İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 34. BİRLEŞİM · SALI

2014 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile 2012 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı nedeniyle

Ali Uzunırmak

Aydın Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 34. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Aralık 2013 · 838 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Ali Uzunırmak (MHP), 17 Aralık 2013 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2014 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNU TASARISI İLE 2012 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUNU TASARISI NEDENİYLE); konuşma 838 kelime.

Ali Uzunırmak (MHP, Aydın). “2014 yılı merkezi yönetim bütçe kanunu tasarısı ile 2012 yılı merkezi yönetim kesin hesap kanunu tasarısı nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 17 Aralık 2013. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ali-uzunirmak-24-2013-12-17-2014-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-tasarisi-ile-2012-yili-merkezi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=27891

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ ADINA ALİ UZUNIRMAK (Aydın)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz aldım. Hepinize en derin saygılarımı sunuyorum.

Değerli milletvekilleri, bütçe, Türkiye Büyük Millet Meclisinin yıllık görüştüğü kanunlar içerisinde en önemli olan kanun tasarısıdır çünkü bir yönüyle beytülmaldir. Eğer iktidar partisi kendisini “muhafazakâr demokrat” olarak tanımlıyorsa en öncelikle, bu söylediğimiz “beytülmal” teriminin idrakinde olması gerekir. Peki, buradan hareketle, bugün sorduğumuzda, acaba, beytülmal şuuru, bilinci içerisinde Türkiye’nin kaynakları harcanıyor mu ve acaba, beytülmal bilinci içerisinde bu kaynaklar yönlendiriliyor mu? Bu soruya “Evet, doğru, bu şekilde yapılıyor.” diye cevap bulabilmemiz, yapılan uygulamaları ve gelinen noktayı doğru değerlendirdiğimizde mümkün değil.

Değerli milletvekilleri, burada, her şeyden önce, üzerinde konuştuğumuz bütçe, Gençlik ve Spor Bakanlığının bütçesi. Dolayısıyla, buradan ben “Ülkemizin geleceği biziz, gelecek bizim.” şuuru içerisinde ülkesine ve geleceğine sahip çıkan, şuurlu, akıllı, bilinçli gençlerimizin hepsine en derin saygılarımı sunuyorum, onlar önünde ihtiramla eğiliyorum çünkü onlar bizim istikbalimiz, onlar bizim göklerde dalgalanan bayrağımızın teminatlarıdır, gelecek onlardır, geleceğimiz onlardır. Öyleyse, onlara yapılacak olan yatırım, onlara yapılacak olan harcama, en düzenli, en helalinden ve en hak edilmiş şekilde olmalıdır. Sporcularımıza gelince onlar da emekleriyle, alın terleriyle, bütün enerjileriyle ülkemizi ulusal ve uluslararası alanda temsil eden ve bizleri yeri geldiğinde İstiklal Marşı’mızla, bayrağımızın göndere çekilmesiyle onurlandıran kardeşlerimizdir; onlara da selam ve saygılarımı sunuyorum.

Konuşmamın hemen başında söylediğim beytülmal açıklamasından hareketle, iktidarın yürütme organında görev yapan değerli arkadaşlarıma ben sormak istiyorum: Acaba, Gençlik ve Spor Bakanlığı bütçesinde direkt ve dolaylı harcanan ve denetiminde olması gereken bütün kaynaklar bu şuur içerisinde harcanıyor mu? Acaba “muhafazakâr demokrat” dediğimiz, kendisini öyle niteleyen bir iktidarın yürütme organındakiler, Hazreti Ömer’in kendi işini görürken ayrı, devletin işini görürken ayrı mumları yaktığının bugünkü uygulamasının içinde olduklarını söyleyebilecekler mi? Ben, gönül rahatlığıyla bunun hesabını veremeyeceklerinden eminim. Çünkü, bizim burada söylediğimiz birçok şey, basında dile gelen, sektörün içerisinde olan insanların, muhataplarının, aktörlerinin gazetelere, medya organlarına yansıyan bilgiler, belgeler, bulgular Bakanlığın hercümerç içerisinde ve tarumar olduğunun işaretlerini vermektedir.

Değerli milletvekilleri, Bakanlık doğru yönetilmemektedir, beytülmal doğru organize edilip doğru harcanmamaktadır, har vurup harman savrulmaktadır. Âdeta, çok ödül vermek, Bakanlığın bir noktada kendi icraatlarının susturulması veya partidaş edinmek için, sempati toplamak için kaynaklar israf edilmektedir.

Değerli arkadaşlar, bir spor vizyonu, bir spor misyonu ortaya konulamamıştır. AKP iktidara geldiğinde, 2002 yılından 2014 yılına, on bir buçuk yıldır geçen zaman içerisinde, ortalama 10 yaşında olan bir çocuğun, bugün, olimpik sporcu olabilecek yaşa erişmiş olması gerekir. 21-22 yaşları, 20’li yaşlar bir sporcu için en verimli olunacak çağlardır, yaşlardır. Öyleyse, eğer, bugünkü iktidarın gerçekten doğru bir spor vizyonu ve politikası olmuş olsaydı, bugün Türkiye’nin birçok olimpik branşta, uluslararası alanda başarılarla dolu yıllar geçirmesi gerekirdi. Spor dallarına baktığımızda böyle bir başarıdan söz etmek mümkün mü? Hayır. Aksine, skandallarla anılan bir ülke konumuna gelmiştir Türkiye. Bu skandalları bölüm bölüm, zaman zaman buralardan dile getirmemize rağmen, Bakanlık yerinde ve zamanında incelemeleri ve tedbirleri başlatmamış ve almamıştır. Burada, akla başka sorular gelmektedir ve skandallar hâlen devam etmektedir.

Değerli arkadaşlar, yapıya baktığımızda, federasyonlar sözde özerktir. Federasyonlar sporun gelişmesi için en önemli kurumlardan birisidir. Peki, sözde özerk olan federasyonlar için, vicdanen rahat bir şekilde, acaba Sayın Bakan ve yetkilileri “Evet, biz federasyon seçimlerinde tarafsız kaldık.” diyerek göğsünü gere gere bunu söyleyebilecek mi? Eğer Spor Bakanlığının bürokratlarının, delegelerinin yüzde 60’ını oluşturduğu federasyonlarda “Bakanlık bürokratlarının seçim tercihlerine tesir etmedim.” diyebiliyorlarsa, “Bakanlık koridorlarında federasyon başkanları belirlenmedi.” diyebiliyorlarsa ben alınlarından öpeceğim. Peki, o zaman, eğer federasyonların seçimlerinde bu kadar müdahil olan Bakanlık, federasyonlardaki usulsüzlüklerden, yolsuzluklardan, hesapsızlıklardan ben sorumsuzum diyebilir mi? Mesuliyetsiz, hissiyatsız, gerçeklerden uzak, kaçak olmazsa sorumsuzum diyebilir.

Bakın, değerli arkadaşlar, burada zaman zaman, çeşitli federasyonlarla ilgili olarak çeşitli konuları gündeme getirdik ama burada, bizim sözlerimiz karşısında, yetkililer tarafından ve Sayın Bakan tarafından -gerek basına düşen gerekse Meclis kürsüsüne kadar taşınmış konularda- ciddi, doğru cevaplar verilerek kamuoyu ve bizler aydınlatılmadık. Hep haber spikeri gibi, yatırımlardan, tesislerden, sözde başarılardan, sporcu lisansının yüksekliğinden bahsedildi.

Geçenlerde bir milletvekili arkadaşımızın yönelttiği soru önergesine verilen çok enteresan bir cevap var: Türkiye’de 73 bin civarında lisanslı kadın güreşçi olduğu söylenmiş. Ben soru önergesini yazılı olarak görmedim ama hayretler içerisinde dinledim arkadaşımızdan. Türkiye’deki sporcu sayısının, lisans sayısının artmış olması demek, sporda çok başarılı bir alana intikal edilmiş demek değildir değerli arkadaşlar.

Tabii ki bütün bunlar doğru değerlendirilmeli. Federasyonlardaki seçimler, federasyondaki usulsüzlükler, yolsuzluklar… Burada, Sayın Bakan çıktı, Tekvando Federasyonuyla ilgili üzerinde spekülasyonlar olan antrenörün görevden alındığını söyledi. Ama, o federasyonun sitesinde hâlen daha o antrenörün istifa ettiği ama yönetim kurulunun değerlendireceği yazılmakta. Sayın Bakan, bu federasyonlar sizlerin bürokratlarınız vasıtasıyla seçiliyor ve mahkeme kararını uygulamadığınız bir federasyon bu. Burada, Sayın Bakanın, Bakan seviyesinde birisinin Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünde verdiği bir sözün havada kalmasını ben ibretle izliyorum.

Değerli milletvekilleri, federasyonlardaki usulsüzlükler, yolsuzluklar bunlarla bitiyor mu? Hayır. Bakın, Ju Jitsu Federasyonu Başkanı Orhan Özaktı, tutuklanmış. Neden gözaltına alınıyor biliyor musunuz? Çok enteresandır, insan kaçakçılığından. Yani, federasyon sporcusu gibi evrak düzenlenip bazı “PKK militanları” diyebileceğimiz tipte insanlar sporcu gibi yurt dışına çıkartılıyor federasyon vasıtasıyla ve oralarda, ülkelerde iltica ediyorlar, Türkiye'ye dönmüyorlar. Peki, federasyonlarda…

GENÇLİK VE SPOR BAKANI SUAT KILIÇ (Samsun)Hangi federasyon?

ALİ UZUNIRMAK (Devamla)Sayın Bakanın Bakanlığından haberi yok ki bizden soruyor “Hangi federasyon?” diye.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

107 konuşma daha · 17 Aralık 2013

107 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook