Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)
Aydın Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 49. Birleşim · 4. yasama yılı · 19 Ocak 2010 · 567 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Ali Uzunırmak (MHP), 19 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 418)); konuşma 567 kelime.
Ali Uzunırmak (MHP, Aydın). “Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)”. TBMM Genel Kurulu, 49. Birleşim tutanağı, 19 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-uzunirmak-23-2010-01-19-universite-ve-saglik-personelinin-tam-gun-calismasina-ve-bazi-kanunlar (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
ALİ UZUNIRMAK (Aydın)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Üniversite ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı hakkında, 9’uncu maddede önerge verdik, bu önergenin üzerinde söz aldım. Hepinize en derin saygılarımı sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, biz de otuz beş saat çalışmanın yirmi beş saate indirilmesini istiyoruz. Çünkü iyonlaştırıcı radyasyonla teşhis ve tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler, insan sağlığı açısından bunları kaldırabilecek zamana dayalı değildir. Tabii ki buradan, Hükûmet bunu artırıyor, bu mantık içerisinde ben çok daha önemli bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Sayın Sağlık Bakanımızın da burada olması, gündemde olması iyi oldu. Tam gün yasasını aslında ben birçok yönden desteklemiyorum ama bugün Tekel işçilerinin Sıhhiye’deki, Türk-İş önündeki eylem yerlerine gittim, tam gün yasası gerekli. Çünkü neden? Orada, o vatandaşlarımız, çok çeşitli iftiralara, haksızlıklara maruz kaldıktan sonra bir eyleme başlamışlar ve bu, açlık grevine doğru bir yönde cereyan etmekte. Açlık grevine başladıklarında inanıyorum ki artık tam gün çalışması gerekecek doktorlarımızın. Çünkü 12 bin civarındaki vatandaşımız eğer bu muameleye maruz kalmaya devam ettirilirse bunun sonu gelmeyecektir.
Değerli milletvekilleri, cumhuriyet hükûmetlerinin meşruiyet kaynağı ve güç kaynağı en birincil olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin çoğunluğudur. Dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinin de çoğunluk grubu olan AKP milletvekillerimize seslenmek istiyorum.
Değerli milletvekili arkadaşlarım, bu insanlar bizim vatandaşlarımızdır, sendikalar bu ülkenin kurumlarıdır, Hükûmet bu ülkenin hükûmetidir. Dolayısıyla problemlerin çözüm kaynağı Hükûmet ise, meşruiyet kaynağı AKP’nin grup çoğunluğudur, siz saygıdeğer milletvekillerinin iradesidir kıymetli arkadaşlar. İşte buradan hareketle, biz, eğer bu vatandaşlarımızın uğradıkları haksızlıkları görmezsek Tekel işçilerinin… Bakın, onlar nelere maruz kalıyorlar. Sayın Başbakan diyor ki: “Yetim hakkı yedirmem.” Onlar yetim hakkı yemediler değerli milletvekilleri. Sayın Başbakan diyor ki: “Bunlar yatıp kazanmak istiyorlar.” Yatıp kazanmak istemiyorlar. Onlar özlük haklarıyla birlikte devletin başka kurumlarına geçmek istiyorlar. Bunlar özelleştirmeden falan mağdur olan insanlarımız değil. Bu insanlarımız özelleştirmeden Yaprak Tütüne geçirilmiş ve oradan da kurumları kapatılıyor şimdi. Dolayısıyla bu sorunu anlamamak, hatta milletvekili arkadaşlarımızın, bir başkalarının, sokaktaki vatandaşımızın kafasını karıştıracak şekilde bunları itham edici açıklamalarda bulunması… Geçenlerde bir arkadaşınız dedi ki: “Bunların 3 bin küsur maaş alanları var.” Ben bugün gittiğimde Sayın Genel Başkanla, işçilerimizle görüştüm. Çeşitli maaş bordrolarını aldım ellerinden.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Giydirilmiş ücret, giydirilmiş.
ALİ UZUNIRMAK (Devamla)Giydirilmiş giydirilmemiş, o çok önemli değil.
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Onu iyi anlamak lazım, çok iyi anlamak lazım.
ALİ UZUNIRMAK (Devamla)Bunu kahvede oturan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı anlamaz. O vatandaşımız bu açlık içerisinde…
MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Niye anlamıyor vatandaş! Çok şey anlıyor.
ALİ UZUNIRMAK (Devamla)Çiftçisi aç, işçisi aç, memuru aç, emeklisi aç. O diyor ki: “Tekel işçisi 3 bin lira alıyormuş.” Giydirilmişini bilmez.
İşte maaş bordroları burada. Maaş bordrolarında, Hayal Dilan, aldığı maaş 1.062 lira; Mustafa Taşkıran, 1.036 lira; Süleyman Gönden, 1060 lira; yirmi üç yıllık işçi Süleyman Pusat, aldığı 1.380 lira; Mehmet Parlak’ın aldığı 1.669 lira. Saati sekiz-sekiz ücretlendirilmiş olan bir işçinin, yirmi üç yıllık işçinin aldığı maaş bu değerli arkadaşlar. Ben, zaten konuşmamın sonunda, doğru bilgilenmesi için Sayın Bakanımıza teslim edeceğim bu bordroları. Bir hükûmetin, vatandaşını iftira edercesine suçlaması çok yanlış bir davranıştır değerli milletvekilleri.
Dolayısıyla, biz onların hâlini gördük. Oradaki eylemin tek yönlü bir yolda ve sağlığa ve cana mal olacak bir yöne doğru gittiğini gördüm değerli milletvekilleri. Dolayısıyla, bu insanlarla ilgili olarak, ne kadar mümkün ve çabuk olursa, bir diyalog aranmalı. İktidar milletvekillerimiz de aramalılar bu diyaloğu. Hükûmeti bu diyaloğa zorlamalılar iktidar milletvekili arkadaşlarımız.
Orada tehlikeli bir gidiş var. Tehlikeli gidiş ne? Orada bazı militanlar yayılmış aralara, Hükûmete değil…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
34 konuşma daha · 19 Ocak 2010