İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 63. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)

Ali Rıza Öztürk

Mersin Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 63. Birleşim · 5. yasama yılı · 10 Şubat 2011 · 546 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Rıza Öztürk (CHP), 10 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU VE DİĞER BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN (S.S.:606)); konuşma 546 kelime.

Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Bazı alacakların yeniden yapılandırılması ile sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ve diğer bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun (s.s.:606)”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 10 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2011-02-10-bazi-alacaklarin-yeniden-yapilandirilmasi-ile-sosyal-sigortalar-ve-gen (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bazı alacakların yapılandırılmasına ilişkin ve yetmiş beş tane kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin çorba kanun tasarısı üzerine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bu, yetmiş beş tane kanunda değişiklik yapıyor, yetmiş beş tane kanunda birbirinden ilgisiz konuları düzenleyen bir kanun, hepsi ve bu kanunların hepsinden alıntılar yapılarak düzenleme yapılıyor ve “torba kanun tasarısı” adı altında Türkiye Büyük Millet Meclisine getiriliyor. Bu, Meclis İç Tüzüğü’nün tanıdığı torba yasa yapma hakkının kötüye kullanılmasının somut örneğidir. Mesela Türk Ticaret Kanunu veya Borçlar Kanunu veya Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun temel kanun olarak görüşülmesi doğrudur, aynı konuda bir düzenleme yapıyor ama burada yetmiş beş tane kanunda değişiklik yapıyor.

Şimdi, bu kanunda hakları ihlal edilen insanlar bu kanuna karşı demokratik muhalefet etme haklarını ortaya koyuyorlar, demokratik protesto etme haklarını ortaya koyuyorlar. Türkiye'nin dört bir yanında bu insanlara, polis copu, biber gazı ve tazyikli suyla saldırılıyor, susturuluyor, baskı uygulanıyor, şiddet uygulanıyor. Seçim bölgem Mersin’de de bu torba yasada haklarının ihlal edildiğini düşünen meslek grupları, demokratik sendikalar ve demokratik kitle örgütleri protesto haklarını kullanıyorlar ama polis, bütün diğer yerlerde olduğu gibi, şiddetle, baskıyla, copla, biber gazıyla onları susturuyor.

Değerli milletvekilleri, bu kadar büyük, yetmiş beş tane kanunda değişiklik yapan tasarıda benim halkımın sorunlarının çözümü yok. Örneğin, Silifke’deki limon üreticilerinin sorununun çözümü yok burada. Silifke’de Antalya yolu üzerinde bir kahvehane vardır, “Limoncular Kahvahanesi”dir adı, limon üreticilerinin hepsi o kahvehanede toplanırlar. Şimdi o kahvehanede limon üreticileri kara kara düşünüyor. Ya koskocaman şu kitabın içerisine şu limon üreticilerinin sorunlarını niye yerleştirmediniz, almadı mı yani bu kitap?

Şimdi, bakın AKP İktidarı iş başına gelmeden önce limona verilen destek ton başına 100 dolar civarında; 2001 yılında, 2002 yılı başında. AKP iktidara gelince, 2001’de 90 dolar ve giderek düşüyor; 2006’da, 2007’de 45 dolara kadar düşüyor bu destek limonun tonunda. Şimdi de yüzde 14 teşvik veriliyor, destek veriliyor 1 tonda, o da satılabilinirse. Yani ihracatçı FOB satış fiyatı üzerinden veriyor. Şimdi Silifke’de, Mersin’de, Erdemli’de, Anamur’da, Tömük’te eğer vatandaş limonunu satabilirse, 10 kuruşa satabilirse, alıcı bulabilirse 10 kuruşa satacak. Alan yok, soran yok. Limon dalda kalmış. Bir de vatandaş, şimdi o limonunu daldan temizletmek için, bakım yapmak için masraf yapacak.

Tarım Bakanı da burada. Bu limoncuların sorununu bu kitaba sığdıramadınız mı Sayın Bakan?

Yani 50 kilogramlık bir çuval sülfat gübresinin fiyatı daha önce 22 lira, şimdi 35 lira. 3 ton limon satacak limon üreticisi, onu da satabilirse, alıcısını bulursa 3 ton limon satacak 50 kilogramlık bir çuval gübre ancak alabilecek değerli arkadaşlarım.

Şimdi, esnaf siftah etmeden dükkân kapatıyor; çiftçi tarlasını ekemez hâle gelmiş, ektiğini biçemez hâle gelmiş, biçse bile biçtiklerini satamaz hâle gelmiş. İktidarın bunlarla ilgilendiği yok, Tarım bakanının bunlara baktığı yok. Bir afet olur, dolu yağar, Bozyazı’da, Anamur’da daha geçen gün dolu yağdı, insanlar perişan oldu, seralar yıkıldı; “Canım, sigorta yaptırsaydı.” anlayışıyla onlar kendi kaderlerine terk edildi.

Çiftçi kendi kaderine terk edilecekse Tarım Bakanının görevi nedir acaba, Tarım Bakanı ne işlerle meşgul olur? Tarım Bakanının görevi, bu ülkede çiftçiyi desteklemek değil midir, onu korumak değil midir? Çiftçinin zarar görmemesi için gerekli önlemleri almak değil midir değerli arkadaşlarım? Yani gerçekten çiftçinin sorunları bu İktidar döneminde hep göz ardı edilmiştir. Tarım Bakanı, diğer bakanlar gibi, üstüne vazife olmayan işlerle ilgilenmiştir. Bir gidin Silifke’ye, bir gidin Erdemli’ye, bir gidin Anamur’a, Mersin’e gidin de limon üreticisinin hâlini görün Sayın Bakan.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

94 konuşma daha · 10 Şubat 2011

94 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook