Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 111. Birleşim · 4. yasama yılı · 3 Haziran 2010 · 661 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Öztürk (CHP), 3 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KOOPERATİFLER KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.496)); konuşma 661 kelime.
Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)”. TBMM Genel Kurulu, 111. Birleşim tutanağı, 3 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-06-03-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önerge üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği konusundaki denetimden birinci derece sorumlu olan Sayın Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, dün, bu kürsüde, gerçekten bir milletvekiline, bir bakana yakışmayacak üslupla bazı şeyler söyledi. Aslında, dün, ben bu konuşmamı yapmak istiyordum kendisi buradayken, dinlemesini isterdim ama tutanaklardan elbette okuyabilir.
(x) 496 S. Sayılı Basmayazı 15/04/2010 tarihli 87’nci Birleşim Tutanağı’na eklidir.
“Hem kel olacaksınız hem fodul olacaksınız.” dedi. Şimdi, kel olan da, fodul olan da Bakanın kendisi. Neden olduğunu ben birazdan açıklayacağım. Yine “Söylerken lafı da bilecek, söyleyeceğini söylerken duyacağını da düşüneceksiniz.” dedi. Sayın Bakan kendi ağzından çıkan sözleri, ne kullandığını duyması, bilmesi lazım.
Değerli arkadaşlarım, devam ediyorum: “İçinizden herhangi birisi madencilik sektöründe iş güvenliği konusunda alınacak bir tedbir hakkında benden daha iyi bir şey biliyorsa çıkıp onu konuşsun, buraya gelip suçlamasın.” dedi. Şimdi, ben, bu kürsüde, bu kazayla ilgili görüşlerimi daha önce açıklamıştım, bu kazadaki eksikliklerin, ihmallerin ne olduğunu söylemiştim. Sayın Bakan anlaşılan o tutanakları okumamış, okusaydı da onları, cevap verseydi diyorum. “Benim aldığım tedbirler hakkında bir tane bilgin olsaydı bunu söylemezdin sen.” diyor. Sayın Bakan Zonguldak’la ilgili hangi tedbirler aldığını tek tek, açık açık bu kürsüde söylemek durumundadır. “Bu açıdan bakıldığında şunu açıklıkla söyleyebilirim: Hükûmetimiz ve Bakanlığımız iş güvenliği konusunda her türlü tedbiri almıştır. Çok şükür orada hiçbir teknolojik altyapı eksikliği yoktur, iş güvenliği konusunda herhangi bir eksiklik yok.” demiştir.
Değerli arkadaşlarım, Çalışma Bakanının söylemesi gereken laflar afaki, içi boş, genel, soyut laflar değildir, bu kazayla ilgili alınan tedbirleri tek tek söylemesi lazımdır. “Hiç kimsenin, sorumlusu ortaya çıkmadan…” demiştir, bu kazanın ve bundan önceki kazaların sorumlusu ortaya çıkmıştır, bu kazanın da bundan önceki kazaların da sorumlusu Sayın Bakandır, Hükûmettir.
Değerli arkadaşlarım, 9 Ağustosta Çorum’da bir kaza olmuş, 10 Aralıkta Bursa’da olmuş, 23 Aralıkta Balıkesir’de olmuş, 17 Mayıs günü Zonguldak’ta bu kaza meydana gelmiştir. Bu kaza Karadon kuyusu akrosaj irtibat ve su kuyusu yapım işi sırasında meydana gelmiş, 2 maden mühendisiyle 30 işçi ölmüştür. Şimdi bir daha söylüyorum Sayın Bakanın bilmesi açısından, bu kaza nedir? Bu olay, metan gazının hava ile karışımından oluşan grizu infilakıdır. Yani ortamda metan gazı artmıştır, dolayısıyla gaz birikmesi olmuştur. Böyle bir patlamanın olabilmesi için bu gaz birikmesinin, yani hava içerisindeki metan gazı oranının yüzde 4’ün üstüne çıkmış olması gerekir. Bu durumda ne yapılması gerekir? Eğer gaz birikmesi olmuşsa bu gaz derhâl tahliye edilmeli ve tedbirler alınmalı, yani etkin bir havalandırma sisteminin olması gerekir ki bu gaz birikintisi önlenebilsin. Peki, bu olay olduğuna göre ortamda etkin bir havalandırma olmuş mu? Olmamış. Sensörlerin verdiği rakamlara göre metan gazı oranı yüzde 4’ün üzerine çıkmış. Oysaki metan gazı oranı yüzde 2’nin üzerine çıktığı zaman, 30 tane işçi yan yana çalıştırılmaz madencilikte, ocağın derhâl tahliye edilmesi lazım, emniyet tedbirlerinin alınması lazım, tekrar buraya insanların girmesi lazım. Burada yapılması gereken başka bir özellik ise manuel grizumetrelerle, tavanlarda, tabanlarda, galerinin her tarafında ölçüm yapılması lazım, sensörlerle yapılan ölçümlerle yetinilmemesi lazım. Sensörler genel atmosferin havasını ölçen optik esaslı aletlerdir. Oysa, burada yanma esaslı aletlerin kullanılması lazım.
Başka bir şeyi daha söylemek lazım: Burada, elle, manuel grizumetrelerle gaz ölçülmüş mü, ölçülmemiş mi? Sayın Bakan bunları çıksın burada söylesin. Niye… Bu grizu oranı yüzde 9’lara gidene kadar neredeymiş bunlar?
Başka bir şey söylemek istiyorum: Buralarda bu şekilde galeri ilerlemesi yapılırken, bu ani gaz degajmanını önlemek için 45 metre uzunluğunda pilot kontrol sondajlarının yapılması gerekir. Yani, 45 metre sondaj yaparsınız, gazı kontrol edersiniz, 35 metre galeri sürersiniz, 10 metre emniyet topuğu bırakırsınız, tekrar 45 metrelik bir galeri sürmeniz lazım kontrol amaçlı. Bu yapılmış mıdır, yapılmamış mıdır? Ben maden mühendisi olarak bunun yapılmadığını söylüyorum. Sayın Bakan gelsin bu kürsüye, bunun yapıldığını söylesin değerli arkadaşlarım.
Başka bir şey söylemek istiyorum: Burada, değerli arkadaşlarım, mühendislerin gerçekten üst düzey bilgi birikimine sahip ve meslek içi eğitimlerden geçen insanlar olması lazım. Burada, taşerona verilen bu işte çalıştırılan mühendislerin bilgi birikimi ve deneyimi nedir?
Şimdi, Sayın Bakan hep şunu söylüyor, diyor ki: “Meselenin taşerona verilmesi bu kazaların artmasının nedeni değildir.”
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
57 konuşma daha · 3 Haziran 2010