Dünya şiir günü ve aşık veyselin ölüm yıldönümü nedeniyle
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 51. Birleşim · 1. yasama yılı · 20 Mart 2003 · 532 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Gülçiçek (CHP), 20 Mart 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DÜNYA ŞİİR GÜNÜ VE AŞIK VEYSELİN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ NEDENİYLE); konuşma 532 kelime.
Ali Rıza Gülçiçek (CHP, İstanbul). “Dünya şiir günü ve aşık veyselin ölüm yıldönümü nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 20 Mart 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-gulcicek-22-2003-03-20-dunya-siir-gunu-ve-asik-veyselin-olum-yildonumu-nedeniyle (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ RIZA GÜLÇİÇEK (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 21 Mart, bizim için çok önem taşıyor; 21 Mart, şairlerimizin günü; 21 Mart, Âşık Veysel'in ölüm yıldönümü; 21 Mart, Nevruz Bayramı ve 21 Mart, içimizde yaşadığımız, 1323 yılında yaşanan Kerbela olayları. Umarım, bütün bunlar geleceğimize ışık tutar.
Yüreği, Atatürk, vatan, ulus ve barış, insan ve doğa sevgisiyle dolu olan, bunları sazıyla ve sözüyle dile getiren bilge ozanımız Âşık Veysel'in 30 uncu ölüm yıldönümü üzerinde söz almış bulunmaktayım; şahsım ve Cumhuriyet Halk Partisi adına, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
"Ben giderim adım kalır/Dostlar beni hatırlasın!" diyen Âşık Veysel'i, otuz yıl önce, 21 Mart günü kaybettik; değerli ozanımızı, rahmetle ve saygıyla anıyoruz.
Dede Korkutlar, Yunuslar, Mevlânâlar, Hacı Bektaşı Veliler, Pir Sultanlar, Şeyh Bedrettinler, Edib Harabiler ve Mahsunileri, bazen beşyüz yılda, bazen de bin yılda bir doğuran bu toprakların ozanıdır Âşık Veysel; ulusal bir ozan olarak kendi alanında zirvedir. Onda sanatın ve tasavvufun izleri görülür. Veysel, çok özel bir halk ozanıydı. O, halkımızın öncüsü, düşünen beyni, konuşan dili ve göğsünde atan yüreğiydi.
Veysel'in gelişme günleri, Anadolu halkının aradığı önderi bulduğu ve onunla karanlıktan çıkmaya çalıştığı yıllara denk düşer, Atatürk'ü ve onun devrimlerini coşkuyla karşılar. Veysel, büyük bir Atatürkçü, cumhuriyetçi düşünür ve halk ozanı olarak, Anadolu’nun aydınlanmasında da öncü bir görev yapmıştır; gerçek bir yurt ve Atatürk sevdalısı olarak, vatan sevgisini içinde öylesine duyar ki;
"Vatan bizim, ülke bizim, el bizim
Emin ol ki, her çalışan kol bizim
Ay yıldızlı bayrak bizim, mal bizim,
Söyle Veysel övünerek, överek" diye düşüncesini ifade eder.
Vatan sevgisi ve Atatürkçü düşünceye bağlılığıyla, bir dönem köy enstitülerinde saz öğretmenliği yapmıştır. Veysel'in kimliğinin oluşmasında köy enstitülerinin çok etkisi olmuştur; ancak, dönemin valisinin onun enstitüye girmesini yasaklaması üzerine;
"Demokrasilerin budur rejimi
Vatan milletindir, kim kovar kimi?
Sıkma savcıları, kovma hâkimi,
Şekavet yok, adalet var bu yolda" diyerek tepkisini ortaya koyuyor.
Veysel, karanlık dünyası içinde gönlü aydın ve yüce bir insandır. Milletine olan sevgisini de,
“İstemem dünyanın saltanatını
Süslü giyimini, Arap atını
Bilirsem Türklüğün var kıymetini
Vatanım, milletim bana kâfidir" diye ifade eder sevgili milletvekillerim.
Âşık Veysel, bir zincirin son halkalarından ve her biri diğeri gibi barışa, özgürlüğe, kardeşliğe ve emeğe inanan ve Türkçeyi en güzel kullanan Atatürkçüdür. Evrensel Türk sanatını oluşturan halk kültürü ve Batı kültürü Veysel'in şiirlerinde uyum içerisinde kucaklaşır. Onun şiiri, hem köylü hem kentli, hem geleneksel hem çağdaş hem eski hem yenidir. Veysel, incelmiş, çağa uydurulmuş köylü kültürünün temsilcisidir.
Yetmiş yıl karanlık bir dünyada yaşadı Âşık Veysel; fakat, karanlık yalnızca gözlerindeydi, içi apaydınlıktı, şiirleri de öyleydi. Yarım yüzyılı aşkın bir süre yazdıklarıyla, çalıp söyledikleriyle çevresine hep ışıklar saçmıştır. Aydınlık ve ışıltılı bir gönül dünyasının içinden, çoğumuzun görmekte âciz kaldığı gerçekleri gönül gözüyle görmüş ve söylemiştir. Çevreden aldığı bilgileri kendi sezgileriyle birleştirerek bizlere ölümsüz dizeler bırakmıştır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, 1965 yılında çıkardığı özel bir kanunla, anadilimize ve millî birliğimize yaptığı katkılarından dolayı Âşık Veysel'e vatanî hizmet tertibinden aylık bağlamıştır.
Âşık Veysel'in doğa sevgisi de çok iyi bilinir. Âşık Veysel için toprak dosttur, sevgilidir, anadır, vatandır, emeğin, yurdun, kazancının kapısıdır. Toprağın ekonomik açıdan değerini görür. Bugün halkımızın en sevdiği dizelerinde dile getirdiği gibi;
"Her kim ki olursa bu sırra mazhar,
Dünyada bırakır ölmez bir eser.
Gün gelir Veysel'i bağrına basar,
Benim sadık yarim kara topraktır" der.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
5 konuşma daha · 20 Mart 2003