İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 36. BİRLEŞİM · PAZAR

2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 36. Birleşim · 5. yasama yılı · 19 Aralık 2010 · 712 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 19 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 712 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 36. Birleşim tutanağı, 19 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2010-12-19-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adalet Bakanlığı bütçesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce perşembe ve cuma günleri Anamur, Bozyazı, Aydıncık, Silifke, Erdemli, Mersin’de meydana gelen şiddetli dolu ve yağış nedeniyle zarar gören çiftçilerimizin hepsine geçmiş olsun diyorum, Hükûmetin bir an önce çiftçilerin zararlarını karşılamalarını diliyorum.

Değerli milletvekilleri, yine, Sayın Adalet Bakanının yakını ölmüş, kendisine başsağlığı diliyorum.

Değerli milletvekilleri, Adalet Bakanlığının az önce bize bastırıp dağıttı bu “Stratejik Plan” adlı kitapçıkta “Tehditler” bölümünde kamuoyunda yargıya güvenin istenilen düzeyde olmaması ve yargı bağımsızlığı, tarafsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkelerinin yeterince özümsenmemiş olmasını tehditler olarak göstermiş. Yine, Adalet Bakanlığının vizyonunu da misyonunu da tanımlarken hukukun üstünlüğü, insan haklarına saygı, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ilkelerinin esas olarak adalet hizmetlerinin adil, hızlı, etkili bir biçimde sunulmasını sağlayacak politikaları geliştirmek ve uygulamak olarak tanımlamış.

Şimdi bu perspektiften bakınca gerçekten Adalet Bakanının buraya yazdığı vizyonu ve misyonunu sağlayabiliyor mu Adalet Bakanlığı, ona bakalım.

Değerli arkadaşlarım, eleştirilerimizi yaparken kırk yıl öncesi, otuz yıl öncesinin uygulamalarını eleştirerek bugünkü uygulamaları aklayamayız. Her zaman olduğu gibi, Adalet Bakanlığı bütçesine baktığımızda yine pek çok kurumun gerisinde. Adalet Bakanlığı bütçesi toplam bütçenin yüzde 1,56’sı gibi bir rakam ve bu siyasal iktidarın adalet anlayışının tescilidir bu rakam, 2002’den beri sürekli böyle ve savcısı olduğu davalarda istediği gibi karar vermeyen hâkimleri değiştirmek, istediği savcıya soruşturma yaptırmak, hoşa gitmeyen kararları veren hâkimlere kurulan komplolara ses çıkartmamak, istenmeyen soruşturmalarda savcıları arayıp etkilemek, yargıya müdahaleyi güçlendirmek için yargı reformu kılıfı adı altında HSYK’da ve Anayasa Mahkemesinde değişikliğe giderek tamamen kendisine bağlı, yandaş bir yargı yaratmak. İşte, kendisinin strateji planında tanımladığı vizyonla uygulamadaki olaylar budur.

Değerli milletvekilleri, Adalet Bakanlığı denilince hukuk, hak, adalet akla gelir; demokrasi akla gelir. Demokrasi hukuk temeline oturmalıdır, hukuk da adalet temelinin üzerine oturmalıdır. Adalet ise gücünü toplumsal vicdandan alır ve toplumsal vicdan da kuralların, hukuk kurallarının herkese eşit bir şekilde uygulanmasıyla ancak mümkündür. Adalet Bakanlığının demokratik hukuk devletini gerçekleştirme, demokrasinin standartlarını yükseltmeye yönelik amacı ancak başta Adalet Bakanlığının kendilerinin olmak üzere hukuk kurallarına kendilerini bağlı görmeleriyle, hukuk kurallarına uymalarıyla mümkündür. Bu ülkede hukuk kurallarını uygulamakla görevli olanlar eğer hukuk kurallarına kendileri uymuyorlarsa ve bu kurallara sadece işçinin, köylünün, emeklinin, memurun yani yönetilenlerin uymasını bekliyorlarsa bu ülkede demokratik hukuk devletinden bahsedemeyiz değerli arkadaşlarım.

Demokrasi ve hukuk kelimeleri bir bütündür, demokrasi ve hukuk mücadelesi birlikte yapılması gereken bir mücadeledir. Eğer siz hukuk mücadelesine seyirci kalıyorsanız ve sadece kendi yandaşlarınıza hukuk kurallarını uygulayıp diğerlerini ondan faydalandırmıyorsanız o zaman demokrasiyi geliştiremezsiniz ve bunun en büyük tehlikeli yanı da hukukun insanlara sağladığı hukuk güvenliğini yok etmektir. Yani yarın insanlar başına ne geleceğini bilmeden yaşar duruma geldiklerinde bunun önünü almak mümkün değildir.

Bugün gerçekten hâkimlerimizin sorunu var, mübaşirlerin sorunu var, zabıt kâtiplerinin, kalemde çalışan personelin sorunu var, avukatların sorunu var, yargı ve savunma olayının temelini oluşturan, bir bacağını oluşturan avukatların çok ciddi sorunları var.

Baroların üzerinde Adalet Bakanlığının çok koyu bir vesayeti var. Her vesileyle vesayetten bahseden siyasal İktidar, nedense Hükûmetin diğer kurumlardaki vesayetini görmemezlikten geliyor.

Bugün gerçekten yargı kalitesizleşmiştir, giderek de kalitesizleşiyor ve insanların yargıya olan güvenleri giderek azalıyor çünkü insanlarımız hak aramaktan bıkmışlardır. Bugün İstanbul’da on üç- on dört ay sonrasına gün verilmektedir. Mahkemelerde, senede ya bir kez ya iki kez büyük şehirlerde davalara girilmekte, küçük yerlerde de iki üç kez davalara girilmektedir.

Değerli arkadaşlarım, yargıda reform değil, yargıda reform adı altında yargıyı siyasal iktidarın yandaşı hâline getirmek değil, hâkimi memurlaştırmak değil, adalet binalarını, adliye binalarını Adalet Bakanlığına bağlı devlet daireleri hâline getirmek değil, yargıda devrime ihtiyaç var. Gerçekten, halkın sorunlarını çözecek ve halkın adalete en hızlı bir şekilde, en kolay bir şekilde erişmesini sağlayacak ve en ucuz şekilde adalet hizmetlerinin olmasını sağlayacak reforma ihtiyaç vardır. İnsanlara adalet kapısında sabahtan akşama kadar adliye binalarında dava peşinde koşturmuş olmalarından dolayı bıkkınlık gelmiştir. Dolayısıyla, Adalet Bakanlığının öncelikle bunları çözmesi gerekmektedir. Saat altıda, bakkal dükkânı bile açılmadan Adalet Bakanlığının açılarak hâkim ve savcılarla ilgili web sitesine açıklama yapması, Adalet Bakanının görevleri arasında değildir.

Sözlerimi şöyle tamamlamak istiyorum: Bugün adında adalet olan adaletsizliğin, hukuksuzluğun, keyfîliğin yönetildiği, yönlendirildiği bir bakanlık hâline gelmiştir Adalet Bakanlığı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)Bundan bir an önce vazgeçilmelidir çünkü bu tip davranışlar bunu yapanlara da fayda sağlamamıştır tarihsel hayata baktığımızda.

Adalet Bakanlığı bütçesinin başta yargı camiası olmak üzere tüm milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

82 konuşma daha · 19 Aralık 2010

82 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook