Devlet istihbarat hizmetleri ve milli istihbarat teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi
Isparta Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 67. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Şubat 2012 · 358 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Haydar Öner (CHP), 16 Şubat 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DEVLET İSTİHBARAT HİZMETLERİ VE MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ); konuşma 358 kelime.
Ali Haydar Öner (CHP, Isparta). “Devlet istihbarat hizmetleri ve milli istihbarat teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Şubat 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-haydar-oner-24-2012-02-16-devlet-istihbarat-hizmetleri-ve-milli-istihbarat-teskilati-kanununda-d (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=14291
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ALİ HAYDAR ÖNER (Isparta)Sayın Başkanım, değerli milletvekillerimiz; istisnalar kural hâline, kurallar istisna hâline getiriliyor.
12 Eylüle nasıl geldik? Sağcı gençlerle solcu gençler, kendilerine “ülkücü” adını verenlerle “yurtsever” adını veren gençler kurtuluşu farklı reçetelerde arayarak vuruştular. Gençlerimiz birbirlerini kırdılar, darbeciler seyirci kalmayıp, darbe ortamının oluşmasına katkı sağlamışlar, şimdilerde daha çok farkına varılıyor.
Darbecilerin yüzde 92 oyla onaylattıkları Anayasa bugün yargılanmalarını engelleyemiyor. Şimdi yeni bir oyun oynanıyor. Birinci sahne Davos’ta başarıyla sergilendi. “One minute” oyununun baş aktörü çok başarılıydı. Oturumdan sıkılan gazeteciyi arkadaşları uyarmıştı; “Nereye gidiyorsun, asıl gösteri birazdan başlayacak.”
Mavi Marmara’da milletvekilleri gemiden indirildi, memleketin saf ve temiz evlatları ateşe atıldı, insafsız İsrail askerleri tarafından katledildiler.
Hasmınızı yaratıp karşısına sözde kahraman olarak çıkıyorsunuz. 27 Nisanda dönemin Genelkurmay Başkanı e-muhtıracık veriyor, gemicik sahibi Başbakan kahramanlık rolünü oynuyor. Dolmabahçe’de kapalı kapılar ardında uzlaşıyorlar.
KCK’nın içine MİT’çiler sokuluyor, eylemleri karşısında kahraman kesilen yetkililer çıkıyor. Bu oyun ne zaman bitecek? Perde inmeden ıslıklanabileceğinizi unutmayınız. Yandaşların alkışları, akşam yatarken “Sen neymişsin be abi” dedirtir ama bu yanıltıcı durum en çok alkış alan diktatörleri, Kaddafi’yi, Saddam’ı, Mübarek’i kurtaramadı. Bugünün diktatörlerini, sultanlığa özenenleri de kurtaramaz. Güngören’deki kızın, Reşadiye pazardan dönen 7 şehidin, deşifre olmayan olaylardaki kayıpların hesabı kimden sorulacak? Oslo’da PKK temsilcilerine Sayın Başbakanın temsilcileri “Memnun olmadığınız vali, emniyet müdürü var mı?” diyebiliyor, bir anlamda icazet alıyorsa bunu kim savunabilir? Bu tavır ülkemin valilerinin, emniyet müdürlerinin otoritesini, yasa hâkimiyeti sağlamadaki görev heyecanlarını sarsmaz mı?
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; su kaçıran bir havuz dıştan sıvayla su tutmaz. Su kaçırmaması için içten sıva yapılması, beton enjekte edilmesi gerekir. Bu bahçe yama tutmaz. Kaç ek madde eklerseniz ekleyin özel amaca hizmet etmez. MİT’in onurlu mensuplarına haksızlık etmeyiniz. Onları himayeye muhtaç durumda bırakmayınız. Kaldı ki cephede eğilenler, cephede görev yapanları kollayamazlar.
AKP içinde yer alan ama özde AKP’li olmayan milletvekillerimiz açısından katlanılamaz bir elem, ıstırap ve vicdani rahatsızlık yaşandığını gözlemliyoruz, beden dilleri kendilerini ele veriyor. Kimileri ensesini kaşıyor, kimi elini şakağına, kimi çenesine atmış. Onlar kendilerini kurtaramazlarsa kimse kendilerini kurtaramaz. Sağduyuyla davranmaya davet ediyorum.
Ben size Ispartalı hemşehrilerimin verdiği yetkiyle sarı kart gösteriyorum, yanlıştan dönmezseniz yüce milletimiz ve tarih size kırmızı kart gösterecektir. (CHP sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ HAYDAR ÖNER (Devamla)Saygıyla selamlıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
149 konuşma daha · 16 Şubat 2012