İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 33. BİRLEŞİM · PAZAR

2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)

Akif Akkuş

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 33. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Aralık 2008 · 1.071 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Akif Akkuş (MHP), 21 Aralık 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ (S.S.312) 2007 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI İLE MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ KAPSAMINDAKİ İDARE VE KURUMLARIN 2007 BÜTÇE YILI KESİN HESAP TASARISI (S.S.313)); konuşma 1.071 kelime.

Akif Akkuş (MHP, Mersin). “2009 yılı merkezi yönetim bütçesi (s.s.312) 2007 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı ile merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki idare ve kurumların 2007 bütçe yılı kesin hesap tasarısı (s.s.313)”. TBMM Genel Kurulu, 33. Birleşim tutanağı, 21 Aralık 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2008-12-21-2009-yili-merkezi-yonetim-butcesi-s-s-312-2007-yili-merkezi-yonetim (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

MHP GRUBU ADINA AKİF AKKUŞ (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı’nın dokuzuncu turunda Yükseköğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürlüğü bütçesi ve Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi bütçesi hakkında Milliyetçi Hareket Partisi Grubu ve şahsım adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Değerli milletvekilleri, ülkemiz, nüfusu hızla artan ülkelerden birisidir. Nüfusun hızlı artışına bağlı olarak, genç nüfusun büyük nüfus grubunu oluşturduğu da gözlenmektedir. Bu cümleden olmak üzere, gençliğin geleceğe hazırlanması en önemli uğraşlarımızdan biri olmalıdır. Gençliğin yetiştirilmesinde ve eğitilmesinde ilköğretimden üniversite eğitimine kadar onların barınma ve beslenme konusu da büyük önem arz etmektedir. Ülkenin en iyi çalışan kurumlarından birisi olan Yurtlar Kurumu bu konuda hükûmetlerin müsaadesi ölçüsünde üzerine düşeni yapmaya çalışmaktadır. YURTKUR öğrencilere kredi ve barınma imkânı vererek bu çalışmaları yerine getirmektedir. Bugün YURTKUR öğrenci yurtlarında 210 bin yatak bulunmaktadır. Ancak, 277 bin civarında yeni kayıtla öğrenci kabul eden üniversitelerimize giren her öğrencinin yurtlara yerleşmesi söz konusu olmamaktadır. Özellikle, yeni kayıtla üniversitelere gelen öğrencilerin çevreye yabancı olmaları ve hayatının yeni bir aşamasında bulunmaları bu çocuklarımızı bir kısım olumsuz organların eline düşürmekte ve ülkenin kendisinden beklediği faydayı sağlamaktan uzaklaştırmaktadır. Bu organlar, işte hemen hemen hepimizin bildiği cemaatler, birtakım çeteler vesaire gibi kurumların ellerine düşmektedir.

Değerli milletvekilleri, YURTKUR, ayrıca 760.431 öğrenciye burs ve öğrenim kredisi vermektedir. Burs, öğrenim kredisi miktarının 2009 yılında 180 YTL olarak ödenmesi, ödenecek olması daha doğrusu, AKP Hükûmetinin yaptığı olumlu işlerden birisidir. Fakat bu miktarların da yeterli olmadığı ve bu miktarın 250 YTL’ye yükseltilmesinin bir zorunluluk olduğu dikkate alınmalıdır. 2,5 milyon civarında gencimizin yükseköğrenim aldığı düşünüldüğünde, acilen yeni uygulamalarla bu sayının hızla en az 2 katına çıkartılması gerekmektedir. Çünkü toplumumuz gittikçe fakirleşmekte, özellikle AKP iktidarlarında bu son derece belirgin hâle gelmiş bulunmaktadır ve aileler çocuğuna para gönderemez hâle gelmiş bulunmaktadır. 2 milyar 24 milyon 372 bin YTL olan 2008 ödeneğinin 2009’da 2 milyar 400 milyon 696 bin YTL olması Hükûmetin böyle bir niyetinin olmadığını göstermektedir. Yükseköğrenim gençliği yine simit çayla karnını doyuracak ve sağlıklı olmayan şartlarda, daha çok bodrum katlarında, yüksek kira ücretleriyle barınmaya çalışacaktır. Bunun için demek ki yurt sayısının hızla artırılması gerekmektedir. Özellikle, yeni açılan üniversitelerimizin bulunduğu yerlerde yurt ihtiyacı, barınma ihtiyacı had safhada bulunmaktadır. Mesela Osmaniye’de böyle bir sıkıntının had safhada olduğu belirtilebilir.

