İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 81. BİRLEŞİM · SALI

Adalet Bakanının bugünkü açıklamalarına, 19 Martta ve sonrasında yaşananlarla ilgili Adalet Bakanına sormak istediği sorulara ilişkin açıklaması

Ali Mahir Başarır

Mersin Milletvekili · CHP (konuşma tarihinde; bugün Yeni Parti)

Genel Kurul, 81. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Nisan 2025 · 455 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Ali Mahir Başarır (CHP), 29 Nisan 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Adalet Bakanının bugünkü açıklamalarına, 19 Martta ve sonrasında yaşananlarla ilgili Adalet Bakanına sormak istediği sorulara ilişkin açıklaması); konuşma 455 kelime.

Ali Mahir Başarır (CHP, Mersin). “Adalet Bakanının bugünkü açıklamalarına, 19 Martta ve sonrasında yaşananlarla ilgili Adalet Bakanına sormak istediği sorulara ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 81. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-mahir-basarir-2025-04-29-adalet-bakaninin-bugunku-aciklamalarina-19-martta-ve-sonrasinda-yasan (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=134475

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Evet, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de konuşmama adaletsizlikle başlayıp adaletsizlikle -onu anlatarak- bitirmek istiyorum.

Bugün Adalet Bakanı bazı açıklamalarda bulundu, yargının bağımsız olduğunu söyledi "Türkiye hukuk devletidir." dedi, "Bizlere iftira atıyorlar." dedi ve yirmi üç yılda 78 olan müstakil adliye binasını 382'ye çıkarmış. Keşke eski, küçük, belki 2 odalı adliye binaları kalsaydı ama içinde adalet olsaydı. Dünyanın en büyük adalet saraylarını yapabilirsiniz, en büyük adliyelerini yapabilirsiniz ama o adliyede adalet yoksa, o adliye insanlara güven değil, korku, endişe, panik veriyorsa orada adalet yoktur. Ben buradan Adalet Bakanına sormak istiyorum: 19 Martta Cumhurbaşkanı adayımızı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımızı tutukladınız. Ondan sonra, soruşturma ve kovuşturmalar devam etti, hafta sonu da 52 kişiyi gözaltına aldınız. Biliyorsunuz, soruları görebilme imkânımız var. Çok garip sorular soruluyor. Mesela Kadriye Kasapoğlu'na -Sayın Ekrem İmamoğlu'nun Özel Kalem Müdürü- sorulan soru: "Neden bazı kişilerle telefon görüşmesi yapıyorsun?" Kardeşim, kadının görevi bu. İsim sormuyor bakın, "Neden sık telefonla görüşüyorsun?" "Benim görevim bu." diyor. Bakın, bu soruyu sorabilmek için hukuki bir şizofren olman lazım. İstanbul'a söylüyorum bunu.

Geliyorum Şafak Başa'ya. İSKİ Genel Müdürü, kaymakamlık yapmış, bürokratlık yapmış, Tekirdağ'da görev yapmış onurlu, şerefli bir Genel Müdür. Kendisine bir iş adamı geliyor, maden açmak istediğini söylüyor. Bakanlıktan görüş alıyor, Bakanlık "Açamaz." diyor, reddediyor. Bu meczup mafya artığı adam kendisini tehdit ediyor, devlet koruma veriyor. Şimdi, tek soru soruluyor. Bu kişi tanık sıfatıyla Şafak Başa'yı suçluyor. Ey Adalet Bakanı, soruyorum sana ya... İSKİ'nin Genel Müdürünü tutukladın. Olay aynen bu. Ne kadar ayıp ya! Gerçekten bunlara cevap ver. "Türkiye hukuk devleti." Değil. Türkiye yasa devleti değil, Türkiye'de yargı bağımsız değil.

Geliyorum Murat Ongun'a. Adamı aldınız, evini aradınız, bankaya baktınız, akrabalarına baktınız, bir şey bulamadınız. Yahu eşini niye alıyorsunuz! Bu bir acziyet, bu bir utanmazlık. Eşini aldınız, çocukların kumbarasını alıyorsunuz. Allah'tan kumbaradan 4 bin lira çıkmış, 10 bin lira çıksa çocuğu da tutuklayacaklar. Kızının küpesine "Altın mı? Bakayım." diyor. Herhâlde ısırıyor küpeyi o polis. Bu olacak şey mi? Ben bu Parlamentodaki tüm milletvekillerine söylüyorum. Empati yapabilmek önemli, kendimizi o insanların yerine bir parça koyalım.

Geliyorum, bitmiyor. Yani bu soruşturmanın her tarafı tuhaf. Yine İmar İşleri Genel Müdürünün iş yerine gidiyorlar -eski- kaşeler var, "Bunlar ne?" diyor. "İş yerime geldiniz, şirketin kaşeleri." diyor. "Öyle mi?" diyor. Bakın, bu kadar tuhaf sorularla soruşturmanın yürütüldüğü ve Türkiye'nin, dünyanın güldüğü, üzüldüğü, acıdığı bir durumda Adalet Bakanı ve yargı ve her gün 3 kez "Yargı bağımsız. Türkiye hukuk devleti..." Hayır, değil. Örnekleriyle söylüyorum bakın.

Gariplikler bitmiyor, 2911 sayılı Yasa'ya muhalefetten -gösteri, yürüyüş yapan- bu ülkenin 43 genci neden hâlâ cezaevinde? Ya, ne hakla alt sınır altı ay? Bunun yatarı yok, niye tutuyorsunuz ya? Hasta mısınız siz! Burada avukat olanlara soruyorum, avukat olmayanlara da soruyorum, hayatında adliye görmemiş arkadaşlarıma da soruyorum: Bu olabilecek bir şey mi?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

93 konuşma daha · 29 Nisan 2025

Günün kaydı →
93 konuşmanın tamamı →