İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 41. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik'in 503 sıra sayılı 2018 Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı ile 504 sıra sayılı 2016 Yılı Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'nın yedinci tur görüşmelerinde Hükûmet adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

Genel Kurul, 41. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Aralık 2017 · 209 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ahmet Yıldırım (Halkların Demokratik Partisi), 18 Aralık 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik'in 503 sıra sayılı 2018 Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı ile 504 sıra sayılı 2016 Yılı Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'nın yedinci tur görüşmelerinde Hükûmet adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 209 kelime.

Ahmet Yıldırım (Halkların Demokratik Partisi, Muş). “Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik'in 503 sıra sayılı 2018 Yılı Bütçe Kanunu Tasarısı ile 504 sıra sayılı 2016 Yılı Kesin Hesap Kanunu Tasarısı'nın yedinci tur görüşmelerinde Hükûmet adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 41. Birleşim tutanağı, 18 Aralık 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ahmet-yildirim-26-2017-12-18-avrupa-birligi-bakani-omer-celik-in-503-sira-sayili-2018-yili-butce-ka (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=64949

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AHMET YILDIRIM (Muş)Sayın Başkan, ben sadece kayıtlara geçsin diye söylüyorum.

Şüphesiz, bu ülkede yaşayan 80 milyon civarındaki insanın hepsi, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız; bundan bir rahatsızlık duymuyoruz. Ancak, şimdi bizim arkadaşlar seçilmiş belediyeler üzerinden Kürt halkının iradesine saldırı olduğu gerçeğini dile getirirken şu nasıl olur da ırkçılık olarak algılanır?

Şimdi, evet, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız ama belli etnik kökenler belli coğrafyalarda yoğunlukta yaşamaktadır. Siyasal olarak onların örgütlenme hâline bu siyasi iktidar sistematik bir saldırı düzenleyince doğal olarak biz bunu o halkın iradesine bir saldırı olarak algılıyoruz. Yoksa, hiçbir şey yokmuş, hiçbir şekilde siyasi soykırım operasyonları, siyasi örgütlülüklerin derdest edilmesi süreci yaşanmıyor da biz durup dururken gündeme getiriyoruz.

Şununla tamamlamak istiyorum: Altı gün önce şu Parlamentonun üzerine bir kara leke olarak düşen, bir milletvekillimizin düşünce ve ifade özgürlüğüne saldırı olarak algıladığımız bir sözcüğün, “kürdistan” sözcüğünün kullanılmasına eğer o ceza verilmemiş olsaydı ne bizde ne halkımızda ne de bizi destekleyenlerde böyle bir alerjik durum gelişmeyecekti, böyle bir hassasiyet ortaya çıkmayacaktı. Bakın bunları tetikleyen yasakçı zihniyettir. Bunları tetikleyen cezacı yöntemlerin özellikle bu ülkenin belli bir bölümüne karşı, onun örgütlü gücüne karşı, onun siyasi iradesine karşı çok kolay devreye sokulması hâlidir.

Eğer biz böyle çok kolay ceza verme hâlinden, yasakçılıktan vazgeçersek ülke daha fazla rahatlayacak, ülke daha kolay normalleşecektir diyorum.

Teşekkürler.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

88 konuşma daha · 18 Aralık 2017

88 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook