İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 94. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın açıklaması üzerine konuşması

Genel Kurul, 94. Birleşim · 2. yasama yılı · 18 Mayıs 2017 · 451 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Yıldırım (Halkların Demokratik Partisi), 18 Mayıs 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın açıklaması üzerine konuşması); konuşma 451 kelime.

Ahmet Yıldırım (Halkların Demokratik Partisi, Muş). “Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın açıklaması üzerine konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 18 Mayıs 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yildirim-26-2017-05-18-amasya-milletvekili-mehmet-naci-bostanci-nin-aciklamasi-uzerine-konusm (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=60677

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA AHMET YILDIRIM (Muş)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir buçuk yıl Plan ve Bütçe Komisyonunda çalışmış bir milletvekili olarak söyleyeyim, bu süre içerisine iki af sığdırıldı, alacaklar yeniden yapılandırıldı. Bugün, alacakların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili getirilen bir yasa tasarısı, torba yasa tasarısı on ay aradan sonra geliyor. On ay önce de sözüm ona son vergi affı, son borç affı veya borçların yapılandırılması yasa tasarısı buraya gelmişti. Dün Sayın Maliye Bakanı burada “Ben Bakan olarak söylüyorum, bu son olacak.” demişti. Bu sonun kaç aylık bir hükmümün olduğunu eğer burada bulunursak hep birlikte tecrübe etmiş olacağız.

Bir ülkede insanlar vergilerini ve borçlarını neden ödeyemezler? Bir ülkede insanlar kişiye, kuruma ya da devlete olan yükümlülüklerini neden yerine getiremezler? Türkiye’deki profile baktığımızda çok farklı gerekçelerin olduğunu ifade etmek isterim. Birincisi, gerçekten gelir düzeyinin ciddi anlamda düşmesi, gerek açlık gerek yoksulluk sınırının çok ciddi boyutlara ulaşmış olması; son iki yıllık çatışmalı ortamdan sonra insanların ya işini kaybetmesi ya da işini kaybetmeyenlerin alım gücünün düşmüş olması genel siyasi ve politik hakla ilgilidir.

Burada bilmemiz gereken önemli hususlardan biri de şudur: Yoksul halk devlete ve kurumlara olan yükümlülüğünü önemli oranda yerine getirirken buna mukabil özellikle büyük şirketlerin ve holdinglerin borçlarının yapılandırılması tasarısıyla karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha ifade etmek isterim. Emekçi, bütün alışverişini bir tüketici olarak esnafla temas ettiği ilk anda öder, vergisini dükkândan çıktığında ödemiş olarak çıkar, araba, konut alıyorsa tapusunu ya da araba ruhsatını aldığında vergisini ödemiş olur, aynı gelir vergisi gibi. Sabit gelirli emekçi, bir taşeron işçisi maaşını, bordrosunu aldığında maaşının yani gelirinin borcunu ödemiş olarak arta kalan bölümü alır. Oysa holdingler açısından durum böyle değildir. Bakın, 2017’nin ilk dört ayıyla ilgili olarak Maliye Bakanlığının verileri üzerinden bazı rakamları dile getireceğim: 2017 Nisanında 71,2 milyar katma değer vergisi tahakkuk ediliyor yani 71,2 milyar, eski deyimle 71,2 katrilyon KDV tahakkuku var. Peki, buna karşılık tahsilat nedir? Tahsilat ise 17,5 milyar. Yani, tüketici, yoksul halk, emekçi dükkâna, çarşıya, pazara, esnafa, tapuya veya otomobil almaya gittiğinde 71 milyar vergiyi ödemiş ama bunun devletin kasasına aktarımı sadece yüzde 25’le sınırlı kalmıştır. 53,3 milyar, palazlanmış olan büyük şirketlerin, büyük esnafın ve holdinglerin kasasında kalıyor. Çünkü, tahakkuk edilmesi demek alışveriş esnasında katma değer vergisinin alınmış olması, tahsil ise devlete aktarımıdır. Şimdi biz soruyoruz: Giyimde, gıdada, bütün mal ve hizmetlerin alımında; konutta, arabada, ekmekte, tişörtte, gömlekte, kravatta, ayakkabıda anında vergisini ödersiniz, KDV’sini ödersiniz ve bu ilk dört ayda 71,2 milyar. Peki, esnaf bunu aldı da 17,5 milyarını aktarıyor devletin kasasına, geri kalan 53,3 milyarı nerede, bunu soruyoruz. Ya, değilse biz mal ve hizmetimizi aldığımızda vergi ödememezlik yapmıyoruz. Temel açmaz buradadır. Burada yoksul, emekçi, dar gelirli olan devlete olan yükümlülüğünü önemli ölçüde yerine getirmektedir ama buna karşılık, devlete iletmek üzere halktan alınmış olan vergiler, büyük esnafsa…

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

67 konuşma daha · 18 Mayıs 2017

67 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook