Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)
Mersin Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 81. Birleşim · 5. yasama yılı · 23 Mart 2011 · 448 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Akif Akkuş (MHP), 23 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 448 kelime.
Akif Akkuş (MHP, Mersin). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 23 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-akkus-23-2011-03-23-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AKİF AKKUŞ (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 696 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 21’inci maddesiyle ilgili olarak verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyor, yüce Divanı saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, yasa teklifinin bu maddesi Anayasa Mahkemesinin Genel Kurulunun oluşumu ve görevlerini belirlemektedir. Genel Kurul 17 üyeden oluşuyor ve en az 12 üye ile toplanıyor. Görevleri olarak da aşağıdaki fıkralar belirtilmektedir:
a) İptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan yargılamalarını yapmak.
b) Siyasi partilerle ilgili mali denetim yapmak.
c) İç Tüzük’ü kabul etmek veya değiştirmek.
ç) Başkan ve başkan vekilleri ile Uyuşmazlık Mahkemesi Başkan ve başkan vekillerini seçmek.
d) Bölümler arasında iş bölümü yapmak ve onların iş yükünü düzenlemek.
f) Üyeler hakkında disiplin ve ceza soruşturması açılması ve karara bağlanmasına karar vermek.
Bir de (g) maddesinde “İtirazları incelemek.” olarak belirtilmektedir.
Görüldüğü gibi Anayasa Mahkemesinin görev yükü oldukça fazla olduğu gibi son derece de büyük sorumluluk isteyen işlerden meydana gelmektedir. Bu yüzden bu Mahkemenin kuruluşunu düzenleyen yasaların bir grubun hazırlayarak dikte ettirmeye çalıştığı düzenlemelerle oldubittiye getirilmemesi gerekirdi. Maalesef Anayasa Mahkemesi kurulması yasa tasarısında da bir acelecilik dikkati çekmektedir.
Genel Kurulun yetkilerini belirleyen bu maddenin (d) ve (e) fıkraları ile Başkanın görev ve yetkilerini belirleyen 13’üncü maddenin (f) fıkrası çelişmektedir yani bir Anayasa Mahkemesi kuruluşu hazırlanıyor, iki farklı yerdeki maddenin fıkraları arasında önemli derecede bir çelişki oluyor. Ayrıca, ilgili maddenin 2’nci fıkrasının (g) bendinin ne olduğu açık değildir. “İtirazları incelemek.” ibaresinden hangi itirazları inceleyeceği belli değildir. Bütün bunlar yasanın acelecilikle ortaya konulduğunu ve Genel Kurula getirildiğini göstermektedir. Bu yüzden bu yasa tasarısının tümüyle yeniden ele alınması ve ilgili komisyona havale edilmesi uygun olur kanaatindeyim. Çünkü, sadece bu iki maddenin karşılaştırılmasında görmüyoruz bu aksamaları, eksiklikleri, birçok yerinde bu aksama ve eksiklikler bulunmaktadır. Bu yüzden yeniden değerlendirilmesinde fayda vardır diye belirtiyorum.
Değerli milletvekilleri, ilgili komisyon başkanı ve bakanlar gerek yargının işleyişi ve gerekse emniyet güçlerinin çalışmasına herhangi bir etkilerinin olmadığı konusunda fikirlerini sık sık beyan etmektedirler. Ancak, özellikle yargının son zamanlarda ihbar mektuplarına dayanarak ifadesine başvurulması gereken ancak AKP’li olmayan mahallî yöneticilere davranışları eskiden olduğundan farklıdır. O zaman demek ki, yönetimle bunun bir ilintisi bulunmaktadır. Bu bakımdan, ne kadar inkâr etsek de, bu ilintiyi ortadan kaldırmak mümkün değildir. Yöneticilerin onur ve gururlarını rencide etmeye yönelik birtakım hareketler yapılmaktadır.
Bunlardan bir tanesi 18/3/2011 günü Gülnar Cumhuriyet Savcılığınca oluşturulmuştur. Bu da belediye başkanının araç alımıyla ilgili bir usulsüzlük yapıldığını iddia eden bir ihbar mektubu geliyor ve bu belediye başkanını savcı bey makamına davet edip ifadesini alabilirdi ama onu yapmıyor. Bir grup polisi belediyeye gönderiyor ve belediye başkanı âdeta derdest edilerek adliyeye götürülüyor. Dolayısıyla, savcının bu tutumunun HSYK’nın siyasallaşmasına güvenmesinin bir sonucu olduğu kanaati hâkim.
Kürsüye çıktığınızda bireysel hak ve özgürlükleri savunuyorsunuz ancak bu hakkı siyasi rakiplerinize vermekten veya tanımaktan imtina ediyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 23 Mart 2011