Veteriner hizmetleri, bitki sağlığı, gıda ve yem kanunu (s.s.:498)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 115. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Haziran 2010 · 546 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Akif Akkuş (MHP), 10 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VETERİNER HİZMETLERİ, BİTKİ SAĞLIĞI, GIDA VE YEM KANUNU (S.S.:498)); konuşma 546 kelime.
Akif Akkuş (MHP, Mersin). “Veteriner hizmetleri, bitki sağlığı, gıda ve yem kanunu (s.s.:498)”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2010-06-10-veteriner-hizmetleri-bitki-sagligi-gida-ve-yem-kanunu-s-s-498-2 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AKİF AKKUŞ (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 498 sıra sayılı Yasa Teklifi’nin 14’üncü maddesiyle ilgili verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce divanı saygıyla selamlarım.
Değerli milletvekilleri, ilgili maddede “Veteriner hekim, uygulayacağı veya tavsiye edeceği, reçeteye tâbi veteriner tıbbî ürünler ve terkipler için, reçete düzenlemek, belirlenen kayıtları tutmak ve talep edildiğinde Bakanlığa sunmak zorundadır.” diyor. Yapılan mesleki çalışmalarda yapılan işlerin, verilen tıbbi ürünlerin kayıt altına alınması, insan sağlığı ve beslenmesi yanında, ülke ekonomisi açısından da büyük bir önem arz etmektedir.
Bilindiği gibi, insan sağlığını tehdit eden birçok hastalık yiyip içilen gıda ve gıda ürünlerinden geçmektedir. Bu yüzden veteriner tıbbi ürünlerinin kullanılmasının reçeteye tabi olması olumlu bir anlayıştır. Ancak bu yasanın AB uyum yasalarına uygun hâle getirilmek gibi bir düşünceyle gündeme getirilmiş olması düşündürücüdür. Yani şunu demek istiyorum: Sanki bu yasada belirtilen isteklere Türk milletinin ihtiyacı yok, bugüne kadar da bunun için, ihtiyaç duyulmadığı için böyle bir uygulamaya geçilmedi, Avrupa Birliğine uyum yasaları çerçevesinde -sanırım- 12’nci maddenin gündeme getirilebilmesi için böyle bir yasaya ihtiyaç duyuldu da bundan sonra bu yasayı çıkarma yoluna gidiliyor anlayışı hâkim. Bu beni gerçekten üzdü çünkü ben diyorum ki yüce Türk milleti her şeye sahip olmalı ve sağlıklı, düzenli bir, hatta standart üstü bir hayat sürmelidir diye düşünüyorum.
Değerli milletvekilleri, devlet, vatandaşın sağlıklı bir şekilde yaşaması için gerekli tedbirleri almak zorundadır. Anlaşılıyor ki sekiz yıl boyunca bu tedbirler alınmamıştır. Zaman zaman dile getirdiğimiz eş dost, yandaş ve evlat zengin edilmeye çalıştığınız düşüncesinde, burada da haklı olduğumuz ortaya çıkmaktadır. Yani onları yaparken milletin sağlığını, milletin geleceğini pek dikkate almıyor görünüyorsunuz.
Değerli milletvekilleri, konuşmaya çıkan hemen her AKP milletvekili 2002 ile günümüzü mukayese etmeyi bir alışkanlık hâline getirdi ve rakamlara âdeta takla attırarak yapılan yanlışlara bağlı olumsuzlukları olumlu iş gibi göstermeye çalışıyorlar. Keşke vatandaşın durumu iyileşmiş, bedenen ve ruhen mutlu ve müreffeh olmuş olsa! Ancak öyle değil maalesef. Türk çiftçisinin büyük emekler vererek ürettiği ürün masrafını karşılamıyor, çiftçi, köylü doymuyor, yaşantısı ortalama bir seviyenin altında, ürettiği ürünü üç dört sene önceki fiyatlarla ancak satabiliyor.
Biraz önceki konuşmaları sırasında Sayın Bakan belirttiler, işte et ürünleri, süt ürünleri, bunların değerleri, miktarları konusunda güzel şeyler söylediler ve bizi yine bu rakam taklalarıyla yanıltmaya çalıştılar. Ancak bugün, bu sabah Mersin Hali’nden aldığım son rakamlara göre halin fiyatları şöyle, bakın: Kavun 40 ile 50 kuruş arasında, karpuz 20 ile 25 kuruş arasında, kiraz 70 ile 300 kuruş arasında, şeftali 70 ile 120 kuruş arasında, dolma biber 60 kuruş, domates 80 kuruş, patlıcan 80 kuruş. Tabii burada domatesin 80 kuruş gözükmesinin bir sebebi var. Artık domates yavaş yavaş azalmaya başladı özellikle Antalya, Mersin gibi üretim bölgelerinde. Bu yüzden fiyatı birazcık arttı ama bu fiyat dün 25 kuruşa kadar düşmüştü.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
AKİF AKKUŞ (Devamla)Niye? Tarla domatesi çıkacak, sera domatesleri bitti, bu yüzden.
Değerli milletvekilleri, kalkınan ve gelişen, tarıma dayalı bir ülkede üretici, ürettiği üründen hakkını almalıdır ancak köylümüz, çiftçimiz boğaz tokluğuna bile razı, onu da bulamıyor. Gübre fiyatları 2006 ile 2009 arasında yüzde 300’den fazla artmasına karşılık hububat fiyatları yüzde 25 civarında artmıştır.
Sayın milletvekilleri, verdiğimiz önergeyle 14’üncü maddenin dördüncü fıkrası olarak “Veteriner Hekim veya Yardımcı Sağlık Personeli veteriner tıbbi ürünlerini mesleğin icrası sırasında rekabet unsuru olarak kullanamaz. Aksine uygulamalar beşinci fıkrada belirlenecek yönetmelik esaslarına göre cezalandırılır.” diye belirtiyoruz ve bu önergemizin kabul edilmesini diliyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
107 konuşma daha · 10 Haziran 2010