İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 114. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türkiye radyo ve televizyon kanununda değişiklik yapılması hakkında, (s.s.219)

Akif Akkuş

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 114. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Haziran 2008 · 885 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Akif Akkuş (MHP), 5 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE RADYO VE TELEVİZYON KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA, (S.S.219)); konuşma 885 kelime.

Akif Akkuş (MHP, Mersin). “Türkiye radyo ve televizyon kanununda değişiklik yapılması hakkında, (s.s.219)”. TBMM Genel Kurulu, 114. Birleşim tutanağı, 5 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2008-06-05-turkiye-radyo-ve-televizyon-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA AKİF AKKUŞ (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 219 sıra sayılı TRT Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın 8’inci maddesi üzerinde MHP Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, zaman geçiyor, teknoloji ilerliyor. Bu ilerleyen teknolojiyle, özellikle dinleme konusunda, izleme konusunda birtakım yeni tekniklerin uygulandığı malum ve geçtiğimiz iki günde bunları burada uzun boylu tartıştık. Tabii, bu tekniği kullanmayacak mıyız, gelişen teknolojiden istifade etmeyecek miyiz? Elbette edeceğiz ama bunların mutlaka kontrollü bir şekilde yapılması gerekir diye belirtiyorum.

Bugün, TRT, gerçekten birçok programa imza atan bir kurumumuz. Şöyle bir şey hatırlıyorum: 1971 yılında bir genel müdür, Türkiye radyosunu bütün Orta Doğu’dan dinlenebilir hâle getirmişti ve bu, Türkiye’de, Türk insanları arasında sevindirici bir olay olarak karşılanmıştı. Yani bugün düşünün, radyonun bütün Orta Doğu’da dinlenmesi bizi sevindiriyor idi. Elbette ki televizyonlarımızın, TRT’nin kontrolünde olan televizyonlarımızın bütün dünyadan izlenmesi ve dinlenmesi bizi sevindirir.

Bu yasadaki 8’inci maddeyle, 2954 sayılı TRT Kanunu’nun 50’nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, ikinci paragrafının değiştirilmesi ve (ı), (i), (j) bentlerinin eklenmesi düşünülmektedir. Şimdi, bunlar üzerinde kısaca duracağım.

(g) bendinin ikinci maddesiyle 10 genel müdür müşaviri istihdamı getirilmektedir. Tabii bu, 10 genel müdür müşaviri daha önceki uygulamada da mevcuttu. Bilindiği gibi müşavir, özel bilgi ve ihtisasa sahip kişi anlamına gelir. Ancak ülkemizde müşavir çoğu zaman özel bilgi ve becerisinden istifade edilen kişi olmayıp daha ziyade genel müdür veya genel müdür muavinlerinin görevden alınmasıyla yargı kararlarından kurtulmak için idarenin uyguladığı bir istihdam yolu olup genelde kızak kadrolardır. Bunlara Maliye Bakanlığında “66 numara” adı verilmektedir. Neden acaba? Çünkü bunlar Kızılay’daki 66 numaralı binaya gelirler, otururlar, sohbet ederler, gazeteleri okurlar, hiçbir iş görmeden geri giderler, bu yüzden bunlara “66 numara” adı verilmiştir.

Yetişmiş insanların kızak kadroya çekilmesi, bilgi ve becerilerinden istifade edilmemesi, âdeta kaderlerine terk edilmesi ülke kaynaklarının uygun olmayan yerlerde heba edilmesine sebep olmaktadır. Bu yüzden, 10 adet genel müdürlük müşaviri kadrosunun en az yarısının iptal edilmesi ülke yararına olacak ve heba olan bilgi ve beceriden istifade edilmesini sağlayacaktır. Ayrıca bir taraftan personel harcama kadrosu olan müşavirlik, bir yandan da yandaş için arpalık olarak kullanılmaktadır. Kısaca, garip gurebanın hakkı ziyan edilmektedir.

Değerli milletvekilleri, bu maddeye eklenen (ı) bendi ile TRT’de 5620 sayılı Kanun’un 1’inci maddesi (a) bendine göre sözleşmeli personel istihdamı söz konusu olabilecektir. Bunlar Kurumda radyo-televizyon yayını, yapım, teknik ve bilişim hizmetlerini yürütmek üzere istihdam edilecek ve sayıları 300 kadar olacak. Bu personel –dikkat edin- bu personel- Kurumca yapılacak bir sınavla istihdam edilecektir.

Değerli milletvekilleri, ülkemizde ister sürekli isterse geçici olarak atansın, kamu personeli, ÖSYM tarafından yapılacak imtihanla tespit edilirken, özel kanunla kurulmuş olan TRT için bu usul göz ardı edilmektedir. Bu da, kamuoyunda, buraya alınacak personelin eş dost veya yandaş olacağı kanaatini kuvvetlendirmektedir ki, bu, son derece sakıncalar doğuracak ve vatandaş-devlet ilişkisini zayıflatacaktır. Dolayısıyla, imtihanın ÖSYM tarafından yapılması yönünde bir değişiklik mutlaka getirilmelidir. ÖSYM bu konuda, tabiri caizse, imtihanını vermiş kurumlarımızdan birisidir, bundan istifade edilmesi gerekir. Yahut buraya alınacak personelin, TRT çalışanları arasından bilgi, beceri ve eğitim durumu dikkate alınarak yükseltilme yoluyla istihdam edilmesi söz konusu olmalıdır diyorum.

Öte yandan, bu şekilde istihdam edilmek istenen personele ödenecek ücret de oldukça dikkat çekicidir. Yasaya göre istihdam edileceklerin ücretleri “657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 4 üncü maddesinin (B) fıkrasına göre istihdam edilenlere uygulanan sözleşme ücreti tavanının dört katını geçemez” denilerek, bunlara ödenecek ücretin, sözleşme ücretinin 4 katına kadar çıkarılabileceğini ortaya koymaktadır ki bu, âdeta ballı börek olarak nitelendirilmekte, vatandaşlarımız arasında bu şekilde değerlendirilmektedir. Bu kişilere ödenecek ücret herhâlde hesap edilmiştir. Ne kadar olduğunun burada açıklanmasını talep ediyorum. Sayın Genel Müdür de burada, diğer personel de burada, bunlar herhâlde bunu tespit etmişlerdir, bize açıklarlarsa memnun oluruz.

Değerli milletvekilleri, bu şekilde istihdam edilenler, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu hükümlerine tabi oluyor ancak işçi sayılmıyor. Yani 506 sayılı Sigortalar Kanunu’na tabisiniz ama işçi değilsiniz deniliyor. Bu da, tabii pek anlaşılır gibi görünmüyor, çünkü işçi sayılmayan kişilerin sosyal sigortalar sistemine tabi oluşları da bu şekilde oldubittiye getirilmek isteniyor.

1990 yılında uygulamaya konulan Sözleşmeli Personel İstihdam Kanunu birçok kamu personelinin sözleşmeli statüye yüksek ücretle geçmesine sebep olmuş, bu da çalışanlar arasında ücret farklarının doğmasına yol açmış ve olumsuzlukları beraberinde getirmiştir. Bu yasayla TRT ve kamuda aynı olayları yaşamamız söz konusu olacak ve eş dost genellikle haksız bir şekilde yüksek ücretle kamu görevine getirilecektir diyorum.

Değerli milletvekilleri, birçok kurumumuzda olduğu gibi TRT’de de personelin yurt içinde -geçici görevli- memuriyet mahalli dışında görevlendirilmesi söz konusu olmaktadır. Birçok kurumda bunu defaatle görüyoruz. Bu yasa tasarısına göre 6245 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesinde “On günlük sınırlama dikkate alınmaz.” denmektedir. Böyle bir uygulama Anayasa’nın 18’inci maddesine aykırıdır. Çünkü bu görevlendirmeler, memuriyet mahalli dışında özellik isteyen işler olduğu ve gönül rızası ile olduğu gibi sürgün tabir edilen ve elemanın isteği dışında yapılan ve idarenin bir ceza uygulaması hâline de gelebilmektedir.

Dolayısıyla biz burada bu şekildeki görevlendirilecek personelin istemiyorsa gitmesine bu kanunla mâni olmalıyız. Çünkü çıkartacağımız yasalar mutlaka vatandaşlarımızı, çalışanları memnun etmeli, onların gönüllerini hoş etmeli. Bu yüzden, bir elemanın memuriyet mahalli dışına on günden daha fazla gönderilmesi bir zorlama, bir angarya olacaktır. Bu da devletin gücünü elinde bulunduran idarenin insan hak ve hukukunu, iradesini gasbetmesi demektir. Dolayısıyla, memuriyet mahalli dışında, ilgilinin istememesi hâlinde, on günü geçmeyecek şekilde düzenlenmesi yerinde olacaktır ve buna dikkat etmemiz gerekiyor.

Bu yasa ile yeniden yapılandırılmak istenen TRT’nin Türk milletinin kurumu olması yerine AKP’nin kurumu hâline getirilmesi gözetilmektedir.

Sayın milletvekilleri, devletin bir kurumunun çalışanlarını tedirgin etmeye, onların mutluluğunu örselemeye kimsenin hakkı bulunmamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

53 konuşma daha · 5 Haziran 2008

53 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook