Belediyeler kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.509)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 118. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Haziran 2010 · 494 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Öztürk (CHP), 16 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BELEDİYELER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.509)); konuşma 494 kelime.
Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Belediyeler kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.509)”. TBMM Genel Kurulu, 118. Birleşim tutanağı, 16 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-06-16-belediyeler-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkinda-s-s-509 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 509 sıra sayılı Kanun Tasarısı ve Teklifi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi adına -önerge üzerinde- söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, bu teklif, mimar, konusunun uzmanı Sayın Oktay Ekinci’nin söylediği gibi “kentsel darbe”dir, yani kentlerimize gerçekten Türkiye Büyük Millet Meclisi eliyle vurulacak en büyük darbedir. Kentsel rantların pazarlanmasını ve paylaşılmasını hedefleyen, kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarını düzenleyen bir tasarıdır.
Tasarı, imar rantının pazarlanmasını hedeflemektedir. İmar rantı yükselen tüm semtlerde eskiyen yapılaşmayı yenilemek ve deprem riskini azaltmak gerekçesiyle yeni emlak pazarı oluşturmayı amaçlamaktadır. Tasarı yasalaşırsa seçim öncesi yeni rant projelerinin hemen devreye girmesinin yolu açılacaktır.
Bu tasarı, aynı zamanda, kentlerde bir kentsel sürgün bloğu yaratacaktır çünkü tasarıya göre gayrimenkul getirisi yüksek olan bölgelerde belirlenecek kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanlarına yeni emlak pazarı yaratabilmek uğruna acele kamulaştırmalarla yeni inşaatlara uygun kent içi alanlar elde edilecek, buralardaki yapılar da yıkılarak oluşturulacak lüks yerleşimler için taşınmazları ellerinden alınan sakinlerin başka semtlere, kentsel sürgünler olarak taşınmalarında da TOKİ’yle iş birliğini de öngören tasarı, projelerde de en az 5 hektarlık alanları zorunlu kılmaktadır.
Bu tasarı, aynı zamanda, büyükşehir belediye başkanlarının diktasına yol açmaktadır. Büyükşehirdeki kentsel dönüşüm alanlarının belirleme yetkisini sadece büyükşehir belediyelerine tanıyan, böylece ilçe belediyelerinin onayı olmasa bile kentsel dönüşüm alanı ilan edilmiş yerlerdeki tüm imar ve yapı izin yetkilerini de büyükşehir yönetimlerine bağlayan tasarı, bu hükümleriyle de yerel yönetimlerdeki demokratikleşme hedeflerine geri adım olarak değerlendirilmelidir. AKP’nin rant ekonomisi politikalarını yakından izleyenler, özellikle seçimlere bir yıl kala bu tip rant ekonomisi elde edecek yasaların bu Meclise gelmesine şaşırmamalıdırlar.
Değerli milletvekilleri, bu, aynı zamanda, acele kamulaştırma müessesi aslında istisnai bir kurumdur. Kamulaştırmanın hangi hâllerde olacağı Kamulaştırma Yasası’nda belirlenmiştir. Ancak AKP, öteden beri yaptığı gibi istisnai olarak öngörülen kurumlara artık olağan, rutin uygulamalar bağladığı için istisnai kurumlar kural hâline gelmiştir. Bu, doğru değildir. Kamulaştırma Kanunu’na da aykırıdır. Aslında acele kamulaştırmanın konuluş biçimine de kanuna getiriliş amacına da aykırıdır değerli arkadaşlarım.
Ayrıca, burada, büyükşehir belediyelerine veya da belediyelere yetki verilmesi son derece yanlıştır. Kentin genel planlama hedeflerini olumsuz etkileyecek parçacıl kentsel dönüşüm ve gelişme bölgesi yerine, kentsel bütünsellik içinde öncelikli sağlıklaştırma bölgelerinin saptanması gerekmektedir. Yasanın gerekçesi olan yeni konut, ticaret, rekreasyon, donatı ve buna benzer alanlar yaratmak ya da eskimiş dokuların yenilenmesi, depremi gözeten düzenlemeler, tarihî dokuların sağlıklaştırılması ve buna benzer şehircilik hedefleri için, aslında, mevcut imar planlama hukukundaki bazı yaptırım eksiklerini gidermek ve katılımcı, demokratik planlamanın kurallarını getirmek gerekirken, bu tür parçacıl ve operasyonel uygulama alanları, temel sorunları gidermeye değil, kent bütününü ihmal eden yeni imar rantları yaratma merkezleri oluşturmaya yarayacaktır.
Değerli arkadaşlarım, bu tasarı gelmeden önce, mimar odalarının, bu konuda uzman odaların, uzman kurumların, kamu kurum ve kuruluşlarının, üniversitelerin tüm görüşleri alınarak hazırlanan, beş yıldır Bayındırlık ve İskân Bakanlığında duran bir kanun tasarısı vardır, bu da Şehircilik ve İmar Yasa Tasarısı’dır. Bayındırlık ve İskân Bakanlığında beş yıldır duran Şehircilik ve İmar Yasa Tasarısı’nın buraya, bu Genel Kurula getirilmesi ve bunun yasalaşarak sorunların ciddi bir şekilde çözümlenmesi gerekirken, bu yasa neden Meclise getirilmemiştir…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 16 Haziran 2010