İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 45. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Gümrük müsteşarlığınınteşkilat ve görevleri hakkında kanuna bir madde eklenmesi (s.s.1018)

Ali Kemal Kumkumoğlu

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 45. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Aralık 2005 · 1.919 kelime · yaklaşık 10 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 28 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞININTEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNA BİR MADDE EKLENMESİ (S.S.1018)); konuşma 1.919 kelime.

Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “Gümrük müsteşarlığınınteşkilat ve görevleri hakkında kanuna bir madde eklenmesi (s.s.1018)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 28 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2005-12-28-gumruk-mustesarligininteskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanuna-bir-madde (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, Afyonkarahisar Milletvekili Mahmut Koçak ve 4 milletvekili arkadaşımızın vermiş olduğu kanun teklifi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlarım.

Değerli arkadaşlarım, uzunca bir bütçe maratonundan geçtik. Bütçe maratonu süresince, iktidarın uygulamalarını savunmasını, muhalefetin iktidarın uygulamalarına dönük eleştirilerini sıkça gördük, tanık olduk. İktidar, ısrarla, uygulamalarındaki doğrulukları hem Meclisteki milletvekilleriyle hem kamuoyuyla paylaşmaya çalıştı.

İlginçtir, bütçe görüşmeleri bittikten sonra ilk gündemimizi oluşturan bu kanun teklifi, sanıyorum, bütçe görüşmeleri süresi içerisinde kimin söylediklerinin daha doğru olduğunu en iyi anlayabileceğimiz, vatandaşımızın da bunu en iyi kavrayabileceği bir teklifi oluşturmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, bakın, 29.7.2003 tarih ve 25183 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan "2003/5932 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla, 18 gümrükler muhafaza başmüdürlüğü ile 18 gümrükler başmüdürlüğü kapatılarak, yerine 18 adet gümrük ve muhafaza başmüdürlüğü kurulmuştur" denilen kanun gücünde kararnameyi, şimdi, kanuna dönüştürmeye çalışıyoruz.

2003'te yapmış olduğumuz bu uygulama, acaba, ne tür sonuçlar doğurmuş? Bakın, Plan ve Bütçe Komisyonunun raporunda; yani, İktidar Partisine mensup Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi arkadaşlarımızın Meclisimize sunduğu raporda ne söyleniyor: "Ancak, kadroları iptal edilen personele, özlük hakları yönünden kazanılmış haklarını koruyan bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle, ihdas edilen kadrolara yeni atama yapılamamış; ayrıca, personel tarafından idarî yargıda açılan davalar kurum aleyhine sonuçlanmıştır. Öte yandan, kadroları iptal edilen personele kadrosuz aylık ödenmesi durumu ortaya çıkmıştır." Yani, öyle bir düzenleme yapılmış ki, yapılan düzenlemeyle, âdeta, bir kurum nasıl altüst edilebilir, bir kurumun işleyişi nasıl dumura uğratılabilir; herhalde böyle bir düzenlemeden daha abartılı, daha aykırı bir düzenleme yapılamaz.

Peki, niye yapılmış bu iş; yani, bunun yapılmasından hedeflenen şey nedir? Burada, Sayın Genel Başkanın dünkü konuşmalarında da ifade ettiği gibi, asıl hedef, kadrolaşmadır. Bunun dışında hiçbir gerekçe komisyonda seslendirilememiştir, söylenmemiştir. Umarım, şimdi Sayın Bakan, buradan, benim bu ifadelerimin en azından yanlışlığını ortaya koyabilecek doğru, haklı gerekçeler bize sunabilir.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun teklifinin Meclise getiriliş biçimi, zamanlaması, içeriği, yarattığı mağduriyetler ve hedefleri açısından, sanıyorum, İktidar Partisini, bu bütçe görüşmeleri süresince yapılan eleştiriler doğrultusunda, gerçekten, en doğru biçimde tanımlayan ve bütün açıklığıyla iktidarımızın uygulamalarını ortaya koyan bir uygulama olarak, hepimizin önüne çıkmaktadır.

Gerekçeler söyleniyor; daha doğrusu, yaratılan, bu uygulamanın sonucunda yaratılan olumsuzluklar komisyon tarafından seslendiriliyor. Bunların yerine yeni atama yapılamamıştır. Bu görevlerde bulunan kişilerin aldıkları ücretler ödenemez hale gelmiştir. Bu görevlerde bulunan kişiler yargıya gittiklerinde, yargı, kurumun aleyhine kararlar vererek, bu görevden alınan kişilerin göreve dönmesi, kanunun bir gereği olarak idareye, dolayısıyla iktidara, âdeta bir uyarı biçiminde söylenmiştir, iktidara geri dönmüştür.

Bunlar, komisyonda; yani, İktidar Partisine mensup milletvekili arkadaşlarımızın, dolayısıyla, sizin uygulamalarınızı savunmak durumunda olan arkadaşlarımızın saydıkları, sıraladıkları olumsuzluklar. Peki, olumsuzluklar sadece bundan mı ibarettir; hayır; olumsuzlukların bundan başka tarafları da vardır. Nedir bu; bir defa, niye bu teklif halinde getirilmiştir; gerekçede şöyle söyleniyor: Zaman kaybını engellemek için.

Ne zaman bu teklif, yani, bu kanun gücünde kararname hazırlanmış; ikibuçuk yıl önce. Eğer, zaman bu kadar önemliyse, bu geçen ikibuçuk yılı, bu geçen ikibuçuk yıl süresince bu kurumların içerisine düştüğü kaosu, bu geçen ikibuçuk yıl içerisinde, burada, bunca yıl devlete hizmet etmiş, bu kurumda hizmet etmiş, bu kurumun başarısı için çalışmış, gayret göstermiş ve o emeklerinin ve gayretlerinin sonucunda, bu kurumda belli bir yöneticilik düzeyine gelmiş olan çalışanlarımızın uğradığı mağduriyetler; bunlar nereye konacak? Bunları nasıl telafi etmeyi düşünüyorsunuz Sayın Bakan? İkibuçuk yıldan bu yana uğradıkları haksızlıkları şimdi kabul ettiğinize göre, bütün yaşamı boyunca, bütün birikimlerini bu ülke için, bu devlet için ve kurumunuz için harcamış olan bu çalışanların uğramış oldukları mağduriyetleri nasıl telafi etmeyi düşünüyorsunuz Sayın Bakan?

Sadece, bundan mı ibarettir; hayır. Yine bir kurnazlık var. Nedir kurnazlık? 19 başmüdürü görevinden alıyorsunuz. Mahkemeye gidiyorlar, mahkeme kararıyla bunların önemli bir kısmı geri dönüyor. Şu anda, bu arkadaşlarımızın, bu çalışanlarımızın 6'sı mahkeme kararıyla görevlerine geri dönmüştür. Şimdi, siz ne yapıyorsunuz; mahkeme kararıyla görevine geri dönen, dolayısıyla mahkeme kararı sonucunda görevine geri dönmüş olan kişiler için kazanılmış bir hak, üstelik de mahkeme kararıyla perçinlenmiş bir hak durumuna gelmiş olan bu görevde bulunma sorumluluğunu, şimdi çıkaracağınız bu kanunla, o çalışanların elinden, mahkeme kararıyla görevlerine geri dönmüş olan bu müdürlerin elinden yeniden almayı düşünüyorsunuz. Yani, hâlâ ısrarınızdan vazgeçmiş değilsiniz; hâlâ, mahkeme kararıyla bile olsa görevlerine geri dönme hakkını kazanmış olan bu müdürlerin bu görevlerde durmalarına, bulunmalarına tahammülünüz yoktur.

Değerli arkadaşlarım, 18 tane gümrük muhafaza müdürlüğü ve gümrük başmüdürlüğü... Önemli bir sayı. Şimdi, düşünün, bu ikibuçuk yıldan bu yana, bu 18 gümrükler muhafaza başmüdürlüğü ve gümrükler başmüdürlüğünde neler yaşanıyor?! Gümrükler için son derece önemli saymamız gereken bu kurumlarda, bu 18 kurumda, acaba, bu ikibuçuk yıl içerisinde, oranın çalışanları, oranın yöneticileri en fazla neyle ilgili olmuştur; o gümrüğün vermesi, sunması gereken hizmetlerle mi ilgili olmuştur, yoksa, o gümrüklerde yönetici olarak bulunan ve iktidarın kanun gücünde bir kararname çıkararak bir şekilde yasaları da görmezden gelen bir anlayışla "sizin görevinize son verdik" dediği bu çalışanların mahkemelerden aldıkları sonuçlar, o mahkeme kararlarının uygulanıp uygulanamaması, o mahkeme kararlarının sonucunda yeniden göreve gelip göreve başlamak durumunda olan yöneticilerin ne zaman görevden alınıp alınmayacağı, bu görevde ne kadar kalıp kalamayacağı noktasındaki tartışmalar mıdır?!

Değerli arkadaşlarım, bütçemizde, bütçe görüşmelerimiz süresince en çok tartıştığımız konulardan bir tanesi, hükümetiniz döneminde yapılan yolsuzluklar olmuştur. Değişik bakanlıklarda, bakanların en yakınlarını da içerisine alan yolsuzluklar, buradaki en ateşli, en yoğun tartışma konularımızın başında gelmiştir. Nedir bunlar; en azından Sayın Bakanlığı ilgilendiren kısımlarıyla ilgili olarak baktığımızda nedir bunlar? Mesela, ülkemizde hükümetin kendi ifadeleriyle 2,5 milyar dolar, kamuoyuna yansıyan rakamlarla 7,5 milyar dolar civarında bir akaryakıt kaçakçılığından söz edilmektedir. Yine, hükümetin kendi ifadeleriyle 1,5 milyar dolar, kamuoyunda seslendirilen rakamlarla 2,5 milyar doları aşkın sigara kaçakçılığından söz edilmektedir. En az bu rakamlar düzeyinde içki kaçakçılığından söz edilmektedir. Türkiye'de bugüne kadar hiç rastlamadığımız, tanık olmadığımız şeker kaçakçılığı gibi yeni kaçakçılık alanları ortaya çıkmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, bu rakamları alt alta koyduğumuzda, Türkiye'de kaçakçılıkla ilgili olarak ifade edilen rakamlar, 7,5 milyar dolar ile 15 milyar dolar arasında -resmî rakamlara göre onları topladığınızda 7,5 milyar dolar, piyasada, kamuoyunda konuyla ilgili olan kesimlerin söylediği rakamlara baktığınız da, 15 milyar dolar civarında- Türkiye'de bir kaçakçılık piyasası vardır.

Sayın Bakan, 15 milyar dolar, hadi bunun ortalamasını alalım, 10 milyar dolar Türkiye'de bir kaçakçılık piyasasından bahsedilirken, siz, bununla mücadele etmesi gereken bir kurumun başındaki Bakan olarak, bu kaçakçılarla uğraşma yerine, kendi personelinizle, kurumlarınızda yönetici olan, yönetici pozisyonunda olan yöneticilerinizi görevden alarak, orada, kendinize daha yakın bulduğunuz, siyasal iktidarınıza daha yakın bulduğunuz kişileri göreve getirmek biçiminde bir uygulamayla ısrarla uğraşıyor olmanızı, kendiniz nasıl değerlendiriyorsunuz? 10 milyar doları aşkın kaçakçılık rakamlarının ifade edildiği bir ülkede, rakamlar var, kaçakçılıkla ilgili hiçbir şey yok. Yani, 10 milyar doları aşkın bir kaçakçılığın yapıldığı ülkede, hiç olmazsa, bununla ilgili birtakım yakalamaların, birtakım takiplerin ve bu takipler sonucunda ortaya çıkmış birtakım sonuçların olması gerekmez mi Sayın Bakan?

