İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)

Akif Akkuş

Mersin Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 62. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Şubat 2010 · 611 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Akif Akkuş (MHP), 17 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)); konuşma 611 kelime.

Akif Akkuş (MHP, Mersin). “Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 17 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2010-02-17-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AKİF AKKUŞ (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 383 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 18’inci maddesinde yapılmasını istediğimiz değişiklik önergesi hakkında söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Yasa tasarısının bu maddesinin (2)[okunamadı]’nci fıkrasının (a) bendinde bulunan “terörle mücadele” ibaresi yürürlükten kaldırılmak isteniyor. Ancak bakıyoruz 4’üncü maddede Terörle Mücadele Koordinasyon Kurulu kuruluyor yani burada, bir yerde bir önceki madde içerisinde Koordinasyon Kurulu kurulurken burada “terörle mücadele” tabiri kaldırılmak isteniyor. Bu pek anlaşılır gibi değil. Bu yüzden bunun yerinde kalmasını arzu etmekteyiz.

10/10/1984 tarih ve 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’un 12’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi “Başbakanlığın iç güvenlik, dış güvenlik ve terörle mücadele konusunda görevli kuruluşlarla ilişkilerini yürütmek, gerektiğinde bu kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlamak…” diye devam etmekteydi. Buradaki “Terörle mücadele” tabiri kaldırılıyor. “Terörle mücadele” tabiri burada olduğu gibi korunmalıdır çünkü terör, sadece bir güvenlik konusu değil, özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgemizde, büyük şehirlerimizde ve sonuçları itibarıyla tüm ülkemizi ilgilendiren ve derin acılara sebep olan bir şiddet olayıdır.

Bu yasayla kurulmasına çalışılan Müsteşarlık, operasyonel faaliyetlerden olmayan daha çok istihbarat çalışmaları yapacak olsa da “Terörle mücadele” adı altında bir birimin olması mutlak bir zaruret hâlindedir. Operasyona katılacak birimler doğrudan doğruya bu Müsteşarlığa bağlanmayacak olsa da terörle mücadele iç ve dış güvenliği sağlayacak bir kurumda mutlaka bulunmalıdır çünkü terör sadece bir güvenlik olayı olmayıp, uluslararası boyutu olan olaylar bütünüdür ve basite alınamaz. Terör, ancak bu konuda özel yetiştirilmiş ekip, ekipman ve elemanlarla önlenebilir.

Değerli milletvekilleri, devletler ilk kuruldukları günden itibaren içten ve dıştan gelecek tehdit ve tehlikelere karşı korunma içgüdüsüyle hareket etmişlerdir; istihbarat teşkilatları kurmuşlar ve bu teşkilatları çağdaş teknolojilerle donatırken bu tehlikeleri daha doğarken bertaraf etmeye de çalışmışlardır.

Günümüzde terör, ülke ve toplumları tehdit eden en büyük belalardan biri hâline gelmişken ve özellikle PKK terörü 1984’ten beri ülkemizi ekonomik, sosyal ve siyasi olarak büyük mağduriyetlere düşürmüşken “Terörle mücadele” tabirinin yasa maddesinden çıkartılmasını istemek zımnen teröre destek olmakla eş değerdir. “İç ve dış güvenlik” tabirleri “Terörle mücadele”yi karşılamaktan uzaktır. Bir devletin vatandaşının güvenini kaybetmemesi ve güvenini sağlaması, ister dağda isterse şehirde olsun bir tek terörist kalmayıncaya kadar, kararlı bir şekilde mücadele etmesiyle sağlanabilir. Bugün AKP Hükûmetine bu konudaki güven azalmıştır. Terörle mücadeleden vazgeçme anlamı taşıyan bu tür teröre görmezden gelme anlayışı güveni daha da azaltacaktır. Buna hiç kimsenin, hiçbir grubun ve partinin hakkı bulunmamaktadır. Bilimsel olarak terör ve şiddet söz konusu olduğunda, terör ve şiddetin olduğu yerde devlet zaaf içerisindedir ve vatandaşa güven vermez, güven veren güçlü bir devletin olduğu yerde de terör ve şiddet olmaz. Bu tür olaylara yeltenenler derhal derdest edilerek etkisiz hâle getirilmelidir. Terörle mücadeleyi, özellikle operasyonları neresi yapacak? Terör başlı başına bir güvenlik sorunudur. Terörle mücadele adı konmadan mücadeleyi hangi kuruluş yapacak? Jandarma mı, polis mi belli değil. Bunun yasada belirtilmesi gerektiği kanaatindeyim. Polisin şehirlerde terör ve şiddetle mücadelesi yetersiz kalmakta, teröre sahne olan sokak, cadde ve meydanlarda büyük maddi hasarların oluşması yanında can güvenliği dahi tehdit altına girmektedir. Polise ağır silahlar alınmak isteniyor. Alınacak ağır silahlar şehir içi terör olaylarını önlemede mi kullanılacak? Bu olaylarda canı pahasına görev yapan, belindeki silahı bile kullanamayan polisin olayları önlemesi imkânsız görünmektedir. Yarın ah vah etmemek için bir daha düşünelim ve “terörle mücadele” ibaresini kanunda olduğu gibi koruyalım diyorum.

Değerli milletvekilleri, elbette ki…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Akkuş.

AKİF AKKUŞ (Devamla)…terörün son günlerde âdeta şehirlerimizi, özellikle büyük şehirlerimizin sokaklarını kasıp kavurduğunu görmekteyiz, bunlara hepimiz şahit oluyoruz. Bu bağlamda, dün de burada görüşüldü, kaybolan çocuklar gibi çocuklarla ilgili bir Meclis araştırması yapılması kararı alındı. Bu çocukların, bu teröre bulaşan kişilerin birçoğu, maalesef, bu çocuklardır.

Bu yüzden biz terörle mücadeleyi âdeta ilkokullardan itibaren çocuklarımız arasında teröre alet olmayacak insanlar yetiştirerek, gençler yetiştirerek önleyebiliriz diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 17 Şubat 2010

42 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook