İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 9. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 9. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Ekim 2009 · 493 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 21 Ekim 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 493 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2009-10-21-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşülmekte olan Borçlar Kanunu’nun 22’nci maddesiyle ilgili verdiğimiz değişiklik önergesi madde metninin daha kısa ve daha anlaşılır olmasını amaçlamıştır. Mevcut tasarıda “geçerliliğini korur.” ifadesi yerine “geçerlidir.” dedik.

Yine mevcut tasarıda “…diğer hükümlerle sözleşme yapmayacak olduğunu ileri süremez.” ifadesi çok bozuk bir ifade, ne söylediği anlaşılmayan bir ifade. Bunun yerine de “…yazılmamış sayılan genel işlem koşulları olmasaydı sözleşmenin yapılmayacağını…” şeklinde düzelttik ve “…sözleşme ile bağlı olunmayacağını ileri süremez.” dedik. Bunun neresine Sayın Komisyonun ve Bakanın katılmadığını anlayamadım ben. Bunu takdirlerinize sunuyorum.

Değerli arkadaşlarım, son günlerde, alabildiğine, Türkiye’de, hukuksuzluk diz boyu yaşanmaktadır. Bu hukuksuzluklar artık günlük yaşamımızı da etkilemiştir. Aynı zamanda yargının da her tarafını sarmış vaziyettedir. Bakın, dün dağdan indirilen, dağdan inen PKK teröristleriyle ilgili olarak elimdeki haberler: “Hâkimin zor anları…” Bu da “Karar hukuki değil siyasi” ifadelerini içermektedir.

Değerli arkadaşlarım “Habur Sınır Kapısı’nda kurulan mahkemede sorgu yapan savcılar” diyor bir hâkim. Sayın Adalet Bakanına soruyorum: Bir mahkemenin kurulması Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun kararıyla mümkündür. Habur Sınır Kapısı’nda mahkeme kurulmasına ilişkin olarak hâkim ve savcıların kararı var mıdır? Silopi’deki hâkim ve savcıların Habur Sınır Kapısı’na götürülerek orada ifade almalarının hukuksal dayanağı var mıdır? Böylesine verilen kararların hukuki geçerliliği bulunmakta mıdır? Bu, hukuksuzluk değil de nedir?

Değerli arkadaşlarım, bakın, yine, bu dağdan inen 5 terörist, “terör başını, Abdullah Öcalan’ı, “Kürt halkının önderi” ve “Sayın Abdullah Öcalan” ifadelerini geri almaları konusunda bizzat mahkeme hâkimi tarafından telkin ediliyor. Deniliyor ki -mahkeme hâkimi PKK’nın avukatlarına,- aynen okuyorum: “Suça konu kelimeler kullanılmasın, üsluplara dikkat edilsin, kimse zor durumda bırakılmasın, biz de bu sürece katkı sağlamak istiyoruz dediği belirtildi.”

Değerli arkadaşlarım, eğer gazetede yazan bu iddialar doğruysa hukuk adına utanılacak bir durumla karşı karşıyayız. Eğer gazetede yazılan bu iddialar doğruysa o yargılamayı yapan hâkim görevini kötüye kullanıyor demektir. Hâkim, önüne gelen davayla ilgili hiçbir surette telkinde bulunamaz ve var olan şeyleri tutanağa geçirmekle yükümlüdür, görevlidir. Eğer bunu yapmıyor ise görevini kötüye kullanmak suçunu işliyor demektir. Buna rağmen yine gazetede yazılanlara göre “sayın” kelimesi geri alınmıyor ancak yargıç, kendilerini bu açılıma katkı sağlamakla görevli saydıkları için bu “sayın” kelimesini tutanağa geçirmeme hakkını kendinde buluyor.

Şimdi, adaletten sorumlu Bakanımıza soruyorum: Bir yargıç, kişilerin söylediği sözleri, ifadeleri, yaptığı eylem ve işlemleri, hele hele bunlar mevcut yasalar karşısında suç teşkil ediyor ise bunları tutanağa geçirmeme hakkını, yetkisini ve cesaretini kimden alıyor değerli arkadaşlarım?

Ben kişilerle ilgili değilim. Ben sadece bu konuda mahkemenin yaptığı hukuksuzlukları dile getirmek istiyorum. Eğer hukuksuzluklar, hukuku uygulamakla görevli hâkim ve savcıların da kafasına girmişse, artık istisna olmaktan çıkıp onların da uygulamalarında kural hâline gelinen bir durum yaratmışsa, burada bizim hep birlikte, hangi siyasal düşünceden olursak olalım, oturup ciddi ciddi düşünmemiz gerektiğini düşünüyorum. Burada bunu yapan hâkim yarın başka olaylarda da daha farklı neler yapmaz diye düşünüyorum. Ben bu kürsüden Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna bu hâkim ve savcılar hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Sayın Adalet Bakanı bunun gereğini yapmalıdır. Bu, mevcut yasalarımıza göre suçtur değerli arkadaşlarım.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

34 konuşma daha · 21 Ekim 2009

34 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook