Gümrük müsteşarlığınınteşkilat ve görevleri hakkında kanuna bir madde eklenmesi (s.s.1018)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 45. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Aralık 2005 · 637 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP), 28 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: GÜMRÜK MÜSTEŞARLIĞININTEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNA BİR MADDE EKLENMESİ (S.S.1018)); konuşma 637 kelime.
Ali Kemal Kumkumoğlu (CHP, İstanbul). “Gümrük müsteşarlığınınteşkilat ve görevleri hakkında kanuna bir madde eklenmesi (s.s.1018)”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 28 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-kemal-kumkumoglu-22-2005-12-28-gumruk-mustesarligininteskilat-ve-gorevleri-hakkinda-kanuna-bir-madde-2 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (İstanbul )Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli arkadaşlarım, kısaca Sayın Bakanın ısrarla sorduğum sorularla ilgili kısma verdiği cevaplar üzerine, birkaç şey söyleyip önergeye geçeceğim.
Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakanlığın ifade ettiği rakamlarla, Türkiye'de 2,5 milyar dolarlık petrol kaçakçılığından söz edilmektedir. Bu, 3,5 katrilyon eder. Ortalama, bunu, 2 000 000 lira diye düşünsen, Sayın Bakan, bu, 1 750 000 ton petroldür. Bu, Türkiye'nin her tarafına litre litre dağıtılan bir organizasyon sonucunda ancak tüketilebilir. Ortaya çıkardığınız bir tek organizasyon var mıdır Sayın Bakanım?
Burada, güya cevap verdiniz; yani, sizin pozisyonunuzdaki bir Bakanın, burada, 2005 yılıyla ilgili petrol kaçakçılığı konusunda seslendirdiği 58 trilyon liralık rakam, bence, sizin konumunuzdaki bir görevliyi sıkıntıya sokar, en azından sıkıntıya sokar. Ben şahsen ve inanıyorum buradaki milletvekillerinin çoğu sizin yerinizde bulunsa, 3,5 katrilyon liralık ve üstelik memleketin en ücra köşelerine kadar dağıtılmak zorunda olan 1 750 000 tonluk bir kaçakçılıkla ilgili olarak 50 trilyon lira civarındaki bir rakamı burada telaffuz etmekten imtina ederdi.
Sayın Bakan, bu tavır şunu gösteriyor aslında: Bu, sizin karşı olduğunuz bir durum değildir. Ben, buradan bunu anlarım. Bu, Sayın Bakanlığın, sayın hükümetin karşı olduğu bir durum değildir. Bu, birilerine petrolü sonuna kadar vergili kullandırıp, birilerine petrolü bilerek, bilinçli olarak vergisiz kullandırmanın bir genel politika haline dönüştüğü biçiminde bir değerlendirmeyi beraberinde getirir. Şu benim yaptığım değerlendirme, sizin "biz, bu kaçakçılıkla mücadele ediyoruz, bu yıl içerisinde de 58 trilyon liralık kaçak akaryakıt yakaladık" ifadenizden daha gerçekçi bir ifadedir. Ben, bir cumhuriyet hükümetinin böyle bir suçlamayla muhatap olmasını, bir milletvekili olarak, gerçekten zorlanarak seslendiriyorum; ama, sizin, konuyla ilgili bir Bakan sıfatıyla, buradan, sizin rakamlarınızla 2,5 milyar dolar olduğunu söylediğiniz ve ülkenin en ücra noktalarına kadar, ancak taşınarak ve litre litre tüketilerek ortada var olduğunu seslendirdiğiniz böyle bir kaçakçılıkla ilgili kullandığınız 50 küsur trilyon liralık rakam, en azından, bir aczin ifadesidir; bu konudaki başarısızlığınızın, kendi ağzınızdan seslendirilmesidir. Kaldı ki, bu, bunun sadece bir parçasıdır. Burada söz konusu edilen bütün kaçakçılık unsurları -arkadaşlarım uyardılar, seslendiremedim- hayvan kaçakçılığı Anadolu'nun tamamını kapsamış. Hayvan bu, her biri 300-500 kilo gelir. Ortalıkta gezip dolaşacak. Kamyonlarla, karayollarından nakledilmek zorunda. Nerede, hani; bulduğunuz hayvan kaçakçılığıyla ilgili mücadeleniz ve o mücadeleden elde ettiğiniz sonuçlar nerede?! Memlekette gümrük diye bir şey kalmamış, yol geçen hanı. Eğer belli ilişkileri kurabilmişse, belli bağlantıları kurabilmişse, her isteyen, her istediği şeyi, bu memlekete, hiçbir gümrük ödemeden, hiçbir vergi ödemeden, kendisini hiçbir vergiye tabi tutmadan ödeyebiliyor. Yeri geldiğinde, bu kaçakçılık, vatandaşın canı pahasına uygulanıyor; ama, şu ifadelerinizden de görüldüğü gibi, siz, bu işi yeterince ciddiye almıyorsunuz. Sayın Bakan, bence, görevlerinizi daha fazlasıyla ciddiye alsanız iyi olur.
Değerli arkadaşlarım, bu önergemizde şöyle bir eksikliği hiç olmazsa düzeltmeye çalışıyoruz: Bu ihdas edilen 19 adet müsteşarlık müşavirliği kadrosunun içerisinde yer alacak çalışanların 6'sı mahkeme kararıyla görevlerine geri dönmüştür. Biz, şimdi, burada, 19 müşavirlik ihdas edersek, bu, şu anlama geliyor: Bu mahkeme kararıyla görevine dönmüş olan 6 müdür de, bu teklifin yasalaşmasından sonra, mahkeme kararına rağmen, görevlerinden alınıp o müşavirlik kadrosuna atanacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)Toparlıyorum.
Hadi, personele saygısızlık yapıyoruz, onların emeklerini hiçe sayıyoruz, ikibuçuk yıldan bu yana, onların mağduriyetleri karşısında sessiz kaldık, onlara maaş ödeyenlerle ilgili belki yarınlarda çıkabilecek zimmete göz yumduk; hiç olmazsa mahkeme kararlarına saygımız olsun, hiç olmazsa bu ülkede iktidar şöyle de yapsa, böyle de yapsa, mahkeme var, kanun var, ben gider kanun karşısında haklarımı savunurum ve hakkım olan şeyi mahkeme kararıyla da olsa alırım diye, bu ülkede, bir kuruma güvenen yurttaşlarımıza ve bu görevlilerimize, dolayısıyla, onların güvenerek yola çıktıkları bu kurumlara, bizim de güvenmemiz gereken bu kurumlara, yarınlarda, hangi koşullarda, hangimize lazım olabileceğini bilemediğimiz; ama -hiç kimsenin başına gelmesin- bu ülkede, her yurttaşın, bir gün, mutlaka güvenerek "ben buradan hakkımı alırım" diyerek kapısına gideceği mahkemelere karşı saygımızı devam ettirelim. Bu önergeye, ben, arkadaşlarımızın, mahkemelere olan saygımız nedeniyle, mahkeme kararlarını kanunla yok sayma gibi bir yaklaşıma...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ KEMAL KUMKUMOĞLU (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
109 konuşma daha · 28 Aralık 2005