Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı’nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Mersin Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)
Genel Kurul, 62. Birleşim · 3. yasama yılı · 4 Mart 2025 · 473 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Ali Mahir Başarır (CHP), 4 Mart 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı’nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 473 kelime.
Ali Mahir Başarır (CHP, Mersin). “Kütahya Milletvekili İsmail Çağlar Bayırcı’nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 4 Mart 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-mahir-basarir-2025-03-04-kutahya-milletvekili-ismail-caglar-bayircinin-yaptigi-aciklamasindaki (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=133049
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün ülkenin çok büyük bir değerini, Edip Akbayram'ı sonsuzluğa uğurladık. Edip ağabey çok başarılı bir sanatçıydı ama aynı zamanda çok iyi bir insandı, ülkesinin sorunlarına her zaman duyarlı olmuştu; baskılara, zulümlere eğilmemişti; türkülerini, eserlerini bu yönde yapmıştı. Bu elli yıllık yaşantıma 20 tane Edip Akbayram konseri sıkıştırabildim. Tanıştım, konuştum. Gerçekten çok çok çok üzgünüz çünkü Edip Akbayram gibi sanatçılar kolay kolay yetişmiyor. Ülke için, bizler için, sanat için çok büyük bir kayıp. Edip ağabeyi unutmayacağız, iyi ki bu topraklardan bir Edip Akbayram geçti.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; ramazan ayının barış, bereket, huzur getirmesini diliyorum ama ne yazık ki milyonlarca yurttaşımız ramazan ayına buruk bir şekilde girdi. Ramazan ayında insanlarımız sahura kalkamıyor, sahura kalksa iftar yapamıyor, sofraları kuramıyor. Birçok yurttaşımız iftarını ramazan çadırlarında ya da belediyelerimizin yardımlarıyla açmak zorunda kalıyor, bu ülke bu durumu hak etmiyor.
Şimdi, bu ülkede inanç özgürlüğü var, oruç tutan da tutmayan da bizim. Oruç tutan yurttaşlarımızın da tutmayan yurttaşlarımızın da haklarını bizler koruyacağız ama üzülerek söylüyorum ki gelinen nokta öyle bir nokta ki bir şirketin CEO'su bir açıklama yapıyor, bu açıklamalardan dolayı Twitter'da yoğun bir gündem, adli kontrolle bırakılıyor. Ben ona katılmıyorum, sen ona katılmıyorsun ama şirket içi bir yazışmadan dolayı günlerce bunu konuşuyoruz. Bu iktidarın yapması gereken şey, buradan bir algıyla gözaltına aldırmak mı yoksa iftarını açamayan, ramazan çadırlarında kuyrukta olan milyonlarca vatandaşımızın daha huzurlu bir ramazan ayını geçirmesini sağlamak mı? İşte, daha dün tutukladığınız Beykoz Belediye Başkanının hafta sonu ramazan çadırında ilk gün orucumuzu açtık, binlerce yurttaş vardı. Üzülerek söylüyorum, iftar bitti, insanlar dağılıyor, 75 yaşında bir çift; teyzemiz, amcamız cebinden bir poşet çıkardı, yemeği dağıtan arkadaşa uzattı, "Kalan yemek var mı oğlum, poşete koy." dedi. İşte, bizim çözmemiz gereken sorun budur ramazan ayında. Değerli milletvekilleri, avokado tarifi veriyor, "Yiyin." diyor, herkes yemek istiyor ama kimse yiyemiyor, alamıyor; tanesi belki 50 lira. İnsanlar balık pazarından balık kafası alıyor, 130 lira kilosu. Tavuğun kemiğini alıyor -eti sıyrılmış- çocuklarına çorba yapmak için anneler. Biz bunları konuşmalıyız, biz yoksulluğu konuşmalıyız. Gerçekten, ben soruyorum: Bu ramazanda çok kıymetli milletvekilleri huzurlu mu? Birileri saraylarda iftar açarken insanlar ramazan çadırlarında saatlerce beklemek zorunda kalıyor, evlerde tencere kaynamıyor, sahura kalkamıyor, sahur için poşette yemek istiyor çadırdan; algı değil biz bunları konuşmalıyız. Yoksa bu ülkede inanç özgürlüğü var, oruç tutanın da tutmayanın da hakları bizimdir. Daha çok oruç tutan insanlara da yaşayabileceği, beslenebileceği, akşam huzurla orucunu açabileceği, sofra kurabileceği; torunlarını, çocuklarını çağırabileceği bir ortamı yaratmalıyız ama görüyorum ki yine algı, yine bu ülkeyi nasıl ayrıştırırız? Hayır, bu ülkedeki tüm yurttaşların teminatı bu Parlamento olmalı, bizler olmalıyız.
Şimdi, diğer bir konu: Gazeteciler bugün hâkim karşısındaydı, Halk TV... Otuz dört gündür tutuklu Halk TV'nin yayın yönetmeni, bugün tahliye olmadı sadece, beraat etti, günlerce gözaltında tutuldu. Yahu, neden? Şimdi soruyorum: Sayın Başkanım, Adalet Bakanlığı yaptınız, hukukçu milletvekilleri var, bu zulüm bu insanlara niye yapılıyor?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
99 konuşma daha · 4 Mart 2025