İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 45. BİRLEŞİM · SALI

Adil yargılanma hakkı ve hukuk güvenliğine ilişkin gündem dışı konuşması

Ali Mahir Başarır

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 45. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Ocak 2019 · 431 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Mahir Başarır (CHP), 15 Ocak 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Adil yargılanma hakkı ve hukuk güvenliğine ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 431 kelime.

Ali Mahir Başarır (CHP, Mersin). “Adil yargılanma hakkı ve hukuk güvenliğine ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 45. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-mahir-basarir-27-2019-01-15-adil-yargilanma-hakki-ve-hukuk-guvenligine-iliskin-gundem-disi-konusma (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75973

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Adil yargılanma hakkı ve hukuk güvenliği konuları hakkında gündem dışı söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, bir ülkede hukuk güvenliğinden, yargı bağımsızlığından bahsedebilmek için özgür, sadece vicdanlarına göre karar verebilen yargıçların görev yapması gerekmektedir. Bir ülkede eğer yargıçlar televizyon kanallarını izleyip Cumhurbaşkanının cümlelerini iddianameye döküyorsa orada bir sorun vardır. Üzülerek söylüyorum ki Türkiye’de bağımsız yargı tüm kurumlarıyla iflas etmiştir.

Şimdi buradan bazı örnekler vermek istiyorum. Ülkemde bir organize suç örgütü lideri çıkıyor, miting yapıyor ve diyor ki: “Oluk oluk kan akıtacağız, cezaevlerini basacağız, mahkûmları ayaklarından asacağız.” Sonuç, takipsizlik kararı. Bir Danıştay üyesi hâkim çıkıyor, bu ülkenin Cumhurbaşkanı adayı hakkında hakaret ediyor, görevinde kalıyor. Daha yeni, Edirne’de görev yapan bir hâkim “CHP zihniyeti” diye başlıyor, hakaretleri sosyal medyada devam ettiriyor, hâlâ görevinde. Bu ülkenin İçişleri Bakanı ana muhalefet liderine ağza alınmayacak hakaretlerde bulunuyor, eylemi düşünce özgürlüğü bağlamında değerlendiriliyor.

Geliyorum Cumhurbaşkanına. Bu ülkenin ana muhalefet partisi için “çöplük, tezek, soysuz” diyen Cumhurbaşkanı yargıçlar tarafından korunuyor.

Bir de yargının diğer yüzüne bakalım. Yıllarını sanata vermiş, bilime vermiş Müjdat Gezen, Metin Akpınar çıkıyor, televizyonda bir konuşma yapıyor, akşam Cumhurbaşkanı bu sanatçıları diline doluyor. Hafta sonu Anadolu Adliyesi cumhuriyet başsavcısı soruşturma başlatıyor. Bir gün sonra gözaltına alınıyorlar ve adli kontrol şartıyla, haftada bir gün imza ve yurt dışı şartıyla tahliye oluyorlar. Aslında tutuklu o sanatçılar. Attıkları her imza bu iktidarın ve bu yargının utanç imzalarıdır.

Sayın Genel Başkanımız bu ülkede muhalefet yapıyor; hırsızlığı sorguluyor, yolsuzluğu sorguluyor, haksızlığı sorguluyor, idarecilerin yurt dışındaki parasını sorguluyor, ayakkabı kutularını sorguluyor, ne geliyor? 1,5 milyon lira tazminat.

Şimdi, eğer bir ülkede yargı sarayın sözcüsü olmuşsa, kılıcını sallıyorsa, emir eri gibi davranıyorsa o ülkede hukuk güvenliğinden, birey güvenliğinden bahsetmemiz mümkün değil. Halkımızın başta saray olmak üzere tüm bürokrasiye inancı kalmamıştır. Bakın, bir örnek vereyim: Yılbaşında çekiliş yapıldı, milyonlarca insan bilet aldı, ona bile güveni yok halkın, “Hile yapmışlardır.” diyor. Sorsak birçoğu der ki: “Millî piyango bileti çekmek günah.” Ama halk “Bunlar haram olana bile haram karıştırıyor.” diyor, böyle düşünüyor. Bence çok şey almak zorundalar.

Bir yerel seçim sürecindeyiz. Seçimin konusu bana göre yapılacak olan hizmetler, yerel hizmetler olmalı ama görüyorum ki yine türban konusu, yine cami konusu, yine din konusu kullanılıyor. Bir sanatçımız içkili bir barda türbanlı bir vatandaşımızla tartışıyor, Cumhurbaşkanı çıkıyor, bunu diline doluyor. Artık türbandan, camiden elinizi çekin. Bu halkın türbanla, camiyle asla ve asla sorunu yok. Bakın, türbanlı bir vatandaşımız ile bir sanatçımız içkili bir barda bile buluşup tartışabiliyor; bu, Cumhurbaşkanını ilgilendiren bir konu değil ama ne yazık ki Cumhurbaşkanı hâlâ din, hâlâ türban, hâlâ cami konusunu işliyor bu ülkede.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla)Tamamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

108 konuşma daha · 15 Ocak 2019

108 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook