İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 138. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 138. Birleşim · 4. yasama yılı · 21 Temmuz 2010 · 695 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 21 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TERÖRLE MÜCADELE KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE BENZER MAHİYETTEKİ KANUN TEKLİFLERİ (S.S.:526)); konuşma 695 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Terörle mücadele kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve benzer mahiyetteki kanun teklifleri (s.s.:526)”. TBMM Genel Kurulu, 138. Birleşim tutanağı, 21 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-07-21-terorle-mucadele-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ikinci bölüm üzerinde şahsım adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

AKP adına konuşan arkadaşımız söylerken, tasarının milletimize ve çocuklarımıza hayırlı olmasını söyledi ama ben de kendisine şunu söylüyorum: Bu hâliyle hayırlı olmaz. Hayırlı olacak hâle getirmemiz lazım.

Değerli arkadaşlarım, biz bu yola çıktığımız zaman, elimizde, 11 Kasım günü, Başbakanın hazırlayıp Bakanlar Kurulunun Meclise sunduğu bir kanun tasarısı var idi. O yolculuk sırasında daha sonra toplandık, konuştuk, kararlar aldık, değiştirdik. Onu öyle yaptık, olmadı; böyle biçtik, olmadı. Hükûmet doluya koydu, aldıramadı; boşa koydu, dolduramadı. Sonunda, 11 Haziran günü, 2 AKP milletvekili arkadaşımız kanun teklifi verdi. Ben de sandım ki tamam, çocukların sorunlarını çözüyorlar, artık gerçekten de bu kadar düşündüklerine göre sorunu çözücü bir formül buldular dedim ve komisyonda tartıştık. En son, dün görüşmeye başladığımız kanun tasarısı hâline gelen bu tasarı elimde. Şimdi, bu tasarının, dün sabah görüşmeye başladığımız hâliyle bakacak olursak, sorunlarını çözmeye çalıştığımız çocukların hiçbir sorununu çözmeyeceğini bu kürsüden ben söyledim. Ondan sonra, bu verilen önergeyle yani Terörle Mücadele Kanunu’nun 2’nci maddesi konusunda verilen önergeyle olay biraz çözülme yoluna girdi, o da şuydu: Gerçekten terör örgütü mensubu olmasa bile, sırf toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katıldığı nedenle terör örgütü mensubu gibi cezalandırılmaları doğru değildi ama değerli arkadaşlarım, bu yetmez. Bakın, şimdi, iki tane temel konu söylemek istiyorum, özellikle AKP Grubundaki arkadaşlarıma.

Biz, muhalefet partisi milletvekilleriyiz. Yasa tasarısının amacı eğer sorunları yani hedeflediğimiz kitlenin sorunlarını çözmek ise biz, getirilen bu önerilerin bu sorunları çözmeye yetmediği konusundaki tespitlerimizi söylüyoruz. Bunun çözümünü yapacak olan iktidar partisidir. Bu eksiklikler nedir? Birincisi, şu hâliyle, şimdi, 7’nci maddenin ikinci fıkrası duruyor, o da şu: Yüzünü gözünü örten bir çocuk, örgüt propagandası suçundan ceza almaya devam edecek demektir. Eğer siz sorunu çözmek istiyorsanız, bunun da bir tarzda çocuklar açısından uygulanmayacağını getirmeniz lazım. İkinci en büyük temel hata değerli arkadaşlarım, şimdi siz dediniz ki, Sayın Başbakan da söyledi: “Getireceğimiz bu düzenlemeyle, artık bundan sonra çocuklar özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanmayacak.” Ben de diyorum ki bu elimizdeki kanun tasarısıyla bu çocukların hepsi özel yetkili ağır ceza mahkemesinde yargılanacak. Nasıl mı? Şöyle değerli arkadaşlarım: Şimdi, elimizdeki tasarı ne diyor? 8’inci maddesine baktığımız zaman diyor ki: ”5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 17’nci maddesinin birleştirmeye ilişkin hükümleri saklı kalmak üzere çocuklar, bu madde hükümlerine göre kurulan mahkemelerde yargılanmazlar.” Saklı tutulan hüküm ne? Birleştirmeye ilişkin hükümler.

Yani, bu şu demektir değerli arkadaşlarım: On sekiz yaşından küçük bir çocuk, bu suçu büyük bir kişiyle işlemişse büyük kişinin tabi olacağı mahkemede yargılanacak. Şimdi ben size soruyorum: Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da bu yüzden ceza alan çocukların hangisi bu suçu büyüklerden bağımsız işliyor? O zaman, siz bana söyleyebilir misiniz, bu çocuklardan bir teki dahi özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin dışında yargılanmaz. İkinci husus: Çocuk Koruma Kanunu’nda bir hüküm var. Çocuklar genel olarak çocuk mahkemelerinde yargılanır, doğru; ama çocuk mahkemelerinin olmadığı yerlerde, bu çocuklar, o suçun vasıf ve mahiyeti itibarıyla görev alanına girdiği mahkemelerde yargılanır. Yani, somut örnek: Adana’da çocuk mahkemesi yok ise suçun vasfı ve mahiyeti itibarıyla değerlendirildiğinde -ki bu vasıf ve mahiyet nitelemesini zaten savcı yapacak- doğru özel yetkili ağır ceza mahkemesindedir.

Yani, şunu söylemek istiyorum sevgili milletvekili arkadaşlarımız: Şu hâliyle, şu anda eğer özel yetkili ağır ceza mahkemelerine ilişkin 8’inci maddede ve 7/2’nci maddede düzenleme yapmadığımız takdirde, bu çocukların hepsi istisnasız özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)O nedenle, gerçekten bu çocukların özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde yargılanmaması esas ise buna ilişkin düzenleme getirmemiz lazım. Nitekim biz, Adalet Komisyonu alt komisyonu olarak CMK’nın 250’nci maddesine bir fıkra eklemiştik orada istisnalarla ilgili, oraya “çocuklar” kelimesini de sokmuştuk ama her nedense o kelime oradan buharlaşmış, kaybolmuş. Şimdi, önüme başka bir metin geldi. Bu metinle bu sorun çözülmez değerli arkadaşlarım. Ve 8’inci maddeye ilişkin düzenlemenin getirilmesi gerektiğini ben düşünüyorum.

Yine, Terörle Mücadele Kanunu’nun 7’nci maddesinde, ağabeylerine, dayılarına özenerek üstlerini, yüzlerini örtebilecek çocukların da örgüt propagandası suçundan yargılanmalarının önüne geçilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bakın, bu söylediğimiz şeylerin hepsi on sekiz yaşından küçük çocuklar için yani o ceza düzenlemelerinin ortadan kaldırılmasını savunan yok, onlar büyükler açısından aynen geçerli olmalıdır diye düşünüyorum.

8’inci maddede zaten önerge de verdik. Bizim önergemiz, tabii ki, özel yetkili ağır ceza mahkemelerinin tümden kaldırılmasına ilişkin.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

61 konuşma daha · 21 Temmuz 2010

61 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook