İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 13. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 13. Birleşim · 4. yasama yılı · 4 Kasım 2009 · 574 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 4 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK BORÇLAR KANUNU TASARISI HAKKINDA (S.S.321)); konuşma 574 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Türk borçlar kanunu tasarısı hakkında (s.s.321)”. TBMM Genel Kurulu, 13. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2009-11-04-turk-borclar-kanunu-tasarisi-hakkinda-s-s-321-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, aslında, burada, gerçekten çok güzel bir hukuk tartışması yapmak istiyoruz sizlerle ama bir türlü, sağ olsun AKP’li arkadaşlarımız bize bunu fırsat vermiyorlar. Çünkü durmadan yanlarımızdan laf atılıyor. Ben, bu laflar -bir hukukçu olarak- hukuka çok uygun tanımlar olmadığı nedenle yanıt verme ihtiyacını hissediyorum. Çünkü hukukun katline bir hukukçu seyirci kalamaz. Örneğin bu sıralarda otururken, bu kürsüden konuşan bir arkadaşımıza, o Meclis sıralarından, Silivri’de görülmekte olan ve mahkemece “Ümraniye davası” olarak tanımlanan bir davaya ilişkin “Ergenekoncularla kol kola yürüdünüz.” diyor. Eğer “Ergenekoncular”la ifade edilmek istenilen şey Türkiye’nin demokratik, laik cumhuriyetini yıkmaya yönelik darbe hareketlerine seyirci kalmak veya göz yummak olarak kastediliyorsa, bu ülkede her kim ki -hele hele bu yüce Parlamentonun altında- darbeyi benimserse, darbeyi savunursa o şerefsizdir, o namerttir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Şimdi, hele hele 12 Eylül, 12 Mart faşist dönemlerde o generallerin arkasına sığınarak, Mamak’ta zindanlarda, hapishanelerde işkenceden geçen insanları seyredenlerin burada hiç kimseye bu konuda ders verme hakkı yoktur. İki gün önceki Hürriyet’teki Ahmet Hakan’ı okursanız ne demek istediğimi çok anlarsınız. 12 Eylül Anayasası’na “evet” diyenler, 12 Eylül generallerini alkışlayanlar, 12 Eylül faşizminin insanları işkenceden geçirmesine, ülkücü gençliği veya solcu gençliği zindanlara atmasına, orada işkence yapmasına sırıtarak gülenler burada darbe karşıtlığı yapamazlar.

Şimdi, bakın, değerli arkadaşlarım, bir mahkemenin aldığı bir karar vardır. O karar şudur: Ergenekon terör örgütüyle ilgili… (AK PARTİ sıralarından “Yarası olan gocunur!” sesi)

Benim hiç yaram yok. Ben sol düşünceli bir adamım. Bundan da hiç gocunmam. Askerî yönetimlerden de nefret eden bir siyasal yapıya sahibim.

Değerli arkadaşlarım, şimdi, bakın, burada, Ergenekon’la ilgili mahkemenin aldığı bir karar var. Sanki Ergenekon terör örgütü mahkemece tespit edilmiş gibi varlığı, birtakım arkadaşlarımızın bu Meclis kürsüsü altında onları, o kelimeleri kullanmasını ben çok uygun görmüyorum, doğru da bulmuyorum.

Değerli arkadaşlarım, bakın, Anayasa’mızda egemenliğin kayıtsız şartsız kullanılma yetkisi millete verilmiştir. Millet bu yetkisini sadece Parlamento aracılığıyla kullanmaz. Millet iradesine saygı duymak demek, aynı zamanda millet adına o yetkiyi, egemenlik yetkisini kullanan yargıya da sahip çıkmak demektir.

Siz bu ülkede ilk defa… Ben Silopi’de kimin dağdan indiğiyle kimin çıktığıyla ilgili değilim, bu bir siyasi tartışmadır ama orada yaşanan hukuksuzluğu gündeme getirmek istiyorum. Siz Türkiye’de ilk defa, egemenlik yetkisini millet adına kullanan hâkimi şüphelilerin ayağına götürmekle devletin egemenliğini zaafa uğrattınız. CMK’nın 91’inci maddesine göre, bugüne kadar Türkiye’deki hukuk tarihinde, şüphelilerin hâkimin huzuruna çıkması gerekirken ilk defa siz Türkiye Cumhuriyeti’nde hâkimi şüphelilerin huzuruna sevk ettiniz.

MEHMET NİL HIDIR (Muğla)Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu sevk etti.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)Sayın Adalet Bakanına söylemek istediğim çok şey var ama kendisi yok burada. Sayın Bakan bu Meclis kürsüsünde 20, 21, 22, 23 Ekim günleri, yargıcın Silopi’ye gitmediğini söyledi, sadece savcıların gittiğini söyledi; 23 Ekim günü televizyonlarda verildiğinde, öğlen haberlerinde, yine yargıcın gitmediğini söyledi; akşam, Silopi hâkiminin Habur’a gittiğini söyledi güvenlik birimlerinin talebi üzerine, söyledi.

Değerli arkadaşlarım, bir Adalet Bakanı bu Meclis kürsüsünden milletvekillerini yanıltıyorsa, bu Meclis kürsüsünden tüm milleti yanıltıyorsa biz o Adalet Bakanına nasıl güveneceğiz?

BEYTULLAH ASİL (Eskişehir)İstifa etmesi lazım.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)Silopi hâkimi “Kürt açılımına biraz da ben destek olayım.” diye, orada yoldan geçen helikopteri durdurmuş, o helikoptere atlamış, kendiliğinden mi Silopi’ye gitmiştir?

OSMAN DURMUŞ (Kırıkkale)Otostop yapmış!

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)O hâkimin Silopi’ye gitmesi konusunda Sayın Bakan telefonla hâkimi aramış mı aramamış mı? Bunu çıksın, açıklasın. Kendisine verdiğim soru önergelerine yanıt versin.

Değerli arkadaşlarım, benim soru önergem burada, burada benim soru önergem. Benim soru önergem burada.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 4 Kasım 2009

58 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook