İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 120. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.93)

Ali Uzunırmak

Aydın Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 120. Birleşim · 2. yasama yılı · 19 Haziran 2008 · 467 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Uzunırmak (MHP), 19 Haziran 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.93)); konuşma 467 kelime.

Ali Uzunırmak (MHP, Aydın). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanununda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.93)”. TBMM Genel Kurulu, 120. Birleşim tutanağı, 19 Haziran 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-uzunirmak-23-2008-06-19-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanununda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ALİ UZUNIRMAK (Aydın)Söz istiyorum Sayın Başkanım.

BAŞKANBuyurun Sayın Uzunırmak. (MHP sıralarından alkışlar)

ALİ UZUNIRMAK (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 93 sıra sayılı Tasarı’nın yürürlük maddesinde söz aldım. Hepinizi en derin saygılarımla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, her şeyden önce bugüne kadar fedakârlık yapmış, hizmetler yapmış bütün hayırseverlerden özür dileyerek sözlerime başlamak istiyorum. Neden dolayı özür diliyorum? Kıymetli milletvekilleri, burada tartışırken maalesef esası şekil, şekli metot, metodu esasla karıştıra karıştıra birçok insanı hiç ama hiç layık olmadıkları şekilde isimleriyle üzüntü yaratan -fedakârlıklarına rağmen- bir duruma getirdik.

Değerli arkadaşlar, keşke bu işler oldubittiye getirilmese, usulüne, metoduna, esasına, şekline uygun yapılsa da Milliyetçi Hareket Partisi ve şahsım olarak Ağrı’mıza veya ülkemizin herhangi bir noktasındaki ilimize, ilçemize, beldemize, köyümüze yapılan bütün yatırımları -devlet veya kişi kanalıyla- burada öve öve, takdir ede ede, yüce Meclisin iradesiyle bunları teşekkül ettirsek.

Kıymetli arkadaşlar, lafa başladığımızda, Türkiye’nin yüzde 95’inin Müslüman olduğundan söz ederek söze gireriz ve inanıyorum ki Kıymetli İbrahim Çeçen de İslam inanç çemberine dâhildir ve bu protokolü imzalayan taraflar da İslam inanç çemberine dâhildir.

Kıymetli arkadaşlar, İslam inanç çemberinde, bazı insanlar öldükten sonra amel defterleri açık kalır. Bu amel defterlerindeki hayır kısmı açık kalan insanlar, mutlaka ki daha farklı muamele gören ve sağlığında veya öldükten sonra evlatları tarafından hayırla yâd edilecek, onların adına işler yapan evlatları yetiştirmiş insanlardır. Dolayısıyla, burada böyle güzel bir hayır işi yapılırken, hele hele ki bir ilim yuvası yapılırken, bir iş adamının ismini överken bile çok değişik tartışmalar meydana getirecek bir şekilde, hatta ve hatta, devleti küçültüp kişiyi yükseltecek şekle varan birtakım davranışlarla, hayrından dolayı âdeta adamı isyan ettiren bir duruma getirdik. Bunu, yapanlar için doğru bir davranış olarak görmüyorum. İnşallah, hayırsever kardeşimiz bir çıkış yolu bulur.

Değerli arkadaşlar, burada, tabii ki insana yol gösterirken usul ve şekil olarak bunlar baştan düzgün yapılsaydı. Keşke Sayın Millî Eğitim Bakanımız -sıralarda oturuyor- İbrahim Çeçen Bey’le bu protokolü yaparken… (AK Parti sıralarından “Yerine geçti.” sesleri) Oraya mı geçti? Tamam, ben kalkarken oradaydı.

Keşke Sayın Millî Eğitim Bakanımız, İbrahim Çeçen Bey’le bu protokolü yaparken -inanıyorum ki o da inanç değerleri olan bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı- uyarsaydı, “İbrahim Bey, İslam ahlakında, İslam ahkâmında, Türk töresinde bu isimler, öldükten sonra verilir. Bunu babanızın adına, dedenizin adına, ailenizin geçmişte millete mal olmuş daha büyük isimler varsa onların adına yapalım.” deseydi ve hiç bu tartışmaları yapmasaydık.

Şimdi Sayın Bakanımıza bir şey teklif ediyorum: Eğer mümkünse kanunu geri çeksin, Sayın İbrahim Çeçen’le tekrar otursun ve desin ki: “İbrahim Bey, biz bu işi yapabiliriz, ama ahkâm, eğer inanç değer sistemimizde böyle bir şey olursa bu daha mümkün olur mu?” diye kendileriyle bir daha görüşsün ve…

CEMAL KAYA (Ağrı)Hemen öldürelim, ismini verelim o zaman!

ALİ UZUNIRMAK (Devamla)Kıymetli Cemal, sen o işleri bilirsin. Sen öldür o zaman; yani “Öldürelim, verelim.” diyorsan, sen öldür! O işlerle herhâlde ilgilisin. Ayıp bir şey! Böyle laf atmayın burada.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

62 konuşma daha · 19 Haziran 2008

62 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook