Temel hak ve hürriyetlerin geliştirilmesi amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve teklifleri
Mersin Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 71. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Mart 2014 · 471 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Rıza Öztürk (CHP), 1 Mart 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TEMEL HAK VE HÜRRİYETLERİN GELİŞTİRİLMESİ AMACIYLA ÇEŞİTLİ KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI VE TEKLİFLERİ); konuşma 471 kelime.
Ali Rıza Öztürk (CHP, Mersin). “Temel hak ve hürriyetlerin geliştirilmesi amacıyla çeşitli kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı ve teklifleri”. TBMM Genel Kurulu, 71. Birleşim tutanağı, 1 Mart 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-riza-ozturk-24-2014-03-01-temel-hak-ve-hurriyetlerin-gelistirilmesi-amaciyla-cesitli-kanunlarda-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=30321
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ALİ RIZA ÖZTÜRK (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yasa koyucunun demokratikleşmesi, demokrasinin de serüvenidir. Ancak, bugünkü görüştüğümüz bu kanun ve bundan önce çıkardığımız HSYK ve özel yetkili mahkemelerle ilgili kanun ve bundan önceki paketler, maalesef, yasa koyucunun demokratikleşmesinin göstergelerini değil; tam aksine, bir adamın, tek adamın, her şeye kadir tek adamın uygulamalarını, politikalarını ve onun otoriter yönünü bize göstermektedir.
Adalet ve Kalkınma Partisi hem 23’üncü Dönem hem bu dönem çıkardığı tüm kanunları, demokratikleşme adı altında ya da reform adı altında topluma sunmuştur. Aslında, çıkarılan kanunların demokratikleşme adı altında topluma sunulmuş olması dahi, Türkiye'nin demokratikleşemediğinin, Türkiye’de demokrasinin olmadığının somut göstergesidir. Siz İngiltere’de, Fransa’da ya da Avrupa’nın diğer bir ülkesinde, İsviçre’de parlamentonun çıkardığı kanunları, demokratikleşme kanunlarıdır diye topluma sunduklarını gördünüz mü?
2002 yılından bu yana geçen sürede, Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarı Türkiye’yi demokratikleştirememiştir, devleti demokratikleştirememiştir. Çünkü her çıkardığı kanun Türkiye Cumhuriyeti devletinin demokratikleşmesi yerine otoriter bir gidişe işaret etmiştir, kuvvetler ayrılığını sağlamlaştıracağı yerde kuvvetler birliğini gerçekleştirmiştir. Demokratikleşebilmek için önce demokrasiyi savunmak gerekiyor. Demokrasinin özü hukuk devletidir. Hukuk devleti de kuvvetler ayrılığı ilkesi üzerine oturmuştur. Siz bir ülkede kuvvetler ayrılığını yok edecek kanunlar çıkartırsanız, siz ülkede Parlamentodaki çoğunluğunuz eliyle, yasama organının eliyle gerçekten yargıyı yürütmeye teslim ederseniz, o ülkede kuvvetler ayrılığını ortadan kaldırırsanız hukuk devletini ortadan kaldırmışsınız demektir. Hukuk devletini de ortadan kaldırırsanız demokrasiyi ortadan kaldırıyorsunuz demektir. Hukuk devletinin olmadığı bir ülkede demokratikleşmeden bahsedilemez çünkü demokrasi yok demektir.
Değerli milletvekilleri, bugün özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını, “demokratikleşme” adı altında, tabii ki önemsiyoruz. Buraya gelen AKP sözcüsü arkadaşımız özel yetkili mahkemelerin kaldırılmasını bir iftihar vesilesi olarak sundu. İsterdim ki muhalefete bu konuda teşekkür etsin. 23’üncü Dönemden beri o özel yetkili mahkemelerin kaldırılması için mücadele veren bir arkadaşınızım ben. Kanun teklifleri verdik, komisyonda reddettiniz, Türkiye Büyük Millet Meclisinde reddettiniz. Daha üçüncü yargı paketi çıkarken siz 74’üncü maddede önerge vererek özel yetkili mahkemelere tanınan özel soruşturma ve kovuşturma yetkilerini Terörle Mücadele Kanunu’nun 10’uncu maddesine taşıdınız. Daha o kanunun görüşülmesi sırasında 104’üncü maddede Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak verdiğimiz önergede Terörle Mücadele Kanunu’nun 10’uncu maddesinin kaldırılmasını talep ettik ve bundan önceki özel yetkili mahkemelerin görüşülmesi sırasında hukuk devletinde olmaması gereken bu mahkemeler mademki kaldırıldı, o zaman bu mahkemelerin verdiği kararlar da hukuk devletinde olması gereken kararlar değildir. Başbakan da yeniden yargılamaya sıcak baktığını açıkladığına göre ve bu mahkemelerin hukuk devletinde olmaması gerektiği nedenle kaldırıldığına göre, bu mahkemelerce verilen kararların yeniden gözden geçirilmesi, yapılan yargılamaların yeniden yapılması gerektiğini söyledik. Yani, bugün, bu yeniden yargılama müessesesi işletilmediği takdirde, Terörle Mücadele Kanunu bu ülkede kaldırılmadığı müddetçe, Siyasi Partiler Yasası’ndaki baraj aşağı indirilmediği müddetçe, siyasi partilere tanınan yardımdaki eşitsizlik devam ettiği müddetçe, Ceza Kanunu’nun 220’nci maddesinin (5)[okunamadı]’inci fıkrasından ibaret hükümler kaldırılmadıkça, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası demokratikleştirileceği yerde daha da faşist bir yasa hâline getirildiği müddetçe siz adına…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
ALİ RIZA ÖZTÜRK (Devamla)…ister Ali deyin ister Veli deyin, demokratikleşme yapamazsınız.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
129 konuşma daha · 1 Mart 2014