İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 16. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)

Akif Akkuş

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 16. Birleşim · 4. yasama yılı · 11 Kasım 2009 · 428 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Akif Akkuş (MHP), 11 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 428 kelime.

Akif Akkuş (MHP, Mersin). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 11 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2009-11-11-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AKİF AKKUŞ (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 321 sıra sayılı Türk Borçlar Kanunu Tasarısı’nın 54’üncü maddesiyle ilgili vermiş olduğumuz önerge üzerinde konuşmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri, çeşitli nedenlerle farklı olaylara bağlı olarak bedensel zararların ortaya çıktığı malumunuzdur. Herhangi bir olayda ortaya çıkan bedensel zarar, kişiye birtakım sıkıntılar verecektir. Bu sıkıntıların başında da bedensel zararın ortadan kalkması gerekecektir. Bunun için zaman zaman büyük miktarda tedavi giderlerine ihtiyaç olacaktır.

Bugün vatandaşlarımız o kadar fakirleşti ve yoksullaştı ki bedensel aksaklıklardan doğan masrafları ödeyebilmekten çok çok uzaklaştılar. Bu yüzden, bu tür sağlık giderlerinin karşılanabilmesi için ülkemizde yeşil kart uygulaması yapılmaktadır. Ancak yeşil kart uygulamasında birçok aksaklık söz konusudur ve bunların mutlaka hak hukuk çerçevesinde ele alınması, çözülmesi gerekmektedir.

Yeşil kartın alınması için birçok işlem gerekmekle beraber, bir kısım vatandaş buna kolayca sahip olurken bir kısmı güçlükle almakta, hatta alamamaktadır. Yani herkesin yeşil kart alması da bu manada söz konusu değildir.

Yine, bildiğiniz gibi, Çukurova, Antalya, Ege şehirlerimiz göçle, gelmiş vatandaşlarımızın herhangi bir mülkünün bulunmadığı şehirler. Belki kendisinin daha önce yaşadığı yerlerde anadan, babadan kalmış bir miktar mülkü de bulunabilir. Ancak, bu geldiği yerde olmamasından dolayı kolayca yeşil kart alabilirken, oranın yerlisi vatandaşlarımız, anne veya babasından 2-3 dönüm toprak kalmış… Ama “Ederi ne bunun?” derseniz, 3-4 milyar lira, bugünkü anlamıyla söyleyecek olursak. Bu kişiye zinhar yeşil kart verilmiyor. Niçin? Diyor ki: “Senin toprağın var, arazin var.” Yani, bu bakımdan yeşil kart edinimini dikkate aldığımızda diyebiliriz ki: Maalesef, vatandaşlarımıza çifte standart uygulanmakta.

Yeşil kart sayısının dokuz buçuk milyon civarında olduğu belirtiliyor. Hâlbuki, bu, vatandaşın malının miktarı hesap edilerek ortadan kaldırılabilecek bir aksaklıktır. Yani, 2 milyar lira, 3 milyar lira, 5 milyar lira değeri olan bir arsası var diye bu vatandaşlarımıza yeşil kart vermemekten mutlaka uzaklaşmalıyız, bunların da yeşil kartı olmalı. Çünkü, belirttiğim gibi, onun bir hastalığı, bir aksaklığı, bedensel bir aksaklığı o mal varlığından çok daha fazlasını gerektirebilecek durumdadır. Aksi takdirde, vatandaşlarımız buna gerçekten kafalarını takmakta ve son derece üzülmektedirler. Devlet vatandaşa sahip çıkmak zorundadır. Tedavi giderleri de bir şekilde karşılanmalıdır.

Bedensel zararlar aynı zamanda vatandaşın kazancının azalmasına yahut tamamen ortadan kalkmasına da sebep olabilir. Kazanç azalmasının veya ortadan kalkmasının da mutlaka ödenmesi veya tazmin edilmesi sağlanmalıdır. Genellikle bedensel zarardan ortaya çıkan kazanç zararları dikkate alınmaz ve bu bir şekilde ödenmeyen bir aksaklık olarak daima varlığını sürdürür. Zarara uğrayan kişi aynı zamanda ekonomik etkinliğini de kaybedebilir. Basın-yayın haberlerinde bunun birçok örneğiyle karşılaştığımız gibi çevremizde de bu şekilde bedensel zarara uğrayarak işini kaybeden ve ekonomik geleceği ortadan kalkan vatandaşlarımız bulunmaktadır.

Değerli milletvekilleri, kanunların hazırlanması ve uygulamaya geçmesi aşamasında emek, zaman ve maddi birçok çaba harcanmaktadır ancak kanunlar daima aceleye getirilmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

59 konuşma daha · 11 Kasım 2009

59 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook