Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 60. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Şubat 2004 · 731 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Algan Hacaloğlu (CHP), 28 Şubat 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU YÖNETİMİ TEMEL KANUNU TASARISI (SS.349)); konuşma 731 kelime.
Algan Hacaloğlu (CHP, İstanbul). “Kamu yönetimi temel kanunu tasarısı (ss.349)”. TBMM Genel Kurulu, 60. Birleşim tutanağı, 28 Şubat 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/algan-hacaloglu-22-2004-02-28-kamu-yonetimi-temel-kanunu-tasarisi-ss-349 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ALGAN HACALOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; hepinizi, görüşmekte olduğumuz 349 sıra sayılı yasa tasarısının 41 inci maddesi üzerinde söz almış bulunduğum bu aşamada sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu madde, belki de, Cumhuriyet Halk Partisi olarak içeriğine gönülden katılabileceğimiz tek madde. Bu madde, bilgilenme hakkıyla ilgili bu madde, çağdaş yönetimin temelini oluşturan saydamlık, katılımcılık ilkelerini kapsayan, o çerçeve içinde bireyin kamu yönetiminde yapılan işlemler hakkında bilgilenme hakkını alan açan bir madde. Esasında biz bu konuda bir yasayı yakın zamanda AB uyum yasaları çerçevesi içinde kabul ettik ve bir şekilde bu toplum, bilgilenme hakkının o yasa içinde kabul edilen şekliyle en azından yaşama geçirilmesini, uygulanmasını bekliyor; ama, bu yasada da böyle bir madde var; yani, günışığında yönetim anlayışı; yani, dürüst yönetime temel teşkil edecek olan bir çerçeve, katılımcılık paralelinde bilgilenme. Bunlar hep güzel şeyler, gerçekten demokrasinin özü bir anlamda; ancak, Allahaşkına sormak istiyorum değerli arkadaşlarım, bu maddenin, bu söylediğim şeylerin, hükümetinizin bugüne değin izlediği politikalar ve yönetimde uyguladığı yöntemlerle bir ilgisi var mı!.. Şöyle bir bakıyorum, gerçekten, kamu yönetimi yolsuzluk ve çıkar odaklarıyla kuşatılmış, partizanlık diz boyu, yurttaşa kapalı hantal bir yönetim yapısı. Bu mevcut yapı sürdürülemez. Bu yasa tasarısının da bir anlamda bunu değiştirmeye yönelik olduğu ifade ediliyor; ama, bir çelişkiyi beraberinizde taşımaktasınız. Bu yasanın bu maddesi ile sizin yaptığınız ve söyleminiz uyum içinde değil. Bu madde, âdeta, partinizin, hükümetinizin takıyyeci anlayışının açık bir görüntüsü.
Evet, bu yapı saydamlaştırılmalı, bireye hizmet anlayışı yeniden şekillendirilmeli, uygulamaya konulmalı; ama, eğer bu ülkenin Sayın Başbakanı "hepimizin hakkında, haklı veya haksız, açılan davalar var; dokunulmazlığı kaldırırsak, geceyarısı kapımıza polis dayanır, alır götürür" diyebiliyorsa, yargıdan kaçmak için dokunulmazlık zırhına sığınabiliyorsa, böyle bir maddeye kim inanır değerli arkadaşlarım?! Eğer, bu yasa tasarısının fikir babası olduğu ifade edilen Başbakanlık Müsteşarının yazmış olduğu bir kitabın intihal, yani çalıntı olduğu ortaya çıkarsa, o yasa tasarısının bu özü doğru olan maddesine gerçekten kim inanır?! Siz inanır mısınız?! Halkımız inanır mı?!
Değerli arkadaşlarım, bilgilenme hakkı güzel. O yasa tasarısı tartışılırken de bu kürsüden ifade etmiştim; ancak, milletvekilleri olarak, kamu yönetiminde, halkımıza bilgilenme kapılarını açarken -ve doğrudur, yapılmalıdır- bu yasayı, bu Yüce Meclis çatısında kabul edecek olan milletvekilleri, acaba, kendileri hakkında, halkımızın bilgilenmesinin kapılarını açıyorlar mı?! Acaba, kendileri yeterince, acaba, bu çatı yeterince saydam mı?! Diğer Batı demokrasilerinde olduğu gibi, bu çatı altında görev yapmakta olan milletvekilleri, kendi mal varlıklarını, acaba her yıl kamuoyuna açıklıyorlar mı?! Acaba, bu ülkenin Başbakanının, her geçen gün bir yeni şirkete ortak olarak oluşturduğu gelenek, Batı demokrasilerinde temel olan siyasî ahlak kurallarına, etik kurallarına uyuyor mu?! Acaba, seçimlerde yapılan harcamalar, acaba, milletvekillerinin ve bakanların Meclisdışı kazançlarının kaynakları konusunda toplumun bilgilenme hakkı konusunda adım atıyorlar mı; toplumu bilgilendiriyorlar mı? Soruyorum, bu konularda halkımıza bilgilenme hakkını verecek olan, Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin vermiş olduğu yasa tasarısını Anayasa Komisyonunda bekleterek, halkımıza bu hakkı çok görmenin vebali altında kalabileceğinizi acaba düşünmekte misiniz?
Değerli arkadaşlarım, temiz siyaset, esasında, 1 nolu Kopenhag kriteridir. Eğer, Avrupa Birliği kapısını açmak istiyorsak, önce, temiz siyaset için Batı demokrasilerinde geçerli olan kuralları yaşama geçirmeliyiz, o konuda bilgilenme hakkını uygulamaya koymalıyız. Evet, kamu yönetiminde bilgilenme, hakkı; ama, evet, siyasette, halkın, onu yönetenler hakkında, yani, milletvekilleriyle ilgili konularda da bilgilenme, hakkı.
Değerli arkadaşlarım, onaltı ay evvel, halkımızın üçte 1'inin oyunu alarak, Türkiye'de, Türkiye Büyük Millet Meclisinde elde ettiğiniz üçte 2 çoğunlukla, gerçekten, zorumuza giden, halkımızın çok önemli bölümünün içine sindiremediği yasalar kabul ediyorsunuz ve siyaset üretiyorsunuz.
SONER AKSOY (Kütahya)Zorunuza gidiyor; ama, yasal...
ALGAN HACALOĞLU (Devamla)Laik cumhuriyetimizin temel değerleri üzerindeki, ulusal birikimler üzerindeki, emek hakları üzerindeki davranışlarınız, o alanda kasıp kavurmanız, silindir gibi geçmeniz, gerçekten, halkımızı derinden sarsmakta.
Görüşmekte olduğumuz bu savruk, hukukî temelden ve bilimsel sistematikten yoksun, kamu yararına duyarsız, Türkiye gerçeklerinden kopuk, derme çatma yasa tasarısıyla, batıl zihniyetinizi, bir kez daha, Yüce Meclise dayatmakta bulunmaktasınız.
AHMET YENİ (Samsun)Son cümle olmadı...
ALGAN HACALOĞLU (Devamla)Daha onaltı ay geçmeden, ülkeyi çıkmaza taşıdınız, Türkiye'yi bir yol ayırımına getirdiniz. Şimdi, önümüzde iki yol var; ya temiz siyaset ya yozlaşmış, ilkesiz siyaset...
FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa)Temiz siyaset.
ALGAN HACALOĞLU (Devamla)...ya dürüst yönetim ya dokunulmazlığa sığınmış keyfî yönetim; ya çağdaş sosyal demokrasi ya takıyyeci, bağnaz, tüccar siyaset.
FARUK ANBARCIOĞLU (Bursa)İkinci şıklar bize hiç uymuyor.
ALGAN HACALOĞLU (Devamla)Biri, aydınlığın, aydınlanmanın yolu; diğeri, karanlığın, batıla tutsaklığın yolu. Yüce Parlamentonun ve halkımızın tercihte hata yapmayacağına yürekten inanıyorum. Zira, hiçbirimizin bir kez daha hata yapma lüksü olmadığına inanıyorum.
Bu duygularla, hepinize en derin saygılarımı sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
96 konuşma daha · 28 Şubat 2004