Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 57. Birleşim · 2. yasama yılı · 31 Ocak 2008 · 512 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Öztürk (CHP), 31 Ocak 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: VAKİFLAR KANUNUN 9.11.2006 TARİHLİ VE 5555 SAYILI KANUNDA BAZI MADDELERİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.98)); konuşma 512 kelime.
Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Vakiflar kanunun 9.11.2006 tarihli ve 5555 sayılı kanunda bazı maddelerinde değişiklik yapılması hakkında (s.s.98)”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 31 Ocak 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2008-01-31-vakiflar-kanunun-9-11-2006-tarihli-ve-5555-sayili-kanunda-bazi-maddele (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle, İstanbul’da patlamada ölen yurttaşlarımıza başsağlığı diliyorum.
Yine, bundan on sekiz yıl önce, 31 Ocak 1990 yılında evinin önünde hunharca katledilen büyük hukukçu, Atatürk devrimcisi, demokratik, laik cumhuriyetin yılmaz savunucusu Muammer Aksoy’u saygıyla anıyorum. Kendisine rahmet diliyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; çok önemli bir süreç içerisindeyiz. Cumhuriyetimizin, devletimizin temel sütunlardan birisi olan laikliğin aşındırıldığı, sulandırıldığı, orasından burasında çekiştirilerek kemirildiği, laiklik ilkesinin egemen olmadığı bir siyasal sistem oturtma arayış ve çabalarının yeşertildiği bir süreci yaşamaktayız.
Emperyalizmin kendi çıkarları uğruna bize yaptığı dayatmaları kabul etmeyen, direnen, ulusal çıkarlarımızı savunan, emperyalizmin kendi çıkarları karşısında ulusal duruş rotasında bulunan kişilerin gerici, hak ve özgürlükler düşmanı, demokrasi düşmanı gibi çarpık, sakat anlayışların yeşertildiği, buna karşın emperyalist dayatmalara teslim olanların özgürlük ve demokrasi kahramanı olarak gösterildiği bir süreci yaşamaktayız. “Demokrasi” “özgürlük” ve “insan hakları” gibi yaldızlı sözlerin altında nelerin yattığını aramak durumundayız. AKP mensupları, her vesileyle halkın yararına olmayan düzenlemeleri yaparken, bunları demokrasi, özgürlük adına yaptıklarını söylemektedirler ama her nedense o konuda gösterdikleri demokrat tavrı bu Meclisin çalışmasında muhalefete göstermemektedirler. Sayısal çoğunluğuna dayanarak zaten komisyonları tıkamışlar, Meclisi de tıkamaktadırlar.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yasaların tanıdığı hakkın kullanımı konusunda sınırlamalar vardır. Her hak o hakkı tanıyan yasanın da üstünde yer alan objektif iyi niyet kurallarına aykırı bir şekilde kullanılamaz. Her hak o hakkın yasada tanınmasının var oluş nedeni olan amacını aşarak kullanılamaz.
Şimdi, burada AKP milletvekili arkadaşlarımızın verdiği önergelere bakalım, büyük Türk milleti de duysun, hukukçular da duysun. “Yerine getirilmesi” ibaresinin yerine “oluşturulmasına” teklif edilmiş, “imkân kalmaması” ibaresinin yerine “imkân bulunmaması” teklif edilmiş, “olmamak kaydıyla” ibaresinin yerine “olmamak üzere” teklif edilmiş, “teklifi üzerine” “teklifiyle” söylenilmiş, “parasal değerler” yerine “maddi ve parasal değerler…” Ve bunun gibi devam ediyor.
VEYSİ KAYNAK (Kahramanmaraş)Çok farklı şeyler Ali Rıza Bey.
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)Şimdi, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu yasa bundan önceki Parlamento döneminde komisyonda Hükûmetin getirdiği tasarı Cumhuriyet Halk Partili milletvekillerinin o tarihteki direnmeleri üzerine kırktan fazla önergeyle düzeltilmeye çalışılmış. Deveye sormuşlar “Boynun neden eğri?” Deve cevap vermiş: “Benim nerem doğru ki.” demiş.
Şimdi, o komisyonlarda öyle ciddi uyarılarla düzeltilemeyen bu yasa tasarısı burada böylesine gayriciddi önergelerle düzeltilmesi mümkün değildir.
Şimdi, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizlere bir hususu okumak istiyorum: “…Rutin bir yasa tasarısı gibi gözüküyor; ancak, tasarıyı irdelediğimiz zaman, hükümetin bugünkü şartlarda hukuka bakış açısını, hükümetin devlet anlayışını ve halihazırdaki ekonomik durumdan halkın etkilenişini, çok güzel bir şekilde izah eden bir yasa tasarısı olduğunu görüyoruz.
“…bu hükümetimiz ya yasa yapma tekniğini bilmiyor veya Anayasayı delmekten büyük bir zevk alıyor! Bugüne kadar gelmiş geçmiş hükümetlerin bu Parlamentodan geçirmiş olduğu yasaların Anayasa Mahkemesinden dönme miktarından bu hükümetin Anayasa Mahkemesinden dönen yasaları daha fazla”
“Bir zamanlar -biliyorsunuz bir anekdot vardır- rahmetli Sayın Özal'a atfedilen; ancak, söylenilip söylenilmediği halen tespit edilememiş olan ‘bir kere Anayasayı delmekle ne olur’ lafı halen gündemdedir. Belki, rahmetli bunu bir yasa için bir defa söylemiştir; ancak, bu hükümet, bunu bir âdet haline getirdi. Yapmış olduğu her yasa ya Cumhurbaşkanından dönüyor veya Anayasa Mahkemesinden dönüyor, bir kez görüşülüyor, iki kez görüşülüyor, üç kez görüşülüyor.”
“Anlayamıyorum; çünkü, bu Meclis, bugüne kadar içerisinde sayısal olarak hukukçu barındıran en yüksek sayıya sahiptir.”
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
50 konuşma daha · 31 Ocak 2008