Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 80. Birleşim · 5. yasama yılı · 22 Mart 2011 · 475 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Öztürk (CHP), 22 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USÜLLERİ HAKKINDA (S.S.696)); konuşma 475 kelime.
Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Anayasa mahkemesinin kuruluşu ve yargılama usülleri hakkında (s.s.696)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 22 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-23-2011-03-22-anayasa-mahkemesinin-kurulusu-ve-yargilama-usulleri-hakkinda-s-s-696 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ve yargılama yöntemleri hakkındaki kanun tasarısının 6’ncı maddesinde verdiğimiz önerge üzerinde söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, verdiğimiz önergeyle 6’ncı maddenin (2)[okunamadı]’nci fıkrasında “Mahkeme üyeliğine seçilebilmek için” ibaresinden sonra “kırkbeş yaşını doldurmuş olmak ve” ibaresinin eklenmesini istiyoruz. Yine (b) fıkrasında “görev yapıyor olmak” ibaresinin “görev yapmış” olarak değiştirilmesini istiyoruz. (c) fıkrasında da “kırkbeş yaşını doldurmuş” ibaresinin kaldırılmasını istiyoruz.
Bunu neden istiyoruz değerli milletvekilleri? Şimdi, Cumhurbaşkanının Anayasa Mahkemesi üyesi olarak seçeceği raportörün hâlen görev yapıyor olma şartı Anayasa’nın 146’ncı maddesinde yer almamaktadır. Kanunla sadece raportörler için bu koşulun aranıp Cumhurbaşkanının aynı yöntemle doğrudan kendisinin seçtiği üst kademe yöneticileri, birinci sınıf hâkim ve savcılar için bu koşulun aranmaması haklı hiçbir nedene dayanmamaktadır. Eğer Anayasa Komisyonu Başkanı bu laflarımızı dinlerse, demin itiraz ediyordu “okumuyorlar” diye, okumadığı gibi bir de dinlemiyor Anayasa Komisyonu Başkanı! Bu nedenle, Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır. Anayasa 146’nın üçüncü fıkrasının son cümlesinde “…en az beş yıl raportörlük yapmış Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından seçer.” denilmektedir. Maddenin (c) bendinde, hâkimlik mesleğine alınmaya engel bir hâlinin bulunmaması koşulu Anayasa’da öngörülen bir koşul değildir Sayın Komisyon Başkanı. Bu koşulun aranması hâlinde 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 8’inci maddesi gereği hâkimlik mesleğine alınmak için aranan hukuk fakültelerinden mezun olmak koşulunu taşımayan üst kademe yöneticileri için Anayasa Mahkemesi üyesi seçilebilme olanağı ortadan kalkacaktır. Bu durum, Anayasa’nın gerek sözüne gerekse amacına açıkça aykırıdır. Nitekim, Anayasa’nın 146/5 maddesi üst kademe yöneticileri için yalnızca yükseköğrenim görmüş olma şartını aramaktadır. Anayasa 146/5 diyor ki Sayın Komisyon Başkanı: “…üst kademe yöneticilerinin yükseköğrenim görmüş ve en az yirmi yıl kamu hizmetinde fiilen çalışmış…” parantez kapatıyoruz. Maddenin 6/2 fıkrasında yine, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay başkan ve üyeleri ile raportörler için kırk beş yaş koşulunun aranmaması, buna karşılık, öğretim üyeleri, avukatlar, üst kademe yöneticileri ve birinci sınıf hâkim ve savcılar için bu koşulun aranması, Anayasa’nın 146’ncı maddesine aykırıdır. Zira, tasarıda bir yandan Cumhurbaşkanının doğrudan seçtiği üyeler kategorisinde yer alan raportörler kırk beş yaş koşulunun kapsamı dışında bırakılırken diğer yandan kurumlarca gösterilen adaylar arasından seçilecek üyeler kategorisinde yer alan öğretim üyeleri bakımından bu koşulun aranmamasının hiçbir haklı, makul, kabul edilebilir gerekçesi bulunmamaktadır. Tasarıdaki düzenleme, bu hâliyle, Anayasa’nın 146’ncı maddesinin sistematik bütünlüğünden çıkan anlamına tamamen aykırıdır. Kırk beş yaş koşulunun seçilecek tüm adaylar için aranması gerekir. Aksi takdirde, Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçtiği Baro Başkanı avukatların kırk beş yaşını doldurması aranmayacak olmasına karşın Cumhurbaşkanınca seçilecek avukatlar, kırk beş yaşını doldurmaları kaydıyla Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilebileceklerdir. Maddenin anlamı belirlenirken sadece Anayasa koyucunun öznel iradesi dikkate alınmamalı, Anayasa’nın sistematik bütünlüğü de göz önünde bulundurulur.
Bu konuda son olarak 2010 Anayasa değişiklikleri sonrasında yapılan seçimlerde Sayıştayın gösterdiği adaylar arasından seçilen kişinin -Hicabi Dursun- seçildiği zaman kırk beş yaşını doldurmamış olması nedeniyle Sayıştayda yapılan aday belirleme seçiminin Danıştay önünde haklı olarak dava konusu yapıldığı hatırlanmalıdır diyorum.
Önergemizin desteklenmesini bekliyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
86 konuşma daha · 22 Mart 2011