İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 30. BİRLEŞİM · CUMA

Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 30. Birleşim · 5. yasama yılı · 10 Aralık 2010 · 451 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 10 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU KANUNU HAKKINDA (S.S.574)); konuşma 451 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Hakimler ve savcılar yüksek kurulu kanunu hakkında (s.s.574)”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 10 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-12-10-hakimler-ve-savcilar-yuksek-kurulu-kanunu-hakkinda-s-s-574 (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bugün 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Haftası. Bu 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Haftası’na Türkiye, işkence, kötü muamele, baskı ve şiddet gölgesinde giriyor. İnsana dair tüm hakların gasbedildiği, sokaklarda ayaklar altına alındığı ve şiddetin sokağa taşındığı görüntüler altında Türkiye giriyor. Türkiye’de hâlâ insanlar gözaltında kaybolmaktalar, hâlâ haksız bir şekilde tutuklanmaktadırlar. Türkiye’de Sayın Cumhurbaşkanının 1 Ekim günü Meclisin açılışında da söylediği gibi, tutuklama fiilî mahkûmiyet hâline çevrilmekte, üniversite öğrencileri hak aradıkları için coplanmakta, “Vurmayın, karnımda çocuk var!” diyen bir genç kadının karnına vurulan tekmelerle, polis tekmeleriyle çocuğu düşürülmekte ve hak arayan, sendikal mücadele veren işçiler sokakta yine polis tarafından coplanmakta, gözlerine biber gazı sıkılmaktadır.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten üniversiteli hamile genç kızın polis dayağıyla çocuğunu düşürmesinden daha ağır bir insan hakkı ihlali olabilir mi? Hangi demokratik hukuk devletinin ülkesinde “Hamileyim, vurmayın!” diye haykıran bir kadının karnına polis tekme atar? Dünyanın hangi demokratik hukuk devletinde “Vurmayın, hamileyim!” diye haykıran kadına, kadının karnına tekme atarak çocuğun düşmesine sebep olan polisleri o ülkenin Başbakanı ya da İçişleri Bakanı korur?

Değerli arkadaşlarım, ana karnındaki bebeği öldürmek, bir insan hakkı ihlalinden öte bir cinayettir. O bebeğin de yaşam hakkı vardır.

Şimdi, ben merak ediyorum. Bugün 10 Aralık. Dünya İnsan Hakları Haftası’na girdiğimiz bugünde bebeğin yaşam hakkını yok eden, ananın da gerçekten insan hakkı ihlalini yapan eylem hakkında, bu eylemi yapanlar hakkında, Sayın Başbakan, Sayın İçişleri Bakanı ve insan hakları kurulları bir işlem yapacak mı, ben merak ediyorum değerli arkadaşlarım. Yoksa bu da faili meçhuller arasına mı katılacaktır, bunu merak ediyorum ve aynı zamanda bunu da “Bizim dönemimizde faili meçhul olmadı.” diyen AKP’li arkadaşlarımın dikkatine sunmak istiyorum.

Bugün dünyada çağdaşlığın en önemli ölçütü düşünce ve ifade özgürlüğüdür. Düşünmek ifade özgürlüğünü de kapsar. Düşündüğünüzü ifade edemedikten sonra düşünce özgürlüğünün bir anlamı kalmaz. İfade özgürlüğü ve özgür eleştiriyi kurumsallaştıran ülkeler çağdaşlıktan sınıfı geçmişlerdir, düşünce ve ifade özgürlüğünün olmadığı ülkelerde rüşvet, yolsuzluk ve ahlaksızlık, adam kayırma gibi olaylar sıkça rastlanılan olaylardır.

Türkiye gerçekten insan hakları ihlalinde sınıfta kalmıştır. Türkiye'nin insan hakları ihlalinde sınıfta kalmasının en önemli nedeni, demokratik hukuk devletinin tüm kurum ve kurallarıyla işletilemeyişi, insanların hukuk güvenliğinden yoksun kalışlarıdır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği 12.198 hak ihlali kararının 2.295’i Türkiye'ye aittir. Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin raporuna göre adil yargılanma hakkının ihlali konusunda dünyada ilk sırada yer almaktadır. Rapora göre, 2010 yılı itibarıyla mahkemenin önüne gelen 119.300 dosyanın aşağı yukarı yüzde 10’undan fazlası, 13.100 adedi Türkiye aleyhine yapılan başvurular oluşturmaktadır. Buna göre mahkemenin baktığı her 9 davadan 1’i Türkiye’yle ilgilidir değerli arkadaşlarım.

Yine 12.198 hak ihlalinin kararı verilmiş, bunun 2.295’i Türkiye’ye aittir. Yani 12.198 hak ihlali kararının 2.295’i -aşağı yukarı yüzde 20’sine yakını- Türkiye’ye aittir. Türkiye, dünyada adil yargılanma hakkının ihlali bakımından ilk sıradadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

112 konuşma daha · 10 Aralık 2010

112 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook