İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 83. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Posta kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s:s:230)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 83. Birleşim · 3. yasama yılı · 29 Nisan 2009 · 555 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 29 Nisan 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: POSTA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S:S:230)); konuşma 555 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Posta kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s:s:230)”. TBMM Genel Kurulu, 83. Birleşim tutanağı, 29 Nisan 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2009-04-29-posta-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-s-s-230-3 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; “PTT İdaresi postaların ayrım, dağıtım işlerini ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürebilir.” şeklindeki 1’inci madde metninin kanun tasarısından çıkarılmasını teklif ediyoruz. Önergemiz buna ilişkindir.

Şu nedenle bunu teklif ediyoruz: Şimdi, Sayın Bakan sorulara verdiği yanıtta, PTT tekeli içerisinde, kapsamı içerisinde kalan konuların aynen PTT personeli tarafından yürütüleceğini söyledi, ancak kanunun madde metnine baktığımızda, “PTT İdaresi postaların ayrım ve dağıtım işlerini ihale yoluyla üçüncü şahıslara gördürebilir.” Bu cümleden de açıkça anlaşılacağı üzere, bu posta gönderilerinin içerisinde PTT tekeli içerisinde veya dışarısında olan bir ayrım yoktur. Sınırları bunun çizilmemiştir, belirsizdir. Buna dayanarak, PTT tekeli içerisindeki PTT gönderilerinin de ihalesinin yapılacağı açıkça anlaşılmaktadır.

Şimdi, bu yönüyle baktığımızda, deminden Sayın Bakan dedi ki: “PTT ortadan kalkmayacak, devam edecek.” PTT’nin asli görevi üçüncü şahıslara verildiği zaman PTT ne iş yapacak, onu da merak ediyorum.

Değerli arkadaşlarım, bu kanun maddesinin, Anayasa’nın 128’inci maddesine açıkça aykırı olduğunu söylemiştim. Anayasa’nın 128’inci maddesi: “Devletin, kamu iktisadî teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği aslî ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle gördürülür.“ Çok açıktır. Bu hükme açıkça aykırılık vardır. Yine Anayasa’nın 22’nci maddesindeki haberleşme hürriyetinin ihlali anlamıdır. Yine Anayasa’nın 20’nci maddesindeki özel hayatın gizliliği ve korunması ilkesine açıkça aykırılık vardır. Bu nedenle, bu madde metninin tasarıdan çıkarılmasını istiyoruz.

Yine, deminden de söyledim, İş Kanunu’na açıkça aykırılık vardır. Bakanın ve arkadaşlarımızın, burada açıklamama rağmen, hâlâ aynı yöndeki ısrarları devam ediyor. Yani iş mahkemeleri, PTT Kanunu’na göre yargılama yapmaz, maddi hukuk bakımından İş Kanunu’nu uygularlar. İş Kanunu’nda hüküm yoksa Borçlar Kanunu ve buna ilişkin hükümler esas alınır. Yargılama usulü yönünden de İş Mahkemeleri Kanunu uygulanır. Burada, mahkemelerin, PTT’yi taşeron işçilerinin işçilik haklarından sorumlu tutmasının yasal dayanağı İş Kanunu’dur. O nedenle, PTT Kanunu’nda nasıl değişiklik yapılırsa yapılsın, hiçbir zaman, taşeron işçilerinin haklarından PTT asıl işveren sıfatıyla kurtulamayacaktır, kurtulamaz da. Zaten demokratik hukuk devletinde bunun aksini düşünmek de mümkün değildir. Aksi olsaydı, bütün işverenler, Türkiye’de taşeronlaşma yolu ile işçi haklarından kurtulmanın yollarını ararlardı. O nedenle, zaten demokratik hukuk devletlerinde böylesine bir hüküm getirilmiştir. Zaten İş Kanunu’nda -deminden de söyledik- işin ancak yürüttüğü mal ve hizmetlerin üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereğiyle teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler alt taşerona verilebilir. Yani bir iş yerinde, ister özel sektör olsun ister devlet sektörü olsun, o sektörün esas faaliyet alanı, ana faaliyet alanı hiçbir zaman taşerona verilemez. Bu konuda da zaten yasal hüküm vardır, demin de onu ben söyledim. O nedenle, bu konudaki gerekçeler doğru gerekçeler değildir.

Yine, PTT Kanunu’nun 2’nci maddesi çok açık bir şekilde “PTT İdaresinin tekeli altında olan maddeler şunlardır: Açık ve kapalı mektuplar, üzerlerinde haberleşme mahiyetinde yazı bulunan kartlar.” diyor. Şimdi, bu posta gönderilerinin içerisinde, deminden de söyledim, hukuksal sonuç doğurabilecek gönderiler de vardır, APS de vardır, diğer değerli şeyler de vardır. Bunların özel kişilere, yani kamu hizmet alanından çıkarılarak özel kişilere gördürülmesi, deminden de söyledim, Anayasa hükmü gereği gene mümkün değildir.

Yine, Tebligat Kanunu da Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü veya memur eliyle tebligatı öngörüyor. Yani birtakım kuruluşlar ya kendi memurları eliyle tebligat yaptıracaklar ya da PTT Genel Müdürlüğünün elemanları eliyle uygulamada bunu yapacaklar.

Bakın şimdi uygulamada yapılan birtakım şeylere: Şu anda PTT tekeli kapsamı dışında kalan işler için alınan işçilere PTT tekeli kapsamı içinde olan işler gördürülüyor. Ancak bunun sorumluluğunu taşeron işçisinde görmüyor bu yasa.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

57 konuşma daha · 29 Nisan 2009

57 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook