İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 48. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 48. Birleşim · 5. yasama yılı · 6 Ocak 2011 · 491 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 6 Ocak 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: RADYO VE TELEVİZYONLARIN KURULUŞ VE YAYIN HİZMETLERİ HAKKINDA KANUN TASARISI İLE BAYINDIRLIK, İMAR, ULAŞTIRMA VE TURİZM, AVRUPA BİRLİĞİ UYUM KOMİSYONU RAPORU HK. (568)); konuşma 491 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Radyo ve televizyonların kuruluş ve yayın hizmetleri hakkında kanun tasarısı ile bayındırlık, imar, ulaştırma ve turizm, avrupa birliği uyum komisyonu raporu hk. (568)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2011-01-06-radyo-ve-televizyonlarin-kurulus-ve-yayin-hizmetleri-hakkinda-kanun-ta (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanun tasarısı üzerine verdiğimiz önerge üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi adına görüşlerimi belirtmek üzere söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

RTÜK, yani Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Anayasa’da belirlenen, tanımlanan tarafsız olması gereken bir denetim organıdır. Asli görevi ülkedeki radyo ve televizyonların yayınlarının uygar bir denetim ilkelerine uygun yapılıp yapılmadığını denetlemektedir. Burada denetim yaparken RTÜK’ün yapması gereken iktidar partisinin çıkarlarının gözetilip gözetilmediğini, o çıkarlarının icaplarının yerine getirilip getirilmediğini denetlemek değil, toplumun, halkın yararlarının korunup korunmadığı, halkın doğru bilgi edinme hakkının ihlal edilip edilmediğinin denetlenmesidir. Bunu yaparken de şeffaf olmalıdır. Eskiden bütün yayın televizyonları bakıldığı zaman bunların içerisinde en güvenilir yayın kuruluşu olarak TRT’nin televizyonları akla gelirdi. Halk arasında o televizyon bu televizyon seyredilirdi, ama haberlerde ve topluma ilişkin bilgilerde en tarafsız ve güvenilir yayın organının TRT olduğu kabul edilirdi ama günümüzde TRT, siyasi iktidarın, AKP’nin yandaşı militanların doldurulduğu ve onların maaşa bağlandığı bir kurum hâline geldi ve toplumda da güvenilirliğini yitirdi. Yani bugün iktidarda AKP vardır, yarın bir başka parti olur ama bu ülkede halkın doğru bilgi edinme hakkının sigortası olacak devletin kurumları olmalıdır. Zira, bu kurumlar sadece AKP’lilerin verdiği vergilerle değil, herkesin, hangi siyasi düşünceden olursa olsun herkesin verdiği vergilerle finanse edilen kurumlardır.

Değerli milletvekilleri, bugün televizyonlara baktığımız zaman, televizyonların halkın doğru bilgi edinme hakkına saygı göstermediklerini görüyoruz ve bir kirlilik almış başını gitmiş. Bütün televizyonlarda kirlilik egemen olmuş ve bilgi kirliliği, reklam kirliliği, baskı, şiddet, silah ve terörü öne çıkartan yayınlar hâkim olmuş. Hangi televizyon kanalına bakarsak bakalım, toplum yanlış yönlendirilmekte ve toplumu kendi ilkeleri doğrultusunda yönlendirebilmek adına gerçekten yanlış yayınlar yapılmaktadır.

Televizyonlar âdeta mahkeme ve evlendirme daireleri hâline gelmiştir. Yani bir bakıyorsunuz, televizyonda Müge Anlı bir program yapıyor, sanki mahkeme kurmuş, kesip biçiyorlar, oraya oturtturmuşlar iki tane vatandaş, herkesi kesip biçiyorlar yani bir olay hakkında önceden karar veriyorlar. E çok güzel yani yargının yerine geçiyorlar. Bunu denetlemiyor RTÜK gördüğüm kadarıyla.

Yine, evlendirme dairesi hâline geldi televizyonlar. Esra Erol Hanımefendi bir evlendirme programı yapıyor, Zuhal Topal Hanımefendi bir evlendirme programı yapıyor ve bunların süreleri alabildiğine uzun yani üç dört saat bir program. Yani düşünebiliyor musunuz, toplum bu kadar uyutuluyor ve bilgi kirliliği bombardımanı altında tutuluyor ama RTÜK’ten hiçbir ve seda yok.

Değerli milletvekilleri, basın ve yayın özgürlüğü, toplumu zehirlemek için kullanılan bir özgürlük değildir; basın ve yayın özgürlüğü, gerçekten toplumun bilinçlendirilmesi ve toplumun çağdaş hukuk kurallarının bilincine erişilmesi için yapılması gereken bir özgürlüktür. Burada baktığımız zaman, yine dizilerde baskıyı, şiddeti, savaşı, silahları öne çıkartan yayınlar var yani ben bu yaşta artık bıktım, televizyonlarda içimi karartan görüntüler seyretmekten ben bıktım değerli milletvekilleri, sanıyorum, halk da bundan bıktı. Bu televizyonlarda halkın sorunları gündeme gelmiyor, aç insanların sorunları gündeme gelmiyor. Mesela, gerçekten bugünlerde yaşadığımız bir sorun var, onu görüyorum. Şimdi, çıktım, televizyonda haberleri izledim. İnsanlar tahliye ediliyor. Sanki bu insanlar beraat edilmiş gibi sunuluyor topluma yani toplumda infial uyandırılıyor. Toplumun hassas duyguları daha da istismar ediliyor ve bunlar gerçekten istismar ediliyor. Yani o televizyon haberlerine bakan insanlar bu...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

56 konuşma daha · 6 Ocak 2011

56 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook