Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile azerbaycan cumhuriyeti hükümeti arasında arşiv alanında işbirliği protokolünün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair
Ankara Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 23. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Kasım 2013 · 927 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Babacan (AK Parti), 28 Kasım 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE AZERBAYCAN CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA ARŞİV ALANINDA İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜNÜN ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR); konuşma 927 kelime.
Ali Babacan (AK Parti, Ankara). “Türkiye cumhuriyeti hükümeti ile azerbaycan cumhuriyeti hükümeti arasında arşiv alanında işbirliği protokolünün onaylanmasının uygun bulunduğuna dair”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-babacan-24-2013-11-28-turkiye-cumhuriyeti-hukumeti-ile-azerbaycan-cumhuriyeti-hukumeti-arasi (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=26957
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara)Teşekkür ediyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, bazı illerimize ait spesifik sorular vardı ve başka konularla ilgili sorular. Tabii, konuştuğumuz bu kanun tasarısı metniyle, anlaşma metniyle ilgili bir tane bile soru yok. Onun için, bu soruların bazılarını, özellikle illerimize spesifik olan soruları ilgili bakan arkadaşlarımızla görüşüp daha sonra yazılı olarak cevaplandırılmasında ben fayda görüyorum.
Bunun haricinde, bugünkü gazetelerde çıkan yine bazı iddialarla ilgili sorular vardı. Ben bugünkü gazetelerin hepsini henüz takip etmiş değilim, okumuş değilim. Dolayısıyla, o sorularla ilgili cevapların da yine ilgili birimlerimiz, ilgili bakanlarımız tarafından incelenmesinde ve cevapların oluşturulmasında yine fayda var. Ama şunu belki söylemekte fayda var…
Ha, bu arada zeytinle alakalı soru vardı: “Prim desteği niye Adalet Bakanımıza soruldu?” Adalet Bakanımız, biliyorsunuz, aynı zamanda Hatay milletvekilimiz.
İLHAN DEMİRÖZ (Bursa)Tarım Bakanını bulamadıkları için.
BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara)Yani, muhtemelen Hataylı çiftçilerimiz kendi milletvekilleri olan Bakanlarına da sormakta fayda görmüş olabilir.
Bizim tarımla ilgili bütün desteklerimiz Tarım Destekleme Kurulu kararıyla alınmakta. Orada ilgili bakanlıklarımız temsil edilmekte, Tarım Bakanlığımızın başkanlığında olmakta ve tarım destek bütçesi çerçevesinde hangi tür tarım ürününe ya da hangi tür aktiviteye ne tür destek verileceği o Tarımsal Destekleme Kurulu tarafından belirlenmekte. Dolayısıyla, bu talepler Tarım Bakanlığımıza ulaştırıldığında eminim ki o Destekleme Kurulumuz bunları ele alacaktır ve kararlar orada oluşacaktır. Tabii, tarımsal destek bütçemizin çerçevesinde bunların yapılması, karar verilmesi gerekmekte. Tabii, bizim son on bir yıllık dönemde tarımsal desteklerimiz gerçekten çok çok artmış durumda. Türkiye tarımsal katma değer üretimi açısından dünyada 11’inci sıradan dünyada 7’nci sıraya yükselmiş durumda. Bunda da akılcı destek politikalarının kuşkusuz çok çok büyük önemi var.
Bunun yanında, bankacılık sektörümüzle ilgili ve bir kamu bankamızla ilgili yine hem konuşmalarda hem de sorularda bazı hususlar vardı. Öncelikle şunu ifade etmekte fayda var: Türkiye’de bankacılık sektörü gerçekten çok çok büyük bir reformdan geçmiş durumda. 2004, 2005, 2006 yıllarında çıkarılan Bankacılık Yasası, konut kredisi yasası, kredi kartı yasası, TMSF’yle ilgili yasal düzenleme, bütün bunlar bizim bankacılık sektörümüz açısından son derece önemli reformlar oldu. Bankacılık sektörünün sermaye yeterlilik rasyosu çok çok yükselmiş durumda ve hem kamu olsun hem özel bankalar olsun, BDDK tarafından ve Merkez Bankası, SPK gibi halka açık bankalar açısından, bütün bu kurumlarımızla yakın bir gözetim ve denetim altında. Zamanında atılan bu adımlar sebebiyle ve zamanında bankacılıkla ilgili çok dikkatli bir gözetleme ve düzenleme sebebiyledir ki 2008-2009 krizinden bu yana dünyada pek çok büyük banka, dünyada ilk sıralara giren, trilyonlarca dolarlık, euroluk, yenlik aktif büyüklüğü olan bankalar sarsılırken, sıkıntı yaşarken, batma noktasına gelirken Türkiye’de ne kamu bankalarından ne özel bankalardan herhangi birinde çok şükür hiçbir sıkıntı yaşanmamıştır.
Tabii, burada genel anlamda yine bankacılık sektörümüze baktığımızda, likidite rasyosu açısından, sermaye yeterlilik rasyosu açısından, takibe geçen alacaklar açısından tarihî iyi göstergeler var şu anda bütün parametrelerle alakalı. Şu anda bankacılık sektörümüze baktığımızda, bankacılık sektörümüzün sermaye yeterlilik rasyosu yüzde 15,5 civarında. Bu, dünyanın en yüksek oranlarından bir tanesi. Yüzde 13’ün altında hiçbir bankamız yok; kamu özel, toplamdan bahsediyorum. Likidite rasyoları yüzde 150 civarında, uluslararası standartların çok çok üzerinde ve toplam sektördeki takibe geçen alacaklara baktığımızda da yine dünya ortalamalarının çok altında. Toplam sektörümüzde şu anda yüzde 3 civarında takipte olan bir alacak vardır ve bu tarihî düşük seviyedir. Başka ülkelerle mukayese edildiği takdirde de yine tarihî düşük seviyededir.
Tabii, malumunuz, bankacılık sektörü yakından düzenlenmesi gereken, yakından izlenmesi gereken bir sektör. Sadece kamu bankaları açısından değil, özel bankalar açısından da, attıkları her adımda, aldıkları her kararda belli kurallar, belli standartlar içerisinde hareket etmek zorundalar.
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul)Sayın Bakan, istihbarat raporu değişti mi? Lütfen söyler misiniz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara)Şimdi, bankacılık sektörüyle alakalı yine en hassas konulardan bir tanesi, bankacılık sektörümüzün makroekonomimize ve finansal istikrarımıza katkısı. Hele hele kamu bankaları açısından baktığımızda, yıllardır görev zararlarıyla boğuşan, milyarlarca dolar hazineye yük olan kamu bankalarının şu anda hepsi kârlıdır, hepsi hazineye temettü vermektedir ve on bir yıldır hazineye verdikleri temettü artı ödedikleri vergi milyarlarca dolar seviyesindedir. Dolayısıyla, hazineye yük olan, devlete yük olan kamu bankacılığı anlayışından tam tersine hazineye artık kaynak aktaran bir kamu bankacılığı sistemi var Türkiye’de. Üstelik özel bankalar olsun, kamu bankaları olsun, biliyorsunuz, bu bankaların hazineye çok büyük yükü oldu 2000-2001 krizinde ve bu kriz sebebiyle yaklaşık sadece Türk lirası olarak topladığımızda 180 milyar TL, eski parayla 180 katrilyonluk özel tertip biz borç ödedik. Özel tertip devlet borçlanma senetlerinin ödemesini 2010 sonu itibarıyla tamamladık. 180 milyar, eski parayla 180 katrilyon. Bu sadece Türk lirası olarak topladığınızda. Bunu o günkü kura ya da sadece enflasyonla bugüne getirdiğinizde rakam tam 280 katrilyon tutuyor. 2001 krizine kadar özel bankaların artı kamu bankalarının toplam birikmiş ne kadar zararı varsa bu…
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul)Sayın Babacan, bu kredi özel bankadan devralındı mı?
BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara) –…hazinenin üzerine yük olarak geldi ve hazine 2010 sonuna kadar 280 katrilyon gibi bir rakamı kuruş kuruş ödedi. Dolayısıyla, o eski bankacılık krizinden gelen dönemlerin borçları şu anda tamamen kapanmış durumda.
Gelelim bugünkü durumuna. Bugün itibarıyla kamu bankalarımızın takipte olan alacağı, takibe geçen alacağı özel sektörden farklı değildir. Özel sektör ortalamaları neyse yaklaşık olarak kamu bankalarımızın da takibe geçen alacakları aşağı yukarı aynı yüzdelerde devam etmektedir. Bankacılık sektörü aynı zamanda ticari işletmeciliğin olduğu bir sektördür. Bugün kamu bankalarımız da ticari işletmecilik anlayışıyla çalışmaktadır ve ticaretin gereği neyse kamu bankalarımız da bunu yapmaktadır.
AYKUT ERDOĞDU (İstanbul)Sayın Bakan, 700 milyonluk kredi battı mı, bunu söyleyin. Tamam, biz bunu öğreneceğiz.
BAŞBAKAN YARDIMCISI ALİ BABACAN (Ankara)Kaldı ki kamu bankalarımızın genel portföyüne baktığımızda, dosya dosya baktığımızda, bankalarla alakalı… Özellikle, bu bankacılık sırrı kavramını da burada ben tekrar hatırlatmakta fayda görüyorum. Bankacılık Kanunu’nda çok açıktır, bankacılıkla ilgili, dosya bazında, ister mevzuat olsun ister kredi olsun bankacılık sırrı hükümleri çok açıktır.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
40 konuşma daha · 28 Kasım 2013