Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 7. Birleşim · 4. yasama yılı · 15 Ekim 2009 · 311 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Öztürk (CHP), 15 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 311 kelime.
Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 7. Birleşim tutanağı, 15 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2009-10-15-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan Borçlar Kanunu’nun bu tasarısında hazır olmayan kişiler arasındaki sözleşmenin kurulma anıyla ilgili bir husus bu.
Şimdi, bir hazır olanlar arasında sözleşmenin kurulması, bir de hazır olmayan kişiler arasında sözleşmenin kurulması olayı var. 11’inci maddenin birinci fıkrası “Hazır olmayanlar arasında kurulan sözleşmeler, kabulün gönderildiği andan başlayarak hüküm doğurur.” Yani hüküm ve sonuç doğurma anını gönderildiği an olarak kabul etmiş, hemen akabinde “Açık bir kabulün gerekli olmadığı durumlarda, sözleşme önerinin ulaşma anından başlayarak hüküm doğurur.” demiş.
Şimdi, bizim önerdiğimiz değişiklik: Burada, ikinci fıkrada “açık bir kabule gerek yoksa” yani “açık bir kabulün gerekli olmadığı durumlar” yerine “açık bir kabule gerek yoksa” ifadesini öneriyoruz. Çünkü yürürlükteki Kanun’un aslında “eğer sarih bir kabule ihtiyaç bulunmazsa” ifadesi Türkçeye sözüm ona tercüme edilmiş ama “sarih bir kabule ihtiyaç bulunmazsa” ifadesinin Türkçesi “açık bir kabulün gerekli olmadığı durumlar” değildir.
Zaten bu tasarının en büyük anlaşılmaz noktalarından birisi de “Türkçeleştirme” adı altında, Türkçeleştirme yapıyoruz diye birtakım yanlış ifadelerin kanun metnine sokulmasıdır; bölük pörçük yapılmıştır. “Sarih bir kabule ihtiyaç bulunmazsa”nın Türkçesi “açık kabule gerek yoksa” demektir. Bu, iki şeyi ifade ediyor aynı zamanda: Birisinde bir kesinlik var yani “açık bir kabule gerek yoksa”da bir kesinlik var, bir belirsizlik yok, bir takdirî durum söz konusu değil ama öbüründe, Komisyonun kabul ettiği tasarıda “bir kabulün gerekli olmadığı durumlarda…” Hangi durumlar açık kabulün gerekli olmadığı durumlar, hangi durumlar açık kabulün gerekli olduğu durumlar? Bunların tayin ve tespiti konusunda bir takdir hakkı getirilmiştir. Bu nedenle, bu yönden de bu yanlıştır.
Bu nedenle, biz, bu konunun düzeltilmesi için bu önergeyi verdik; hem yürürlükteki Kanun’la benzerlik göstermesi açısından hem de kelimenin doğru Türkçeleştirilmiş olması yönünden, öbür yandan da bir kesinlik, takdir durumundan çıkarma, açık, belirli bir durum yaratılması bakımından bu önergeyi verdik. Kabul edip etmemek yüce Meclisin takdirindedir. Komisyon ve Sayın Bakan katılmadığına göre, umuyorum AKP’li milletvekili arkadaşlarım da katılmazlar!
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 15 Ekim 2009