Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 29. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Aralık 2010 · 364 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Öztürk (CHP), 9 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 364 kelime.
Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 9 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-12-09-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu Kanun Tasarısı’nın birinci bölümü üzerine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Türkiye bir hukuk devleti midir? Türkiye’de demokrasi var mıdır? Cevabı buradadır. Türkiye'nin hukuk devleti olup olmadığının ve Türkiye’de demokrasi olup olmadığının cevabı buradadır. Türkiye’de demokrasi vardır ama polislerin ayakların altındadır değerli arkadaşlarım. Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü temeline dayanan bir devlettir. Hukuk devletinde yönetenlerin hukuk kurallarına uymama gibi bir özgürlükleri, bir hakları yoktur. Hukuk devleti, temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, yönetenlerin her türlü eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olduğu, böylelikle bireylerin hukuk güvenliğinin korunduğu bir devlettir. Oysa, Türkiye’deki bireysel hak ve özgürlükler kullanılamaz hâle gelmiştir ve hepsi de mahkemeliktir değerli arkadaşlarım.
Burada hepinize sorsak “Hukuk devletinin olmazsa olmaz ilkesi nedir?” desek, herkes der ki: “Hukuk devletinin olmazsa olmaz ilkesi idarenin eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olmasıdır.”
Değerli arkadaşlarım, gündeminde sürekli darbe ve demokratikleşme tartışmalarının, söylemlerinin olduğu bir ülkenin demokratik hukuk devleti olduğu söylenilemez. Darbe ve demokratikleşme laflarının söylenmesi dahi o ülkenin hukuk devleti olmadığının çok somut göstergesidir.
(x) 574. S. Sayılı Basmayazı 08/12/2010 tarihli 28’inci Birleşim Tutanağına eklidir.
Yargının denetlenmesini bir türlü hazmedemeyen AKP İktidarı, kendi iktidarına tek başına hâkim olabilmek için öncelikle kendine bağımlı bir disiplinli polis teşkilatı, kendisine bağlı mahkemeler yaratmak amacıyla hareket etmiş, bu amacı gerçekleştirmeye yönelik yasa ve Anayasa değişikliklerini yapmıştır. İktidardaki AKP, sürekli, yargının alanını daraltan, yürütmenin alanını genişleten yasal düzenlemeler yapmaktan geri kalmamıştır. Nerede işine gelmediği bir yargı kararı çıksa “Bu bizim elimizi kolumuzu bağlıyor.” deyip, hemen kalkıp yeni bir yasa yapmayı alışkanlık hâline getirmiştir.
Hükûmet, çıkardığı genelgelerle, yasalarla mahkeme kararlarını işlemez, işletilemez hâle getirmektedir. Daha dün bu Meclisten Türk Ceza Kanunu’nun 257’nci maddesindeki öngörülen ceza miktarları indirilmek suretiyle, âdeta, mahkeme kararlarını uygulamayanlar ödüllendirilmiştir.
Yine, 3 AKP milletvekilinin getirdiği kanun teklifinin 17’nci maddesiyle, yargı kararlarını uygulamayan kişilerin kişisel kusurlarına dayanarak dahi tazminat davası açılmasının önüne geçilmiş olması, bu konuda mahkeme kararlarının iktidar tarafından nasıl geçersiz hâle getirilmeye çalışıldığının somut örneğidir.
Değerli arkadaşlarım, işte bu nedenle siyasi iktidar, kendi keyfî taleplerini yerine getirmediği nedeniyle HSYK’yı cezalandırmak için HSYK’nın yapısını değiştirmeye kalkmış ve bu nedenle de Anayasa değişikliği yapmıştır. Anayasa değişikliği referandum süresince 12…
Sayın Başkan, herkes uğultu hâlinde.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
70 konuşma daha · 9 Aralık 2010