İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 6. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

2009 yılında istanbul şehrinde yapılacak beşinci dünya su forumunun organizasyonu ile katma değer vergisi kanununa bir geçici madda eklenmesi (s.s. 214)

Akif Akkuş

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 6. Birleşim · 3. yasama yılı · 15 Ekim 2008 · 421 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Akif Akkuş (MHP), 15 Ekim 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILINDA İSTANBUL ŞEHRİNDE YAPILACAK BEŞİNCİ DÜNYA SU FORUMUNUN ORGANİZASYONU İLE KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNUNA BİR GEÇİCİ MADDA EKLENMESİ (S.S. 214)); konuşma 421 kelime.

Akif Akkuş (MHP, Mersin). “2009 yılında istanbul şehrinde yapılacak beşinci dünya su forumunun organizasyonu ile katma değer vergisi kanununa bir geçici madda eklenmesi (s.s. 214)”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 15 Ekim 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2008-10-15-2009-yilinda-istanbul-sehrinde-yapilacak-besinci-dunya-su-forumunun-or (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AKİF AKKUŞ (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 214 sıra sayılı Su Forumu ile ilgili yasanın 4’üncü maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, geçen haftadan itibaren Su Forumu ile ilgili konuşmalar yapılmakta ve bu konuşmalar sırasında suyun insan için, insanlık için, dünya için ve ülkemiz için ne kadar önemli olduğunu sık sık arkadaşlar dile getirdi. Dolayısıyla böyle bir nesne adına bir su forumunun düzenlenmesi ve bunun İstanbul’da yapılması son derece uygun bir durum, son derece uygun bir olaydır. Ancak biz burada Türkiye olarak, Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak bu Su Forumunda savunmamız gereken politikalar nedir, bu politikalar ne olmalı, bunlar üzerinde daha fazla durmalı ve bunları ortaya koymalıyız. Bunları da Su Forumuna katılacak ve orada söz alacak gerek yetkililerimizin gerekse de şahsı adına söz alanlarımızın bu şekilde değerlendirmesi gerekir.

Bu konu millî bir duruşla ele alınmalı ve bu konuda milletvekillerimize detaylı bilgiler verilmelidir. Diyeceksiniz ki “millî duruş ne?” Yani bu suyun bu milletin öz değerlerinden biri olduğunun bilincine vararak bunu değerlendirmemiz ve bu Foruma böyle hazırlanmamız, böyle katılmamız gerektiğini belirtiyorum. Ülkemiz kendi iç kaynakları bakımından yeterli suya sahip gibi görünmekle beraber, bu su noksanlığı, su kıtlığı özellikle büyük şehirlerimizde yıllardan beri şehir yönetiminin en önemli konularını teşkil etmiştir. Bugün, bakıyoruz, İstanbul’a Melen Irmağı’ndan su götürülüyor yaklaşık 200 kilometre yahut Istıranca Dağları’ndan su getiriliyor 100 kilometrenin üzerinde. Tabii, bu sular getirilerek İstanbul’un sıkıntıları gideriliyor. Peki, o bölgeler birtakım sıkıntılar içerisinde kalmayacak mı? Trakya’ya gidenleriniz mutlaka olmuştur. Ergene Nehri’nde özellikle Uzunköprü civarından geçerken yoğun bir kokuyla karşılaşıyorsunuz, hoş olmayan bir kokuyla karşılaşıyorsunuz. Nedir bu koku arkadaşlar? Bu, şehirlerimizden atık suların gelişigüzel bir şekilde Ergene Nehri’ne boşaltılmasından kaynaklanmaktadır ve bu, maalesef, o yörede yaşayan insanların hayat standardını bence düşürmektedir. Bunlara da birtakım çareler bulunmalı.

Dünyanın her yerinde bir sulama ve kullanma tarzı vardır. Bugün suya ihtiyaç, kişi başına düşen suyun… Hatta kişi başına düşen su günümüzde gelişmişlikle ilgili değerlendiriliyor. Eğer bir ülkede bir kişi ortalama olarak günde 85 litrenin altında su kullanıyorsa o ülke geri kalmış ülke, 85 litrenin üzerinde ise o ülke de kalkınmış ülke olarak nitelendirilebiliyor.

Tabii bu konuda söylenecek birçok şey olmakla beraber ben burada şunu belirtmek istiyorum: Sınıraşan sular diye bir konudan bahsettik. Bugün, biliyorsunuz, özellikle Birleşmiş Milletler Dünya Su Konseyi kuruldu. Bu Su Konseyi sınıraşan suları ele alıyor, dikkate alıyor. Peki, bu sınıraşan sular dün yok muydu? 2000 yılında kurulan bir konseyle bu gündeme getirildi. Vardı elbette, ama su ihtiyacı biraz daha azdı. Ancak şunu belirteyim: Su Konseyinin üzerinde durduğu en önemli akarsulardan ikisi Fırat ve Dicle Nehirleriydi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

51 konuşma daha · 15 Ekim 2008

51 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook