bin düzeyine gerilemiş bulunan personel sayısı 163 bine ulaşmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; geçmişte hep birlikte müşahede ettik ve gördük ki 1999’dan 2000 yılı sonuna kadar iktidarda bulunan 57’nci Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti, DSP-MHP ve Anavatan Partisi Koalisyonu döneminde ülkemizde batan banka sayısı 20’yi aşmıştır. Bankacılık sektöründe büyük bir deprem yaşanmış, güven ve istikrar âdeta yok olmuştur. 2002 Kasımından itibaren AK Parti İktidarımız ve Hükûmetlerimizin gösterdiği siyasi kararlılık, alınan ekonomik tedbirlerle, ortaya çıkan bu enkazı ortadan kaldırma başarısını göstermiştir. Sektör yeniden güven ve istikrar kazanmıştır. Batan bankaların bir kısmı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilerek mevduat sahiplerinin hesapları, hak sahiplerinin alacakları korunmuş ve büyük ölçüde tahsilat yapılmıştır. İnsanımız adına, ülkemizin ekonomisini batıran hortumcu banka sahiplerinden hesapları sorulmaya devam edilmektedir. Onurla ve gururla ortaya koyduğumuz iktidarımız döneminde, geçmiş iktidarlar döneminden devreden ve kucağımızda bulduğumuz İmar Bankasının dışında hiçbir banka batmamış ve fona devredilmemiştir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
62 konuşma daha · 6 Aralık 2007