Yurtlar öğrencilerin spor yapmasına uygun alanlarla donatılmalı ve onların enerjik, akıl ve ruh sağlığı düzenli olacak şekilde yetişmeleri sağlanmalıdır. YURTKUR yurtlarının eğitimin tatil edildiği yaz aylarında da öğretmen, öğrenci ve vatandaşlara tahsis edilmesi onun daha faydalı bir şekilde kullanılmasına yardımcı olacaktır. Kısaca, gençler devlete emanet edilmişlerdir. Devlet bu gençlerin geleceği olduğunu düşünmeli ve onları buna göre yetiştirmelidir.

Değerli milletvekilleri, burs, öğrenim kredisi miktar ve sayısının artırılması yanında, yurtlardaki şartlar da iyileştirilmeli ve gençlerimizin barınma ve beslenmesine gereken özen gösterilmelidir. Günümüzde belediyelerin birçoğu yükseköğrenim gençliğine miktarı düşük olmakla beraber çok sayıda burs vermektedir. Bu bursların verilmesinde mutlaka birtakım kriterler bulunmaktadır ancak her zaman popülist politikalara alet edilmesi ihtimali unutulmamalıdır.

Peki, ne yapılsın, belediyeler burs vermesin mi? Versin ancak bu öğrenciler YURTKUR kriterlerine göre seçilsin ve seçilen bu öğrencilere burs imkânı sağlansın, hatta burslar yine belediyeler aracılığı ile dağıtılsın. Aksi takdirde bazı iyi niyetler ve iyi niyetliler istismar edilir ve suçlama ile karşı karşıya kalabilir. Bu şekilde yapılması daha adil ve güvenli olacaktır.

Ayrıca kredilerin geri ödenmesinde de bir kısım toleransların ortaya konması gerekiyor. Krediler mutlaka geri ödenmeli ve ödenen bu krediler yeni krediler hâline dönüştürülmelidir. Fakat öğrenimini tamamlayan her gencin iki yıllık süre içerisinde yeterli bir iş bulması mümkün olmayabilir. Bu yüzden bu geri ödemeler, ekmeğe muhtaç gençlerden, iş bulduğu zaman geriye ödenecek şekilde düzenlenmelidir. Hatta üniversiteyi bitirip iş bulamayan ancak iş kurmak isteyen gençlere küçük iş kurma kredileri verilmesi uygun olacaktır. Yani sadece onların diploma almasını sağlamak yeterli değildir diyorum ve üniversiteyi bitiren bu gençlerimize de mutlaka sahip çıkılması gerektiğini belirtiyorum.

Değerli milletvekilleri, konuşmamın ikinci kısmı olan ÖSYM üzerinde de kısaca durmak istiyorum. Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği esaslar dâhilinde, yükseköğretim kurumlarına alınacak öğrenciler ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu personel için sınavları hazırlayan ve yapan bir merkezimizdir. Ayrıca öğrenci istekleri dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulunun tespit ettiği esaslara göre değerlendiren, öğrencilerin üniversiteye yerleştirilmelerini sağlayan, bu faaliyetlerle ilgili araştırmalar yapan Yükseköğretim Kuruluna bağlı bir kuruluştur. 2008 yılında genel bütçeden aldığı pay 145 milyon 581 bin TL olan Merkeze 2009 yılı bütçesinden de 150 milyon TL ayrılmış bulunmaktadır. Bu bütçe artışıyla Merkezin yukarıda belirtilen işleri eksiksiz yapması söz konusu değildir ancak Merkezin öğrenciden imtihan vs. karşılığı aldığı ücret bu miktarı bir miktar artırmaktadır. Tabii, ÖSYM sınavına giren öğrencilerin birçoğu da yine bu milletin fakir öğrencileridir; bu yüzden, öğrencilerden alınan ücretin aşağıya çekilmesi, elbette ki bütçe imkânlarının, ödeneğinin artırılmasıyla mümkün olacaktır. ÖSYM, zaman zaman üniversite imtihanlarında bazı olumsuzluklar yaşansa da ülkemizin yine de en başarılı ve saygın kuruluşlarından birisidir.

Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz yıl ÖSYM’ye başvuran öğrenci sayısı 1 milyon 531 bin 184’tür. Bunların bir kısmı elbette ki üniversitelere kayıt yaptırma hakkını kazandı ama büyük bir kısmı üniversitelere kayıt yaptırma hakkını kazanamadı. Buradan bakıldığında üniversitelere talebin oldukça fazla olduğunu görüyoruz. Yani 265 bin civarında öğrencinin kayıt hakkı kazandığını görüyoruz ki, demek ki talebin büyük bir kısmı karşılanamamış ama üniversiteye gitmek isteyen gençlerimizin sayısı bir hayli fazla.

Yeni açılan, ancak, rektörü, rektör yardımcısı ve genel sekreteri bir odaya yerleşen üniversitelerimiz bu arzuyu karşılamaktan çok uzaktır. Bunun için gelişmiş üniversitelere daha çok bölüm açılarak daha çok öğrenci alınmalı, üniversite ödenekleri yeterli hâle getirilmeli ve Tarsus gibi büyük ilçelerimize bir an önce yeni üniversiteler açılmalıdır. Bu konuda Milliyetçi Hareket Partisi olarak bir önerge vermiştik ama bu önergemiz maalesef itibar görmedi.

Böylece ÖSYM kanununda yapılacak yeni düzenlemelerle yani imtihan ve üniversiteye girişte yapılacak değişikliklerle üniversiteye giriş kolaylaştırılmalıdır. Hâlihazırda Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 12 kadarı üniversite eğitimi almıştır. Hâlbuki her zaman mukayese yaptığımız OECD ülkelerinde bu oran, bunun 3 katından daha fazladır. Nüfusumuzun yükseköğretimli olması, sosyal ve siyasi yapıyı olumlu yönde değiştirecek…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlayınız.

AKİF AKKUŞ (Devamla)Teşekkür ederim.

… ekonomik alanda da ülkemizin gelişmiş ülkeler safına hızla katılmasını ve gelişmiş ülkelerin pazarı olmaktan kurtulmasını sağlayacaktır.

Netice olarak, her isteyen üniversiteye girebilmeli, üniversite girişleri imtihansız olmalı ve ülkenin genç, dinamik insan kaynakları ülke kalkınmasında kullanılmalıdır.

Bu bütçe birçok eksikliği bulunan bir bütçedir. Ayrıca kriz dikkate alınmadan hazırlanmış olmalıdır. Hükûmet her türlü olumsuzluğu olumlu gösterme gayreti içindedir. Bu popülist politikalar ülkeyi bu hâle getirdi. Kriz hiçbir zaman fırsat olarak düşünülmemeli ve ona göre tedbirler alınmalıdır.

Değerli milletvekilleri, çıkan iktidar milletvekili arkadaşlarımız bütçe hakkında da, Hükûmetin ve AKP İktidarının yaptıkları hakkında da sitayişli bir şekilde, abartılı bir şekilde konuşuyorlar. Gaziantep Milletvekili…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 21 Aralık 2008

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook