Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 59. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Şubat 2010 · 551 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Öztürk (CHP), 10 Şubat 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU DÜZENİ VE GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARLIĞININ TEŞKİLAT VE GÖREVLERİ HAKKINDA (S.S.383)); konuşma 551 kelime.
Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Kamu düzeni ve güvenliği müsteşarlığının teşkilat ve görevleri hakkında (s.s.383)”. TBMM Genel Kurulu, 59. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-02-10-kamu-duzeni-ve-guvenligi-mustesarliginin-teskilat-ve-gorevleri-hakkind (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisi adına hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Görüşülmekte olan kanun tasarısının 10’uncu maddesi üzerinde verilen değişiklik önergesi hakkında düşüncelerimizi ifade etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, bu kanun tasarısının amacı, terörle mücadelede meydana gelen koordinasyon zaafını gidermek olarak belirlenmiş. Böylelikle, bugüne kadar terörle mücadele konusunda sıkı mücadele yapıldığı ve zaafın olmadığı yönündeki Hükûmet iddiaları, bu kanun tasarısındaki bu düşünceyle çürütülmüş oluyor. Demek ki bugüne kadar terör konusunda Hükûmet zaaf içindeymiş, bunu öğrenmiş olduk bu kanun tasarısıyla.
Değerli arkadaşlarım, getirilmekte olan bu tip tasarıların, bu tip kanun tasarılarının her şeyden önce toplum vicdanını acıtmaması, demokratik hukuk devletini zedelememesi gerekir. Türkiye’de barış ve demokrasi ortamı aranırken bu tip yasalar, gerçekten, bu barış ve demokrasi ortamı arayışına hizmet etmeyen kanun tasarı ve teklifleridir.
Yine buna benzer bir kanun tasarısı da İçişleri Bakanlığı Alt Komisyonundadır. O da polis ve MİT’e askerî silahları alma yetkisi veren kanun tasarısıdır. Bu kanun tasarısının da bu tip demokratikleşme ve barış ortamını arama amacına hizmet etmediği çok açıktır. Polis, ülke içerisinde kamu düzenini ve kamu güvenliğini sağlamakla görevlidir. Oysa sizin polise bu ağır askerî silahları ne amaçla verdiğiniz bile belli değildir. Örneğin, toplantı ve gösterileri polis, havan topu kullanarak mı dağıtacaktır?
Değerli arkadaşlarım, burada üstünde durulması gereken bir konu da şudur: Kamuda ve devlet dairelerinde istihdam şekilleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinde çok açık bir şekilde sayılmıştır. Buna göre, memur, sözleşmeli personel, işte, 4/C dediğimiz geçici ve işçi statüsünde çalışma vardır. Bunun dışında kamuda bir istihdam olanağı yoktur.
Şimdi elimde İçişleri Bakanı Sayın Beşir Atalay tarafından verilen bir önerge var. Bu önergede mevcut kanun tasarısının içine şu anda tasarıda olmayan bir cümle eklenmiş. “…657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki usul ve esaslara bağlı olmaksızın, Bakan onayı ile …” cümlesini buraya sokuyor.
Şimdi, biz şuna alıştık değerli arkadaşlarım: Önergelerle yasa yapmaya, hatta önergelerle Anayasa değiştirmeye artık bu Meclis alıştı bu AKP döneminde.
Şimdi, Sayın Bakan tasarının dışında bu değişikliği niye getiriyor? Şimdi, yasanın emredici hükmü, kamu kurumunda ve devlet dairelerinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin dışındaki bir istihdam şekliyle çalıştırmak mümkün değil iken, bunu niye getiriyor? Şimdi, bununla Sayın Bakan ne yapmaya çalışıyor? Yani, bir zamanlar, duyuyorduk, devlet içerisinde, işte, yeşil, kırmızı, sarı diye çeteler veya çete başları vardı. Şimdi, Sayın Bakan acaba bu değişiklik önergesiyle sadece kendi onayına ve müsteşarın onayına, hatta ücretlerin belirlenmesini de buna tabi kılarak yeni yeşiller, yeni kırmızılar, yeni sarılar, turuncular mı yaratmak istiyor? Yeni çeteler mi türetmek istiyor? Kimleri korumak istiyor? Hangi tarikatları, hangi cemaatlerin adamlarını bu devletin içerisinde yuvalandırmak istiyor? Niye 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin getirdiği yükümlülüklerden kurtulmak istiyor Sayın Bakan? Bu anlayış demokratik hukuk devletine uyan bir anlayış mıdır değerli arkadaşlarım? Bu anlayış, gerçekten, bu ülkede polis devletine gidişin çok açık ve somut göstergesidir.
Zaten, bu yasa tasarısının getirilmesindeki amaçlardan birisi her ne kadar bu teröre karşı koordinasyondaki zaafı gidermek olarak belirlenmişse de, burada sonsuz bir yetki getirilmiş olması, aslında, Sayın Başbakanın fiilen kurduğu ve yürütmekte olduğu bu örgütünün, kendi yandaş örgütünün yasal statüsünü hazırlamış olmaktadır.
Bu kürsüde defalarca söyledik, getirilen bütün kanun tasarıları, demokratik hukuk devleti ilkelerinin temeline aykırı bir şekilde, kendi organizasyonunun oluşturulmasının siyasi altyapısını kurmaya yönelik olmaktan öteye gitmiyor ama bu yapılırken, bu kanun tasarısı geliyor, komisyonlarda tartışılıyor, görüşülüyor ve orada söylenilmesi gereken laflar söylenilmiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
39 konuşma daha · 10 Şubat 2010