Eski Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü'nün vefatının 16'ncı yıl dönümüne, cumhuriyetin 100'üncü yılında Antalya'da bir öğretmenin yaptığı konuşmadan dolayı gözaltına alınmasına, yargının geldiği duruma, Hatay Milletvekilli Şerafettin Can Atalay'a, öğrenci yurtlarındaki asansör kazalarına ve TÜRK-İŞ'in açlık sınırı rakamına ilişkin açıklaması
Mersin Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 15. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Ekim 2023 · 456 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Ali Mahir Başarır (CHP), 31 Ekim 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Eski Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü'nün vefatının 16'ncı yıl dönümüne, cumhuriyetin 100'üncü yılında Antalya'da bir öğretmenin yaptığı konuşmadan dolayı gözaltına alınmasına, yargının geldiği duruma, Hatay Milletvekilli Şerafettin Can Atalay'a, öğrenci yurtlarındaki asansör kazalarına ve TÜRK-İŞ'in açlık sınırı rakamına ilişkin açıklaması); konuşma 456 kelime.
Ali Mahir Başarır (CHP, Mersin). “Eski Başbakan Yardımcısı Erdal İnönü'nün vefatının 16'ncı yıl dönümüne, cumhuriyetin 100'üncü yılında Antalya'da bir öğretmenin yaptığı konuşmadan dolayı gözaltına alınmasına, yargının geldiği duruma, Hatay Milletvekilli Şerafettin Can Atalay'a, öğrenci yurtlarındaki asansör kazalarına ve TÜRK-İŞ'in açlık sınırı rakamına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 31 Ekim 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-mahir-basarir-2023-10-31-eski-basbakan-yardimcisi-erdal-inonu-nun-vefatinin-16-nci-yil-donumune (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=118352
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; TÜBİTAK'ın kuruluşunda önemli bir rol oynayan, fizik alanında önemli hizmetler veren, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı yapan, Türk siyasetine getirdiği ilkeli duruşuyla her zaman örnek aldığımız Türk siyasetinin dürüst, unutulmaz isimlerinden Profesör Doktor Sayın Erdal İnönü'yü aramızdan ayrılışının 16’ncı yılında saygı, sevgi ve rahmetle anıyoruz.
Evet, hafta sonu cumhuriyeti coşkuyla kutladık. Cumhuriyetin önemini, değerini idrak eden milyonlarca yurttaşımıza, özellikle gençlere, Türk Bayrağı’nı eline alıp sokaklarda olan her vatandaşımıza teşekkür ediyoruz, minnet duyduğumuzu belirtmek istiyoruz. Cumhuriyet önemli, cumhuriyet eşitlik, cumhuriyet demokrasi, cumhuriyet adalet demek.
Cumhuriyetin 100’üncü yılına giriyoruz Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri ama 100’üncü yılına girerken maalesef ki üzücü olaylar görüyoruz, üzücü olaylar yaşıyoruz. Bakın, Antalya'da cumhuriyet kutlamalarında yapmış olduğu konuşmadan dolayı bir öğretmenimiz gözaltına alındı, yirmi dört saat gözaltında tutuldu, savcı mevcutlu olarak istedi, daha sonra adli kontrolle serbest bıraktı. Bu öğretmen ne demişti, bakalım. Öğretmenin konuşmasına baktığımız zaman, cumhuriyetin 100’üncü yılında cumhuriyetin bütün nimetlerinden faydalanıp onu yok etmeye çalışanlar olduğunu söylemişti. Koskoca ülkemizin sığınmacılar tarafından bir anlamda işgal edildiğini, özellikle ülkenin bu anlamda tımarhaneye dönüştüğünü söylemiş. Onun söylediklerini aktarıyorum ben. Tabelalardan “Türkiye Cumhuriyeti” ibaresinin söküldüğünü, millî marş okunurken ayağa kalkmaya tenezzül etmeyenlerin olduğunu, gencecik kadın sporcular yaftalanırken millîlikten söz edildiğini söylemiş ve bu sözlerden dolayı gözaltına alınmış. Şimdi, burada şüpheli, burada suçlu bu öğretmen mi yoksa gerçekten onun hakkında gözaltı kararı veren bir savcı mı? Evet, ağır bir eleştiri var ama bir eleştiri var. Türk Ceza Kanunu’nda hangi suçun unsurlarının oluştuğunu ben sormak isterim burada arkadaşlarıma. Bunlara bile tahammülümüz yok mu? Bir öğretmen Cumhuriyet Bayramı’nda, cumhuriyetin 100’üncü yılında bu sözleri sarf ettiği için yirmi dört saat gözaltına alınıyorsa sözün bittiği yerdeyiz. Yargı nereye gidiyor? Yargı öğretmeni, yargı milletvekilini, yargı gazeteciyi, yargı gençleri muhalefet ettiği için susturmaya yarayan bir kurum hâline mi geldi? E, birileri dediği zaman kızıyorsunuz, yargı bir vesayet organı mı oldu? Ben soruyorum, gerçekten cümleler bu; neden bir öğretmen gözaltına alınır?
Hemen Can Atalay olayına geliyorum. Yargıyı konuşmak zorundayız cumhuriyetin 100’üncü yılında çünkü yargı, özgür bir ülkeyi maalesef ki susturmak adına yargı tehdidiyle baskı altına alarak cezaevine atıyor insanları, milleti. Efendim, bakın, Anayasa Mahkemesi bir karar verdi. Anayasa Mahkemesinin vermiş olduğu karar Anayasa 153’e göre bağlayıcıdır. Dosya 13. Ağır Ceza Mahkemesinde. Şimdi Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun kararında Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verdiği zaman Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi tahliye kararını vermiş. Enis Berberoğlu'nun kararında Anayasa Mahkemesi ihlal kararı verdiğinde İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tahliye kararını vermiş. Peki, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, hangi hukuk, hangi yasa, hangi vicdan, hangi adaletle bu dosyayı Yargıtaya tekrar yolluyor? Anayasa’dan, Anayasa Mahkemesinden kendini büyük gören bu mahkemenin amacı nedir? Bunu sormak istiyorum. Bir milletvekili… Bu yüzyılda, cumhuriyetin 100’üncü yılında, egemenliği tek kişiden alıp millete veren o önemli bir günde yaşadığımızı görebiliyor muyuz? Neden?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
198 konuşma daha · 31 Ekim 2023