Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)
Gaziantep Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 74. Birleşim · 2. yasama yılı · 6 Mart 2008 · 483 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Akif Ekici (CHP), 6 Mart 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SINIRLARI İÇERİSİNDE İLÇE KURULMASI VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.117)); konuşma 483 kelime.
Akif Ekici (CHP, Gaziantep). “Büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde ilçe kurulması ve bazı kanunlarda değişiklik yapılması hakkında (s.s.117)”. TBMM Genel Kurulu, 74. Birleşim tutanağı, 6 Mart 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/akif-ekici-23-2008-03-06-buyuksehir-belediyesi-sinirlari-icerisinde-ilce-kurulmasi-ve-bazi-kanu (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
AKİF EKİCİ (Gaziantep)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum. 117 sıra sayılı belediyeleri imha etmek için hazırlanmış yasa tasarısı üzerinde söz aldım.
Aslında, konuşmaya çok gerek var mı, yok mu bilmiyorum, çünkü karşımızda fikrisabit bir grup görüyorum. Kararlı gelinmiş, karar verilmiş, talimatlar alınmış. Çok fazla yapacak bir şey yok, ama biz, mağdur edilen o 2 milyon insan adına bir şeyler söylemek zorundayız. Belki içinizden birkaç kişi, bu işin yanlış olduğuna kanaat gelir de bu işten vazgeçer diye düşünüyorum.
Değerli arkadaşlar, öncelikle belirtmeliyim ki, tasarı her yönüyle yanlış ve siyasi bir karardır. Tasarıyı İçişleri Komisyonundan bir günde, antidemokratik anlayışınızı protesto etmek için muhalefetin salonu terk etmesini de bir kazanç sayarak geçirmeniz yetmiyormuş gibi, Meclisi sabah altıya kadar meşgul ederek tasarıyı bir günde kanunlaştırmak istediniz, şu anda da bunu devam ettiriyorsunuz. Bütün bunları yaparken, bu binden fazla belediyede yaşayan insanların görüşlerini, düşüncelerini, yaşam tarzlarını hiç dikkate almadınız. Kent yaşamına, belediyenin sunduğu hizmetlere alışmış insanları hiçe saydınız. Bu, kapatılacak olan belediyelerde yaşayan halk, belediyesine aktarılacak daha fazla kaynak, daha fazla hizmet beklerken onlara belediyelerini kapatarak nasıl hizmet sunuyorsunuz?
Kapatılacak belediyelerin borçlarından bahsediyorsunuz. Bu kapatılacak belediyelerin birçoğunun borcu çok az ya da hiç yok. Daha doğrusu toplamının 200 trilyona yakın borcu olduğu söyleniyor. Eğer borçtan bahsetmek gerekirse Ankara ve Adana Büyükşehir Belediyelerinin borçlarından bahsetmek gerekiyor. Bunlar o hâle gelmiş ki bu belediyelerin yan kuruluşlarının genel müdürleri nikâhlı karılarına, nikâhlı metreslerine, nikâhlı sevgililerine -daha sayayım mı- milyonlarca yeni Türk lirasını ortada çarçur edecek hâle gelmiştir. Genel müdürün şoförünün kaç dairesi var onun araştırılması yapılıyor şu anda.
Peki, bunları görmezden gelmenizin sebebi nedir? Çünkü bu ülke ne yazık ki bu dönemde demokrasi değil çoğunluğun azınlığın üzerindeki diktatoryası şeklinde yönetilmektedir fakat unutulmamalıdır ki cumhuriyet tarihi boyunca bu zihniyet birkaç defa iş başına geldi ama her defasında sonu hüsranla bitti. Bu sonun sizlerin de başına gelmesi kaçınılmazdır. Size tavsiye ediyorum yol yakınken aklı selime dönelim.
Sorarım size, bu binin üzerindeki belediye başkanını ve yöneticileri başarısız oldukları için mi böyle cezalandırmayla karşı karşıya bıraktınız? Bu belediyelerde yaşayan kentli olmaya alışmış insanların kentli olma haklarını ellerinden alıyorsunuz. Bunu yaparken de hiçbir görüşü, düşünceyi dikkate almıyorsunuz. En önemlisi de anayasal hakları hiçe sayarak demokrasinin dışında bir yol çiziyorsunuz, sadece siyasi kaygılarla bildiğinizi okuyorsunuz. Bu tavrı daha önce birçok yasal düzenlemede gördük, Vakıflar Yasası, ARGE, Hâkimler ve Savcılar Yasası, asıl önemlisi, geçen dönem Teşvik Yasası bu anlayışa verebilecek en iyi örneklerdir. Özellikle, Teşvik Yasası’nın altını çizmek istiyorum. Ben yaptım oldu, mantığı gözetilerek ilgililerle görüşülmeden, sunulan hiçbir öneriyi dikkate almadan yapılmış, sanayide gelişme göstermiş illerimizin birçoğunun sanayide gerilemesini, ülke sanayisine ihanet eden bir davranış biçimi içerisinde sergilediniz.
Evet, değerli arkadaşlar, dünyada benzeri olmayan, dış kaynaklı borcu yüzde 17 faizle kullanmaktayız. Yıllık iç ve dış borç için toplam 56 katrilyon faiz ödeyen bir ekonomiye sahibiz. 18 milyon insanımız açlık sınırında, 2 milyon insanımız aç ve barınaksız yaşamakta fakat bu Hükûmet ve Sayın Bakan, bütün bunları görmezden gelerek insanlara aş…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
65 konuşma daha · 6 Mart 2008