Sayıştay kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.427)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 20. Birleşim · 4. yasama yılı · 18 Kasım 2009 · 577 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Öztürk (CHP), 18 Kasım 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SAYIŞTAY KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.427)); konuşma 577 kelime.
Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Sayıştay kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.427)”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 18 Kasım 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2009-11-18-sayistay-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-427 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun teklifinin 1’inci maddesi üzerinde verdiğimiz önerge hakkında Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle bu kanun teklifinin yargı kararlarının etkisizleştirilmesi ve yargı kararlarının arkasından dolanılması ve buna yasal kılıf oluşturulmasına yönelik hazırlandığı açıkça bellidir.
Öte yandan bu kanun teklifi Anayasa’mıza aykırıdır. Şöyle ki: Anayasa’mızın 2’nci maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti devletinin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olduğu tanımlanmıştır.
Anayasa’nın 2’nci maddesinde belirtilen bu hukuk devleti “Her eylem ve işlemi hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, yasaların üstünde Anayasa’nın ve yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan bir devlettir.” deniliyor.
Oysa, değerli arkadaşlarım, bu getirilen teklif, bugüne kadar AKP İktidarının gerçekten yasaları dolanmak için getirdiği bir tekliftir. Şöyle ki: Bundan daha önce Kaymakamlık Yönetmeliği’ne uygun olarak kaymakamlık sınavları yapılmaktaydı, ancak bu Kaymakamlık Yönetmeliği’ne dayanılarak yapılan sınavlar sonucunda, bir adayın başvurduğu dava neticesinde… 2008 yılında ÖSYM sınav yapıyor, bir aday dava açıyor ve bu dava sonucunda, Danıştay 12. Dairesi, hem burada “Kadro sayısının 4 katı kadar aday çağrılır.” hükmünü iptal ediyor hem de yine, burada, “Ses ve kayıtları kaydedilemez.” hükmünü de yine iptal ediyor.
Daha sonra, Danıştay Dava Dairelerine yapılan bir itiraz, yönetmelik’in 10’uncu maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan “4 katı kadar aday” ifadesinin yürütülmesinin durdurulmasına karar veriyor, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem de sınav öncesinde sorulan soruların ve yanıtların hazırlanmamış olması, sözlü sınavın sesli ve görüntülü kayıt yapılmak suretiyle gerçekleştirilmemesini hukuka uygun bulmamıştır değerli arkadaşlarım.
Hemen AKP İktidarı bu Danıştay kararını etkisiz kılmak için 5917 sayılı Yasa’yı getirmiştir. Bu yönetmelik hükmünü aynen yasa hükmü hâline getirmiştir. Bu yasa da Cumhuriyet Halk Partisi tarafından, Anayasa Mahkemesine iptal istemiyle dava açılmıştır.
Şimdi, önümüzdeki kanun teklifi de buna benzer bir kanun teklifidir. Bir kere, bizim değişiklik önergemizde, adayların gireceği sınavlara yabancı dilin de eklenilmesini istemekteyiz. 21’inci yüzyılı tamamladığımız bu süreçte Sayıştayda yabancı dil bilmeyen elemanların olmasını herhâlde AKP’li milletvekili arkadaşlarımız da kabul etmezler.
Yine öte yandan, burada “4 katı kadar, mülakata, sözlü sınava adam çağırılması” demek, demin de açıkladığım nedenlerle, bir kere hukuka aykırıdır. Öte yandan da yazılı sınavı geçersiz ve etkisiz kılmaya yönelik bir yöntemdir. Hâkimler ve savcılar sınavında da aynı şekilde oldu. Efendim, yazılıyı kazananların bilmem kaç katı kadar sözlü sınava adam çağırıyorsunuz.
Sözlü sınavın yapılmasının amacı, gerçekten, görülecek işin niteliğine, adayların dış görünüş itibarıyla görülecek işin niteliğine uygun olup olmadığına karar vermektir. Bunun için yazılıda başarılı olan adaylardan 4 katını çağırmaya gerek yoktur; onlardan bir miktar, toleranslı bir miktar getirilmek kaydıyla amaç hasıl edilebilir.
Buradaki amaç şu aslında: Yazılıya girenlerin ve yazılıda başarılı olanların içinden boş kadro sayısının 4 katı kadar adam çağırmakla, AKP, kendi yandaşlarını işe alma konusunda daha fazla seçme hakkına sahip olacaktır. Bu sırıtıyor zaten, yani hukuka aykırı olduğu sırıtıyor. Anayasa’nın 10’uncu maddesine ve 70’inci maddesine aykırı olduğu buradan da bellidir değerli arkadaşlarım.
Yine öbür taraftan da, bu “Ses ve kayıt yapılamaz. Bunun dışında mülakat ile ilgili herhangi bir kayıt sistemi kullanılamaz.” ifadesi de, demin de açıkladığım Danıştay kararında da açıkça belirtildiği üzere, yasaya aykırıdır.
Bugün, üniversitelerde asistanlık sınavları yapılmaktadır. Asistanlık sınavlarında kameralarla kayıt yapılması konusunda YÖK’ün talimatı vardır ve bu böyle olmasına rağmen, şimdi kalkıp da böylesine önemli bir sınavda kayıt sisteminin konulmamasını savunmak, sadece tutanak düzenlenmesini yeterli görmek, aslında buradaki gerçek niyeti de amacı da ortaya koymaktadır. Eğer siz yaptığınız işlemlerle yaptığınız eylemlerin hukuka uygun olduğunu savunuyor iseniz…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
38 konuşma daha · 18 Kasım 2009