DEVLET BAKANI KÜRŞAD TÜZMEN (Gaziantep)Var.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)Nedir ortaya çıkardığınız sonuçlar? Yani, sizin kendi rakamlarınızla, seslendirdiğiniz 2,5 milyar dolarlık akaryakıt kaçakçılığıyla ilgili olarak bugüne kadar bulduğunuz ve ortaya çıkardığınız rakam nedir? Hiç böyle bir şey yok. Rakamlar söyleniyor, kendiniz seslendiriyorsunuz; ama, bunları bulup ortaya çıkarmaya dönük hiçbir sorumlu yok; ne İçişleri Bakanı konuyla ilgili sorumlu ne gümrüklerden sorumlu Devlet Bakanlığı konuyla ilgili sorumlu. Rakamlar var, rakamlar seslendiriliyor; ama, bu rakamlarla ilgili ortaya çıkarılabilmiş, ciddîye alınabilir bir tek uygulama yok; ama, dün burada Sayın Genel Başkanın, özellikle, petrol kaçakçılığıyla ilgili olarak mahkemelere yansımış, basına yansımış ifadeleri kullanmasını, iktidarınıza, hükümetinize bir haksızlık gibi, Sayın Başbakan ve Sayın Maliye Bakanı buradan cevaplandırmaya çalıştı, cevaplamaya çalıştı. Kendinize bu vesileyle haksızlık yapıldığını, hatta, hakaret edildiğini ifade etmeye çalıştınız. Peki, Sayın Bakan, ben sizden rica ediyorum şimdi; eğer biz size haksızlık yapıyor isek, eğer bu ifadelerle size haksızlık yapılmışsa, eğer anamuhalefet partisi Genel Başkanı size hak etmediğiniz bir suçlamayı getirdiyse, o zaman, lütfen, çıkın buradan sizin kendinizin, kendi rakamlarınızla 2,5 milyar doları aşkın olduğunu ifade ettiğiniz bu akaryakıt kaçakçılığıyla ilgili olarak neler yaptığınızı, yılda 2,5 milyar doları aşan bu akaryakıt kaçakçılığı sonucunda aldığınız önlemlerle, aldığınız tedbirlerle bu kaçakçılığa yeltenenlerle ilgili yaptığınız, tespit ettiğiniz ve bir vesileyle yakalayıp mahkûm ettirdiğiniz bu kaçakçılarla ilgili hem Meclisimize hem Türkiye kamuoyuna bilgi veriniz.

Değerli arkadaşlarım, 2,5 milyar dolarlık bir akaryakıt kaçakçılığı neyle yapılabilir; 2,5 milyar dolarlık bir kaçakçılığı yapabilmek için, önce, milyonlarca ton akaryakıtı bir vesileyle Türkiye'ye getirmek lazım; sonra, bu akaryakıtın, Türkiye'nin dörtbir tarafında litre litre tüketicilerine sunulabilmesi için, tüketicilerine ulaştırılabilmesi için bir ağ kurulması lazım. Yani, bu, hani, çok değerli pırlanta, elmas gibi bir iki çantanın içerisinde getirilebilip, bir TIR'ın gizli bölmeleri içerisine sokulup, o gizli bölmeler içerisinde kimse farkında olmadan, kimse fark etmeden bir yerden bir yere alınıp götürülebilecek, dolayısıyla onu bulmanın, onu tespit edebilmenin olağanüstü zorluklar taşıdığı, alınacak önlemlerle bunu engelleyebilmenin zorluklarla karşı karşıya olunduğu bir durum değildir; söz konusu edilen rakam, milyonlarca ton petroldür, belki milyon ton şekerdir, belki milyonlarca box sigaradır, belki milyonlarca şişe içkidir. Ne yaptınız Sayın Bakan, ne yaptınız? Bu ağ nasıl bir ağdır? Bu ağı tespit etmek, bu ağı çözmek, bu ağın ilişkilerini bulmak, bu ağla ilgili olan kişileri, kesimleri tespit etmek kimin görevidir bu ülkede? İçişleri Bakanının göreviyse gelsin İçişleri Bakanı anlatsın, gümrüklerden sorumlu Devlet Bakanının göreviyse gelsin gümrüklerden sorumlu Devlet Bakanı anlatsın, Başbakanın göreviyse gelsin Başbakan anlatsın; ama, birisi anlatsın. Anlatamıyorsun, rakamları sen söylüyorsun, muhalefet eleştirdiği zaman da "efendim, bize haksızlık yapıyorsunuz..."

Sayın Bakan, milyonlarca ton petrol, eğer siyasetçi işbirliği yoksa, eğer iktidar işbirliği söz konusu değilse, eğer bürokrasi işbirliği söz konusu değilse, eğer o bildiğimiz klasik mafya, bürokrat ve siyasetçi üçgeni söz konusu değilse, buradan, milyonlarca ton kaçakçılığın nasıl yapıldığını bu Meclise anlatmak sizin olmazsa olmaz görevinizdir. Ben sizi göreve çağırıyorum; gelin, lütfen, burada görevinizi yapın. Siz ne yapıyorsunuz bunun yerine; 18 gümrük başmüdürünü, kazanılmış haklarını bir tarafa bırakarak, kanunların onlara tanımış olduğu hakları bir tarafa bırakarak, onyıllar boyunca sürdürdükleri emeklerini yok sayarak, yok ederek o insanları görevden alıyorsunuz ve siz de Bakanlığınızın böylece görevlerinin gereklerini yerine getirmiş oluyorsunuz, üstelik bir de hükümetin en başarılı Bakanı, hükümetin en iddialı olduğu alandan sorumlu olarak Devlet Bakanı diye kamuoyuna lanse ediliyorsunuz.

Değerli arkadaşlarım, bu uygulama, sizin, yani İktidar Partisinin, yani AKP'nin kamuoyunu nasıl yanılttığının, eline geçirdiği güçleri, işbirliği içerisinde olduğu güç odaklarıyla birlikte nasıl yanılttığının, nasıl yanıltmaya çalıştığının, onun da ötesinde, Türkiye'yi nasıl bir noktaya sürüklemeye çalıştığının en somut ifadesidir, en somut göstergeleriyle tepeden tırnağa dopdoludur. Bakanlığınızla ilgili alanlarda ortaya konulan rakamlar, Bakanlığınızın bütün başarıyla ilgili söylenen ifadelerine rağmen, Türkiye'yi bir uçurumun kenarına doğru hızla sürükleyen uygulamalarla dopdoludur.

Sayın Bakan, biliyoruz, şikâyetlerinizin önemli bir kısmı hükümet tarafından yeterince dikkate alınmamaktadır; ama, giderek, siz de bu iddialarınızdan ve bu ifadelerinizden, bu şikâyetlerinizden hızla vazgeçip, onun yerine, hükümetin, sizin inanmadığınız politikaları …

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla) -… takip etme yolundaki önerilerine, onların kadrolaşma esaslı yaklaşımlarına boyun eğen bir çizgi içerisindesiniz.

Sayın Bakan, hazır bu vesileyle kürsüye gelmişken, bir soru daha sormak istiyorum: Türk Lirasının değerine ilişkin, bu değerin yüksek olduğuna ilişkin iddialarınız ne oldu?! Vaz mı geçtiniz bu iddiadan?! Kim kimi ikna etti?! Siz mi Türk Lirasının değerli olduğuna ilişkin kanaatinizin doğru olmadığına inandınız, bu kanaatinizden vazgeçtiniz, yoksa siz mi iktidarı Türk Lirasının pahalı olduğuna ilişkin iddialarınız konusunda ikna ederek Türk Lirasını gerçek değerine taşıdınız?! Bugün, Türkiye'nin en temel sorunu olan cari açıkla ilgili olarak kamuoyunda artık giderek çok daha yaygın biçimde seslendirilen, konuyla ilgili her kesimin Türkiye'yi gelecekte çok ciddî bir sıkıntıya doğru sürükleyeceğine ilişkin iddiaların en temel argümanı halinde olan ve sizin de uzunca bir süre seslendirdiğiniz Türk Lirasının değerli olduğuna ilişkin kanaatiniz ne oldu Sayın Bakan?!

Elbette, bu konularda söylenecek çok şey var; ama, konuyla bire bir ilişkili olmadığı için, bunlar üzerinde, belki bu aşamada çok fazla durmak doğru olmayabilir; ama, Sayın Bakan, siz, inanmadıklarınızla değil; siz, sizin dışınızda, bir vesileyle -hangi kanatlardır bilemiyorum; ama, bu iktidarın çok fazla kanattan oluştuğu artık herkesin gözle, çıplak gözle görebileceği bir gerçeklik olarak ortadadır- bu iktidarın başka kanatlarının size dikte etmeye çalıştığı…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

109 konuşma daha · 28 Aralık 2005

109 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook