Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 92. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Haziran 2021 · 470 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Mahir Başarır (CHP), 16 Haziran 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 470 kelime.
Ali Mahir Başarır (CHP, Mersin). “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-mahir-basarir-27-2021-06-16-ceza-ve-guvenlik-tedbirlerinin-infazi-hakkinda-kanun-ile-bazi-kanunlar (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=98389
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin)Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Aslında, en tartışılan madde üzerinde söz almış bulunmaktayım. Ben, bu 2’nci maddenin neden getirildiğini gerçekten anlamıyorum. Bu yasaları sarayda bir hukuk kurulu mu hazırlıyor, mutfakta mı hazırlanıyor bilemiyorum; akıl tutulması.
Bakın, bir soruşturmada savcı eğer ki takipsizlik kararı verirse başsavcı sulh ceza mahkemesine itiraz eder, itiraz kabul olursa zaten iddianame düzenlenir. Savcı soruşturmanın sonucunda eğer ki bir iddianame düzenlerse, ağır ceza, asliye ceza bir eksiklik görürse iddianameyi iddia eder. Bakın, iki durumda da bir mahkeme kararı var.
Şimdi, hangi akılla mahkeme kararına muhtaç bir konuda başsavcıya takdir yetkisi veriyorsunuz? Ya, bu olabilecek bir şey mi? Bu ülkedeki cumhuriyet savcıları başsavcının güdümünde karar yazmak zorunda mı? Tüm hocalarla konuştuk. Bakın, bu yasayı yazan hocayla konuştum -2’siyle özellikle- “Olamaz böyle bir şey.” diyor ama geliyor.
Bakın, biz savcıların özgürleşmesini istiyoruz, özgürce karar vermesini istiyoruz, soruşturmalar açmasını istiyoruz. Artık siyasallaşan bir yargı yok, saraylaşan bir yargı var, siyasallaşmadan öte bir durum var. Zaten savcılar baskı altında. Ha, savcıların hâlini düzelteceğimize neyi getiriyorsunuz?
Değerli milletvekilleri, bakın, eski bir resim: Şurada gördüğünüz Kazan eski Belediye Başkanı, yanında böyle duran Kazan Cumhuriyet Savcısı. Ya, bu Savcı, bu Belediye Başkanı bir yolsuzluk yapsa nasıl soruşturma açacak? Bakın, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı milletvekilleriyle seçim çalışmasında; diğer Ankara Cumhuriyet Başsavcısı evlenmiş, düğünden sonra sarayda. Ya, biz bu savcıların normalleşmesini istiyoruz.
Ülkenin hâline bakın, cumartesi akşam televizyonda konuşuyoruz, pazar sabah soruşturma açılıyor. Gazeteciler cumartesi yazı yazıyorlar, pazartesi sabah altıda gözaltına alınıyorlar. Amiraller bir bildiri yayınlıyor cumartesi günü, pazar günü soruşturma açılıyor. Ama değerli milletvekilleri, bakın, ülkede neler oluyor neler, hangi birini anlatayım?
MEHMET RUŞTU TİRYAKİ (Batman)Tıkır tıkır işliyor yargı(!)
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla)Bir medya patronu sahte ekspertiz raporuyla 750 milyon dolar kredi alıyor. Ya, kanunda bunun açılımı net; banka dolandırıcılığı.
BURCU KÖKSAL (Afyonkarahisar)Zimmet, zimmet. Bankacılık suçuna girer. Zimmetten yargılanması gerekiyor eğer o krediyse.
ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla)Soruşturma yok.
Hollanda basını, Türkiye’de -oğlu eski Başbakan- şoför Topal Dursun’un -saygıyla anıyorum- evladıyla ilgili 27 milyar dolardan bahsediyor. Ben Türk parasıyla telaffuz edemiyorum, bir savcı gidip sormuyor.
MASAK raporu gelmeden Sezgin Baran Korkmaz'ın mal varlığına konulan tedbir kaldırılmış, bir savcı “Neden kaldırdın?” demiyor; yurt dışına çıkış yasağı yok, kaçıyor bu adam, “Neden yok?” demiyor.
Gazeteciler pisliğe bulaşmış -ben gazeteci falan demiyorum onlara, kirli kalemlere- ne iddialar var, hâlâ bir tek soruşturma yok benim ülkemde. İçişleri Bakanının oğlu aradı, baskı yaptı, bir Emniyet Müdürü intihar etti. Ya, Binali Yıldırım'ın oğlunda, Soylu'nun oğlunda dokunulmazlık yok. Bunların milyonda biri bizimle ilgili iddia olsa yedi ceddimizi araştırır bu savcılar. Savcılar bu hâlde; yolsuzluğu, haksızlığı, adaletsizliği, kirliliği soruşturamıyor, bir de onu atadığınız 100 başsavcıya bağlıyorsunuz.
Bakın, benim önümde, milletvekilinin önünde “cumhuriyet” yazmıyor, kaymakamın yazmıyor, valinin yazmıyor; bu savcıların sıfatının önünde “cumhuriyet” yazıyor, “cumhuriyet” 84 milyonun hakkını savunsunlar diye, tüyü bitmemiş yetimin hakkını savunsunlar diye. Yok, soruşturma yok!
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
118 konuşma daha · 16 Haziran 2021